|
Önce Danıştay'ın türbanlı öğretmene okul kapısını kapatan kararı...
Şimdi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden iki karar daha...
İkisi de önemli, hatta tarihi nitelikte. Mahkemenin aldığı son
kararlar, üniversiteler ve kamu kuruluşlarındaki türban kavgasına
belki son vermeyecek; ama en azından mahkemenin kapılarını kapattı.
Hem de 17 hákimin oybirliğiyle. Neden mi?
Mahkemedeki Türk yargıç Rıza Türmen'i Strasbourg'dan telefonla
aradım ve sordum:
"Hákimler neden türban yasağını özgürlüklerin kısıtlanması
diye görmedi?"
Türmen, "Leyla Şahin davası pilot davaydı" dedi. Peki
neydi Şahin davası? Leyla Şahin adlı türbanlı öğrenci, 7 yıl önce,
özgürlüklerin korunması sözleşmesinin ihlal edildiği gerekçesiyle
dava açtı.
10 Kasım 2005'te 17 hákim, oybirliğiyle "Hayır özgürlükler
kısıtlanmadı" kararını verdi. Gerekçe, Anayasa Mahkemesi'nin
laikliği korumak için aldığı kararlar. Son iki karara gelince...
İlki, 60 imam hatip lisesi öğrencisi ve 34 velinin, 2002'de öğrencilere
türban takılmasını yasaklayan kararına itirazlarıyla ilgili. Türmen,
mahkemenin reddetmesinin nedenini şöyle anlattı:
"İmam hatiplerin ayrı bir statüsü yok. Onlar da Milli Eğitim
Bakanlığı'na bağlı. Yasaklar, imam hatipler için de geçerli."
Peki hiç mi istisna yok? Türmen, "Var. Kuran kurslarında başörtüsüne
izin veriliyor" diyor.
KURTULMUŞ'U ATAN ÜNİVERSİTE
Mahkeme, türban taktığı için İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden
atılan öğretim üyesi Sevgi Kurtulmuş'un başvurusunu da reddetti.
Hangi gerekçeye dayandı? Türmen şöyle diyor:
"Şahin davasının yanı sıra bir de Almanya'ya karşı açılan
davada alınan bir karar var. Wogt davasında mahkeme, anayasal düzeni
korumak için devletin tedbir alabileceği ve devlet memurlarına bazı
sınırlamalar getirebileceği kararını aldı. Bu prensip, Sevgi Kurtulmuş
davasında da uygulandı."
AİHM'nin kapısı türbana kapandı mı? "Gelirler ama bu tür başvuruların
reddedilmesi beklenebilir" dedi Türmen. Ya "türbana özgürlük"
için bekleyen 100'e yakın başvuru ne olacak?
Türmen, "Sonucu aynı olur. Reddedilir" dedi.
Peki türbanını okulun kapısında açan ve kimliğine de türbanlı fotoğraf
kullanan anaokulu öğretmeninin durumu ne olacak? Türmen yorumdan
kaçındı. Konu hassas, yine de pilot davalarda alınan kararlar var.
Türmen'in bunlarda ısrarla vurguladığı 4 temel ilkeyi aktarıyorum:
"Türban bir dini semboldür. Anayasal düzeni korumak için devlet
sınırlama getirebilir. Türban takmayanların korunması önemlidir.
İdari makamların, laiklik ilkesini korumak için aldığı yasaklar
anlaşılır."
Bundan sonra "türban için özgürlük" sloganıyla yola çıkanların
işi kolay görünüyor mu?
Hürriyet
16.02.2006
|