| |
Halen istihdamın yüzde 34'ünün tarım sektöründe olduğunu belirten
TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, "Burada Türkiye'nin stratejileri
ne olacak? Tarım sektörü modernize oldukça, verim arttıkça, bu alandaki
işgücü diğer sektörlere geçecek. Eğer onlara iş yaratamazsak, bu
geçiş sosyal sorunlara, toplumsal patlamalara dönüşebilir"
dedi.
TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, iyi bir strateji ile Avrupalı KOBİ'lerin
ve büyük firmaların ülkemizde yatırıma çekilebilmesi halinde; "Türkiye'nin
Avrupa'nın Çin'i olabileceğini" bildirdi. Sabancı, Hürriyet'e
yaptığı açıklamada, Türkiye'nin AB perspektifinden sapmadan yoluna
devam etmesinin çok önemli olduğunu belirterek, "Tarama süreci
başladı. Başarılı gidiyor. İki başlıkta, önümüzdeki aylarda müzakereler
açılabilir. Ama, zaman su gibi akıp gidiyor. Sadece Avrupalı siyasilerle
iyi diyalog yetmiyor. Avrupa toplumlarına Türkiye'yi doğru anlatmamız
çok önemli" uyarılarında bulundu. Avrupalıların, Türkiye'de
yatırım yapmalarının bütünleşme sürecini kolaylaştıracağını, Türkiye'nin
hedeflediği "çadaş uygarlık düzeyi"ne ulaşmasına hız kazandıracağını
ifade eden Sabancı, bunun, Avrupa'daki haksız ve olumsuz Türkiye
imajının silinmesini de sağlayacağını anlattı. Sabancı, bazı Avrupa
ülkelerinde "Türkiye denilince kafalarda olumsuz imaj"
oluştuğuna dikkat çekerek, şu tespit ve önerilerde bulundu:
ULUSAL SEFERBERLİK: Halbuki, bizim bir tanıtım stratejimiz olmalı.
İş dünyasında TÜSİAD'ın yaptığı gibi, diğer kuruluşların da faaliyette
bulunması lazım. Siyasi temaslar zaten yürüyor. Bu, ulusal seferberlik
havasında toplu ve organize bir hareket olmalı. 3 Ekim sürecine
gelirken TÜSİAD'ın çok büyük katkıları oldu.
ARTIK YARINA BAKALIM: Düne bir şey yapmak mümkün değil. Bundan
sonrasına bakmak lazım. Ekonomiye, AB'ye, reformlara odaklanalım.
Yapay konular gündeme gelince, bir hafta onunla geçip gidiyor. Sonuçta
bu kısır tartışma ve çekişmelerin ülkeye ve topluma hiçbir yarar
getirmediği ortada.
ÖNCELİK KAYITDIŞI: Ekonomik alanda bu hükümetin yaptığı başarılı
ve cesur işler var. Bunların, yeni adımlarla devam etmesi gerekiyor.
Atılacak yeni adımların en başında kayıtdışı ekonomi ile mücadele
geliyor. Bu yüzden devletin uğradığı gelir kayıpları bir yana, kayıtdışı
ekonomi yerli ve yabancı yatırımcılar açısından haksız rekabet yaratıyor.
Mutlaka, zaman geçirmeden bu sorunun üstesinden gelmek zorundayız.
ÜRETİM MALİYETİ DÜŞMELİ: Türkiye üretim maliyetlerinde Avrupa ve
diğer rakip ülkelere göre dezavantajlı bir konumda. Buna da bakılması,
maliyetlerin aşağıya çekilmesi lazım. Yüzde 55 oranındaki kayıtdışı
istihdam azaltılıp kayda alınmalı. Üretim ve istihdam maliyetleri
de düşürülmeli.
TARIMIN ÖNEMİ: Teşvik edilmesi gereken diğer önemli bir sektör
tarım sektörü. Çünkü, istihdamın yüzde 34'ü burada. Katma değeri
ise yüzde 11. Burada Türkiye'nin stratejileri ne olacak? Tarım sektörü
modernize oldukça, verim arttıkça, bu alandaki işgücü diğer sektörlere
geçecek. Eğer onlara iş yaratamazsak, bu geçiş sosyal sorunlara,
toplumsal patlamalara dönüşebilir.
Teşvikte 8-10 sektöre konsantre olalım
İLLERE verilen teşvikleri de değerlendiren Sabancı, şöyye lonuştu:
"Hükümet, prensipte doğru karar alarak, 49 ilde teşvik tedbirlerini
açıkladı. Ancak bu 49 ilin dağılımına bakınca, içinde kişi başına
milli geliri 500 dolar olan da var, 1000 dolar da olan da var, 1.500
dolar olan da var. Bizce burada farklılaştırmaya gidilmesi lazım.
Örneğin; büyük ölçekli yatırımlar için yeni bir stratejiye ihtiyaç
var. Avrupa'da çeşitli ülkelerde büyük yatırımlara özel teşvikler
veriliyor. Her önüne gelen yatırıma aynı teşviki vermek gibi bir
politika olamaz. Türkiye, '8-10 sektöre konsantre olacağız. Şu şu
teşvikleri vereceğiz. Diğer sektörlere teşvik vermeyeceğiz veya
daha az teşvik vereceğiz' diyebilmeli. Bölgesel teşvikler de olmalı.
'Güneydoğu'da şu tür teşvikler, şu sektörlere, Karadeniz'de şu sektörlere'
denilmeli."
Hürriyet
27.02.2006
|