| |
TÜSİAD'ın ocak ayında yapılan ve YİK Başkanı Mustafa Koç hakkında
suç duyurusunda bulunulmasına neden olan genel kurulu üzerine işadamlarına
bilgi verme ihtiyacı duyan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Yargı,
kalkınma çabaları açısından da önemli" dedi. TÜSİAD Başkanı
Ömer Sabancı ise, "Hukuk devleti ilkesinin egemen olmasının
yolu yargı reformundan geçiyor" görüşünü tekrarladı.
ADALET Bakanı Cemil Çiçek'in istediği üzerine yapılan Türk Sanayici
ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) tarafından düzenlenen toplantıda
her iki taraf da yargı konusunda yapılan çalışmaları birbiriyle
paylaştı. Bakan Çiçek TÜSİAD genel kurulunda yapılan konuşmalar
nedeniyle böyle bir ihtiyaç duyduğunu belirtirken, yargının kalkınma
çabalarına olan etkisini de dikkat çekti. TÜSİAD'ın ocak ayında
yapılan genel kurulunda Rektör Yücel Aşkın ve yazar Orhan Pamuk'la
ilgili değerlendirmeler hükümetle gerginlik yaratırken Yüksek İstişare
Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç hakkında suç duyurusunda bulunulmasına
neden olmuştu.
EKSİKLİK GÖRÜYORUZ: Toplantının basına açık bölümünde Bakan Çiçek,
yapılan tartışmalarda bilgilendirme eksikliği gördüğünü belirterek,
"Arzu eden kuruluşlara bilgi veririz. Ama sonuçta yine herkes
istediği değerlendirmeyi yapar" dedi. Bakan Çiçek, bu toplantının
zamanında ve uygun bir zeminde yapıldığını söylerken, toplantının
Bruges Ceza Mahkemesi'nin Belçika'da işledikleri suçlardan yargılanan
terörist Fehriye Erdal ve terör örgütü DHKP-C üyesi 10 kişiye ilişkin
karar ile aynı güne gelmesi dikkatleri çekti.
YARGININ KALKINMAYA ETKİSİ: Avrupa Birliği (AB) müzakereleri hazırlık
çalışmaları sırasında yaptıkları yasal düzenlemelerle ilgili de,
daha önce TÜSİAD yöneticilerine bilgi sunulduğunu anlatan Çiçek,
konuşmasına şöyle devam etti: "Yargı konusu, yargı reformu
konusu, Türkiye'nin gündeminde olan ve belli bir süre daha gündeminde
kalacak olan konu. Bunda da fayda görüyorum. Çünkü yargı meselesi,
sadece ülkede barışın, huzurun, özgürlüklerin teminatı açısından
ibaret değil. Bunun ötesinde aynı zamanda ülkenin kalkınma çabalarına
olumlu katkı sağlaması açısından da iyi işleyen bir yargı mekanizması
en önemli teminatı oluşturuyor. Nitekim aradan geçen 3 seneyi aşkın
süre içinde pek çok yabancı yatırımcı veya yabancı heyet, Türkiye
ile ilgili yatırım kararlarını verirken, yargı ile ilgili, yargının
işleyişiyle ilgili bana müteaddit defa sorular sordular. Bu konuda
bilgi almak istediler, kararlarını verebilmek açısından. Anlaşılıyor
ki Türkiye'de yargı tahminlerin ötesinde önem arz ediyor."
YARGI REFORMU ŞART: TÜSİAD toplantıda yargı reformuyla ilgili çalışmaları
hakkında Bakan Çiçek'i bilgilendirirken Başkan Ömer Sabancı, "Yargı
sistemimizin çok uzun süredir bir reforma ihtiyaç duyduğu şüphesizdir.
Ülkemizde hukuk devleti ilkesinin egemen olmasının yolunun bu reformdan
geçtiğine inanıyoruz" dedi. Bu nedenle TÜSİAD olarak yargı
reformunu uzun süredir gündemlerinde tuttuklarını belirten Sabancı,
hızlı, adil ve istikrarlı bir yargı sistemi için gerekenler hakkında
akademisyenlerin desteğiyle çalışmalar yaptıklarını, bunları da
bakanlık ve kamuoyu ile paylaştıklarını bildirdi. En son Ocak ayında
yapılan TÜSİAD Genel Kurulu'ndaki konuşmalarında yargı reformu ile
ilgili dile getirdiklerinin, bu çalışmalardan süzülen temel noktalardan
oluştuğunu ifade eden Sabancı, "TÜSİAD olarak bilimsel temelleri
olan çalışmalarla desteklediğimiz görüş ve önerilerimizin soyut
zeminlerde kalmadığını görmek, bizleri mutlu ediyor" diye konuştu.
Bakan'a gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür eden Sabancı, verimli
bir toplantı yaptıklarını da belirtti.
103 maddenin 59'unu çıkardık
TOPLANTININ basına kapalı bölümünde 18 Kasım 2002'den bu yana gerçekleştirilen
yasal ve kurumsal düzenlemeler ile yargı reformu konusundaki çalışmaları
hakkında bilgi veren Bakan Çiçek, çıkışta AB müzakereleri ile ilgili
çalışmalara yönelik eleştirilere yanıt verdi. Çiçek, buradaki 103
maddeden 55-26'sının çıkarıldığını, AB taleplerinin bir kısmının
da tavsiye niteliği taşıdığı, "aynen uygulanacak" anlamına
gelmediğini vurguladı. Çiçek, "Böyle olursa 'iyi olur' denen
talepler. Ama benzer uygulamalar AB'nin kendi ülkelerinde de var.
Yani münakaşa edilecek, müzakere edilecek, tartışmaya açık konular.
Ama Türkiye bu yönde önemli adımlar atıyor, atmaya da devam edecek"
diye konuştu.
Dokunulmazlıklar AB standardında olmalı
GAZETECİLERİN sorularını da yanıtlayan Bakan Çiçek, dokunulmazlıklar
konusunda "Türkiye'de adına ister dokunulmazlık deyin, ister
ayrıcalık deyin, ister imtiyaz deyin, bütün bunları AB standartlarına
getirmemiz lazım. Bu siyasetçi için de geçerlidir, kamu görevlileri
için de geçerlidir" dedi. Dokunulmazlığın yargılama açısından
bir ayrıcalık teşkil ettiğini belirten Çiçek, sözlerine şöyle devam
etti: "Aynı ülkede sade vatandaş işlediğinde süratle yargılama
yapılırken, dokunulmazlığı olan kişiler olduğunda iş başka türlü
cereyan ediyor. Türkiye, bu kadar ayrıcalıklarla yargılamada gerekli
sonucu çıkaramıyor. Bunun faturası da yargıya çıkıyor." Çiçek,
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç'un Van 100. Yıl
Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanmasıyla ilgili açıklamalarının
soruşturma konusu olduğu anımsatılması üzerine de, bu konuda bir
şey bilmediğini söyledi.
Maaşımız vergilerle ödeniyor bilgi vermek bizim görevimiz
HÜKÜMET kurulduğunda TÜSİAD yöneticilerinin kendisini ziyaret ederek
görüştüklerini hatırlatan Bakan Çiçek, bu görüşmede, "Sizler
vergi veren insanlarsınız. Ben de dahil bu ülkede kamu adına görev
yapanlar sizlerin verdiği vergilerden maaşlarını almaktadır. Dolayısıyla
yaptığımız çalışmalarla ilgili bilgi vermek bizim görevimizdir.
Aynı zamanda sizin de bilgi edinme hakkınız vardır" dediğini
aktardı. Çiçek, yaptıkları çalışmalar hakkında zaman zaman TÜSİAD
yöneticilerini bilgilendirmek istediklerini belirtti.
Hürriyet
01.03.2006
|