| |
Şemdinli iddianamesi, devlet kurumları arasındaki çelişkileri de
ortaya çıkardı. Emniyet Müdür Vekili jandarmayı suçladı. Başmüfettişler,
polisin yetersizliğini vurguladı. MİT yetkilisi, olayın tahlilini
yapamadıklarını söyledi
Başmüfettişler: Polisler hatalı
Şemdinli'de 9 Kasım'da PKK hükümlüsü Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'nin
bombalanması olayını araştıran Mülkiye başmüfettişleri, KDP lideri
Mesud Barzani'nin halk üzerindeki etkisinin yanı sıra ilçede "başka
güçler"in de etkinliğinin bulunduğunu rapor etti. Yılmaz'a
yönelik istihbarat çalışması yapan jandarma ekibinin yasalara aykırı
faaliyet yürüttüğünü kaydeden müfettişler, emniyetin yetersiz kaldığını,
ilgili heyetin de ilçeyi terk ederek hata yaptığını bildirdi.
Patlamadan hemen sonra olay yerinde çekilen kamera görüntülerini
inceleyen ve tanıkların bilgisine başvuran müfettişler, jandarma
ekibine yönelik saldırının hemen başında kameralara yansıyan peşmerge
kıyafetli şüpheli kişilerin varlığını ortaya koydu. Müfettişler,
astsubaylara ait olduğu anlaşılan beyaz aracın etrafındaki bu şüpheli
kişilerin bombalama olayıyla tahrik olmuş kalabalığa talimatlar
verdiğini belirledi.
Heyet kalmalıydı
Müfettişler, olaylar sırasında inceleme yapmak amacıyla ilçede bulunan
ancak Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner tarafından "hemen
ilçeden ayrılmaları" talimatı verilen Terörle Mücadele Daire
Başkanı Selim Akyıldız başkanlığındaki heyetin ilçeyi terk etmesinin
de uygun olmadığını vurguladı. Aydıner'in, müfettişlere yaptığı
"Daha önce trafik birimlerinde görev yapan İl Emniyet Müdürü
Yaşar Ağdere yetersiz" açıklaması da raporda yer aldı. Hakkâri
İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevli personelin büyük bölümünün
mesleki bilgisinin de yetersiz olduğu belirtildi.
'Yetkiyi çözün'
Raporda ayrıca, il emniyet müdürlüğü bünyesinde Çevik Kuvvet kurulması
yönünde valilik tarafından iki kez İçişleri Bakanlığı'na başvurulmasına
rağmen birimin kurulmadığı vurgulandı. Kentteki Çevik Kuvvet birimi,
Şemdinli olaylarından sonra oluşturulmuştu.
Müfettişler, Hakkâri'deki 18 zırhlı araçtan dokuzunun çeşitli arızalar
nedeniyle kullanılamadığını saptayan müfettişler, bu durumun da
görevde aksamalara neden olduğunu ifade etti.
Sorunlar giderilmeli
Müfettişler, ilçede görev yapacak devlet görevlilerinin özel olarak
seçilmesi, bölgenin özel konumda değerlendirilmesi, polisle jandarma
arasında mevzuattan kaynaklanan sorunların kesin olarak giderilmesi
yönünde de tavsiyede bulundu. Müfettişler, iki iç güvenlik biriminin
eşit konuma getirilmesi yönünde düzenleme yapılmasını istedi. Raporda,
jandarmanın yaşadışı faaliyette bulunduğu kaydedilerek, dönemin
Hakkâri Valisi Erdoğan Gürbüz, Emniyet Müdürü Ağdere ve İl Jandarma
Komutanı Albay Erhan Kubat hakkında inceleme yapılması istenmişti.
Polis: Jandarma hatalı
Hakkâri Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Vekili Hüseyin Keskinkılıç,
iddianameye yansıyan ifadesinde, jandarmanın olaydan sonra kendilerine
geçmiş tarihli bir tutanak imzalatmaya çalıştığını söyledi.
İddianamede ifadeleri yer alan Keskinkılıç, jandarmanın 9 Kasım'daki
patlamadan sonra imzalatmak istediği evrakla astsubayların Şemdinli'de
istihbarat çalışmaları yapmalarının yasal gösterilmeye çalışıldığını
iddia etti. Keskinkılıç şunları söyledi:
"Şırnak ve Van'da patlama olmazken, bizde sürekli olması dikkat
çekiciydi. Bende 1 Eylül'deki patlamanın PKK tarafından yapıldığı
izlenimi oluşmadı. 14 Kasım'da jandarmada görevli başçavuşlar İsmail
Uzer ve Ümit Sevinç, Şube Müdürlüğü'ne gelerek ellerinde bir tutanak
olduğunu, 1 Kasım 2005'e ait tutanak bilgilerinin bulunduğu defteri
imzalamamı istediler. Yardımcım Komiser Sezgin Abalı da ben de imzalamadık."
İlginç iddialar
Tartışma yaratan iddianamede, Abdürrezzak Uçarer adlı ihbarcının
ilginç iddiaları da geniş yer buldu. Bazı komutanların, ağalarla
anlaşma yaparak, kaçakçılıktan büyük miktarda haksız kazanç sağladığını
iddia eden Uçarer, sınırı korumakla görevli askerlerin de sınırdan
geçişlere göz yumduğunu öne sürdü.
Lagendijk'in sözleri
Savcı Sarıkaya, AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı
Joos Lagendijk'in "TSK, süregelen terör, şiddet ve PKK ile
çatışma ortamını seviyor" açıklamasına da yer verdi.
Lagendijk'in sonradan yaptığı, açıklamalarının yanlış anlaşıldığına
yönelik sözleri ise iddianamede yer almadı.
MİT: Tahlilde zorlanıyoruz
TBMM Şemdinli Araştırma Komisyonu'na bilgi veren bölgede görevli
bir MİT yetkilisi, bir yıl içinde polis ve jandarmaya 18 bombalama
olayının da içinde olduğu 500 istihbarat bilgisi verdiklerini söyledi.
Ancak, yetkili, olayları tetikleyen 18 bombalama olayında net bir
bilgiye ulaşamadıklarını belirtti. MİT yetkilisi, "farklı dini
motifi" ve sakin insanları ile bilinen Şemdinli'deki olayların
tahlilini yapmakta zorlandıklarını ifade etti.
Yetkili, tutanaklara geçen açıklamasında, CHP İstanbul Milletvekili
Ahmet Sırrı Özbek'in, "18 patlama ile ilgili bilgi yok mu?"
sorusuna şu yanıtı verdi:
"İçerisinde bilgi var tabii ki, ama bunların hiçbiri net değil.
Yani, mesela, kendi aldığınız bir bilgiyi, net bir bilgiyi, ondan
sonra bunu paylaşıyorsunuz, 'patlama olacak' diyorsunuz. Bizim öyle
patlama olacak deyip de engellediğimiz çok şey oldu."
AKP Ordu Milletvekili Enver Yılmaz da, "Önce 'bilgimiz yok'
dediniz, şimdi 'var' diyorsunuz" diyerek MİT yetkilisini uyardı.
Bir yere oturmuyor
MİT yetkilisi, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sakin insanlardır.
Biz de bu olayların neden burada olduğunun tahlilini yapmakta zorlanıyoruz.
Ben zorlanıyorum, personelim zorlanıyor. Bunu belli bir şeye oturtamıyorsunuz."
Milliyet
08.03.2006
|