| |
Genelkurmay, Büyükanıt dahil, suçlanan subaylara dair soruşturma
izni vermedi: Savcı bir görüşün etkisinde. Askeri yıpratma amaçlı
iddianame TSK'yı rahatsız etti
Genelkurmay Başkanlığı, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesindeki
suçlamalardan dolayı Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt
hakkında soruşturma açılmasına izin vermedi. Genelkurmay yaptığı
açıklamada, iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat
Sarıkaya'yı 'hukuk bilgisinden yoksun' ve 'tecrübesiz' olmak, iddianameyi
başka güçlerin etkisi ve telkininde kalarak hazırlamakla suçladı.
Genelkurmay Genel Sekreterliği dün, Şemdinli olayları nedeniyle,
Van Başsavcılığı'nca orgeneral Büyükanıt ve bazı subaylar hakkında
soruşturma açılması talebine ilişkin dosyayla ilgili incelemesini
tamamladığını duyurdu. Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet
sitesinden yapılan açıklamada şöyle denildi:
'Kasıtlı hazırlanmış'
Kamuoyunda 'Şemdinli iddianamesi' olarak bilinen konuda Van Başsavcılığı
tarafından hazırlanan iki adet dosya 13 Mart 2006'da Genelkurmay
Başkanlığı'na ulaştırılmıştır. Genelkurmay Başkanlığı'nın 8 Mart
2006 tarihinde yaptığı teknik açıklamada belirtilen yasal mevzuat
çerçevesinde anılan iki dosyadaki iddia, ihbar, şikâyet ve değerlendirmeler
incelenmiş ve aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Adil yargılamayı
etkilemeye teşebbüs olduğu iddia edilen ve kamuoyu tarafından çok
iyi bilinen ifadenin, hüküm kurmak amacıyla kasıtlı olarak sadece
bir bölümünün dikkate alındığı görülmüştür. İfadenin tamamı dikkate
alındığında hükmün öngördüğü kastın olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
'Hukuki ve etik değil'
İddianamede yer alan ve cumhuriyet savcısı tarafından çete kurma
fiili olarak bahsedilen bir diğer suçlama ile ilgili olarak halihazırda
askeri yargıda devam eden bir hazırlık soruşturması olmasına rağmen,
aynı konuda ve aynı şahıs tarafından verilen yeni ifadelere itibar
edilerek, hiçbir maddi delil ve bulguya dayanmaksızın bir yüksek
rütbeli komutan adının da aynı suçlamalara yeni bir olay gibi dahil
edilmesi, hukukun etik kurallarının dışına çıkıldığını göstermiştir.
'Suçlamalar hayali'
Dosyada yer alan ihbar mektubunda imzası dahi olmayan ve vermiş
olduğu adresin sahte olduğunu mülki makamların resmi yazısı ile
teyit ettirmiş olduğumuz bir şahsın hiçbir somut delile dayanmayan
hayali iddiaları üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri' nin bazı mensupları
hakkında görevi kötüye kullanma, rüşvet ve kaçakçılık gibi çok ağır
suçlamalar yapılarak vahim bir hukuki hata işlenmiştir.
Jandarmanın mülki görevleri kapsamında olduğu yasalarda açık bir
şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen önleyici kolluk faaliyeti
için istihbarat temini amacıyla yapılan bir görevlendirme işlemi,
bölgede mülki görevi ve sorumluluğu olmayan ancak valinin kuvvet
talebi sonrası kolluk kuvvetlerini harekât komutası/kontroluna alan
personel ile de böyle bir talep olmadığı halde irtibatlandırılmış
ve bu personel gerçekle ilgisi olmayan suçlamalara maruz bırakılmıştır.
'Hüküm veremez'
İddianameyi hazırlayan savcı; kendisine ulaşan iddia, ihbar ve şikâyetlerden
Genelkurmay Başkanlığı'nın yetkisine girenleri, soruşturma yapmaksızın
ve hiçbir hüküm sergileyici ifade kullanmadan, olduğu gibi, yetkili
makam olan Genelkurmay Başkanlığı'na göndermesi gerekirken, yasal
yetkilerini aşarak kendisine göre suç tanımı yapmış ve bunu olmaması
gereken bir şekilde iddianamesine yansıtmıştır.
'Maksadını aşıyor'
İddianamede yer alan usul ve maddi hatalar ile noksanlar dikkate
alındığında, bir savcının bu derece hukuk bilgisinden yoksun veya
tecrübesiz olamayacağı, bu bariz hataları yapması için, belli bir
görüşün temsilcilerinin kamuoyuna da yansımış etki ve telkinleri
altında kalmış olabileceği değerlendirilmektedir.
Muhteva olarak iddianamenin söz konusu bölümlerinin maksadını aşan,
hukuki olmaktan çok siyasi içerikli, bazı mensuplarını hedef alarak
Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmaya ve terörle mücadeledeki azim
ve iradesini zayıflatmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır.
Detaylı inceleme ve ulaşılan sonuçlar ışığında, Genelkurmay Başkanlığı'
na intikal ettirilen dosyalar kapsamındaki soruşturulması Genelkurmay
Başkanı'nın yetkisine giren personel için, daha önce askeri yargıya
intikal ettirilmiş olanlar hariç, soruşturma açılmasına gerek olmadığına
karar verilmiştir.
Yüce Türk Milletince çok yakından bilindiği üzere TSK hukukun üstünlüğüne
ve yargının bağımsızlığına yürekten inanan bir kurumdur. İçinden
çıkan münferit hukuk dışı davranışları olan personeli hakkında,
eğer ciddi ve tutarlı iddialar varsa, kimsenin yönlendirmesine ve
telkinine ihtiyaç duymadan gerekli işlemi tereddütsüz yapmaktadır.
'Rahatsız olduk'
Hal böyle iken bu şekilde mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun ve
maksatlı bir belgenin hazırlanmış olması, hem kamu vicdanını, hem
de TSK'ni ciddi şekilde rahatsız etmiştir. TSK'ya yapılan bu maksatlı
ve haksız suçlamalar karşısında öncelikle anayasal sorumluluğu olanların
tavır almaları, bu saldırıyı bütün yönleriyle ortaya çıkarmaları
ve arkasındaki çarpık zihniyetin temsilcilerini makam, statü ve
konumları ne olursa olsun kamuoyuna açıklamaları ve haklarında işlem
yapmaları gerekmektedir.
'Her şeyin farkındayız'
Bu çerçevede, iddianameyi hazırlamış olan savcı hakkında ilgili
makamlar nezdinde gerekli girişim tarafımızdan yapılmıştır. TSK
kendisine karşı düzenlenen bu girişimlerin tümüyle farkındadır ve
yasal yollardan sonuna kadar da takipçisi olacaktır.
TSK milletinden aldığı güçle, vatanın birlik ve bütünlüğü için bütün
mensuplarıyla, gerektiğinde canlarını da seve seve vererek kutsal
görevini yapmaya devam edecektir. Bu mücadele azminin kırılamayacağını
ve ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın bu kutsal kurumun içine nifak
sokulamayacağını yüce ulusumuza teyiden ifade etmek isteriz."
Ne olmuştu, kimler nelerle suçlanmıştı?
Hakkâri ve ilçelerinde seri bombalamaların sonuncusu, 9 Kasım 2005'
te Şemdinli'de patlamıştı. Eski PKK hükümlüsü Seferi Yılmaz'a ait
Umut Kitabevi'nin bombalanması ve ardından çıkan olaylarda bir kişi
ölmüş, beş kişi yaralanmıştı.
Astsubay başçavuş Ali Kaya ve astsubay Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı
Veysel Ateş, kitabevini bombaladıkları gerekçesiyle patlamanın hemen
ardından halk tarafından yakalanmıştı. Şahısların aracında yapılan
aramada silah ve bomba dışında, bombalanan yerin de aralarında bulunduğu
çok sayıda istihbarat notu ve kroki ele geçirilmişti. Zanlılar 18
Kasım'da tutuklanmıştı.
Büyükanıt'a ağır iddialar
Van Başsavcıvekili Ferhat Sarıkaya da iddianamesinde üç sanık hakkında
dava açarken, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı
da suçlamıştı. Savcı, Büyükanıt'ın dosyasını soruşturma izni için
Genelkurmay'a göndermişti. Savcı Sarıkaya, Büyükanıt'ı şunlarla
suçlamıştı:
- Ali Kaya için, 'Tanırım, iyi çocuktur' sözleriyle adli yargıyı
etkilemeye teşebbüs.
- Diyarbakır'da 7. Kolordu'da görev yaptığı dönemle ilgili olmak
üzere, suç işlemek için örgüt kurmak.
- (İşadamı M. Ali Altındağ'ın ifadesini esas alarak), sahte belge
düzenlemek.
- Görevi kötüye kullanmak.
Başka askerler de var
Savcı, örgüt kurma, sahtecilik ve görevi kötüye kullanmakla ilgili
Büyükanıt dışında, kendisiyle aynı dönem bölgede görev yapan şu
komutanlar hakkında da işlem yapılmasını istemişti: İl Jandarma
Alay Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma İstihbarat Yüzbaşısı
Ali Osman Celasun, dönemin Diyarbakır 7. Kolordu Komutanı Kurmay
Başkanı Erhan Tavşancı, dönemin 7. Kolordu Komutanı Kurmay Başkanı
Reha Şenata ve binbaşı Cemal Temizöz, MİT Bölge Başkanı Cemal Uzgören.
Savcılık, diğer yetkisizlik kararında ise Genelkurmay Askeri Savcılığı'ndan
halen Hakkâri İl Jandarma Komutanı Erhan Kubat, Hakkâri Dağ ve Komando
Tugay Komutanı Erdal Öztürk ve Van Asayiş Kolordu Komutanı olarak
görev yapan Selahattin Uğurlu hakkında 'yasadışı istihbarat' gerekçesiyle
'görevi kötüye kullanmak' suçundan işlem yapılmasını istemişti.
'Çete'den soruşturma sürüyor
Genelkurmay açıklamasında, 'soruşturmaya gerek olmadığı' kararının
orgeneral Büyükanıt dışında hangi rütbeli subayları kapsadığı tek
tek sayılmadı. Ancak savcının Büyükanıt dahil bazı komutanlara yönelttiği
'çete kurma' suçuyla ilgili halihazırda askeri yargıda süren bir
hazırlık soruşturması olduğu bilgisine yer verildi. Van Savcısı'nın
bunu, 'sanki yeni bilgiymiş' gibi Büyükanıt'ı da suçlamaya kanıt
olarak kullanmasına tepki gösterilen Genelkurmay açıklamasında,
sonra da 'soruşturma açılmasına gerek olmadığı' kararının kapsamı
şöyle açıklandı: "İletilen dosyalar kapsamındaki soruşturulması
Genelkurmay Başkanı'nın yetkisine giren personel için, daha önce
askeri yargıya intikal ettirilmiş olanlar hariç."
Başsavcı: Yorum yok
Genelkurmay'ın açıklamasına, Van Başsavcılığı sessiz kaldı. Başsavcı
Kemal Kaçan, bu konuda herhangi bir değerlendirmede bulunmayacaklarını
söyledi.
Ankara, Radikal
21.03.2006
|