Savcı ve Genelkurmay konuştu. Siyasetçiden önce köşekadısı sabırsızlanıyor

 

Genelkurmay Başkanlığı ile bir cumhuriyet savcısı karşı karşıya gelmiş gibi oldu. Savcının dediklerini okumuştuk. Birkaç günlük bir bekleyişten sonra -bu süre zarfında siyasetçinin dilini yutmuşçasına sessiz kalışı da üzerinde durulacak bir diğer haldir- asker, savcıya cevap verdi.
Ve siyasetçilerden önce gene köşekadıları dile geldi:
- Murat Yetkin:
"Şemdinli iddianamesinin asker, hükûmet ve yargının birbirine girmesine yol açtığı görülüyor. İşlerin geldiği noktada en zor durumda kalan kurumun hükûmet, en zordaki kişinin de Erdoğan olduğu söylenebilir (Radikal).

- Oktay Ekşi:
"Biz bunun hukuk devletine yakışan bir görüntü olmadığını düşünüyoruz. Ama sorumluluğun, vaat etmesine rağmen yargıyı bağımsızlaştırmayan bugünkü Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarında olduğunu ısrarla iddia ediyoruz (Hürriyet).

- Erdal Şafak:
"Şemdinli iddianamesinin hiç değilse reform için kaldıraç işlevi görmesini umuyoruz. Elbette Genelkurmay açıklamasının da...
"Çünkü o açıklama aslında Türkiye'de yargının böyle gidemeyeceğini ilan eden bir manifesto" (Sabah).

- Umur Talu:
"Genelkurmay Başkanı Org. Özkök ve İkinci Başkan Org. Büyükanıt bu açıklamayı, içinde bir yerde geçen açısından bir daha düşünmeliydiler. Herkes suçluluğu kanıtlanıncaya kadar masumdur: Bir general, bir savcı, hepimiz. Yargı kararı dışında, kimse kimseyi kesin suçlu ilan edemez: Bir savcı da, bir general de..." (Sbh.).

- Ergun Babahan:
"Bu gelişme sonucu ilk günden beri altını çizdiğimiz bir sonuç ortaya çıkabilir: Şemdinli olaylarının tamamen karanlıkta kalması, iki astsubay ile bir itirafçının nasıl bir örgütlenme içinde orada olduklarının ortaya çıkmaması" (Sabah).

- Aslı Aydıntaşbaş:
"Asker, Şemdinli iddianamesini gibisinden hafife alınacak bir durum olarak görmüyor.
"Aynı zamanda sorumlularla ilgili işlem yapması beklentisi var askerde. Örneğin Başbakan, bir parti başkanı olarak, AKP içinde ve TBMM Komisyonu'-nda bu organizasyonun bir parçası olan milletvekilleriyle ilgili bir işlem başlatabilir" (Sbh.).

- Fikret Bila:
"Genelkurmay, Org. Büyükanıt'la ilgili bu saptamalarının yanı sıra iki astsubayın yargılandığı Şemdinli olayını ayırıyor. Bu konuda yargının vereceği kararın esas olacağı mesajını iletiyor.
"Genelkurmay, bu girişimin, TSK'ya karşı bir yıpratma ve TSK içine nifak sokma girişimi olduğu sonucuna varıyor... Yasal yolların sonuna kadar kullanılacağı mesajını veriyor" (Mill.).

- Taha Akyol:
"Genelkurmay'ın soruşturma açtırmaması olarak doğru mudur? Bundan emin değilim.
"Daha şimdiden PKK'nın siyasî uzantıları, Şemdinli olayları dolayısıyla ordu içinde bir çeteleşme olduğunu dillerine doladılar. Genelkurmay'ın soruşturmayı engellemesini de istismar edeceklerdir" (Milliyet).

- Güngör Mengi:
"Türkiye'de bir demokratik hukuk devleti olmadığı tartışmaları yeniden gündeme getirilecektir. Çünkü Genelkurmay'ın açıklaması biraz çağrıştırıyor.
"Orduyu korumak için gösterdiğimiz özeni yargıyı korumak için de göstermek zorundayız!" (Vatan).

- Okay Gönensin:
"Genelkurmay Başkanlığı, Şemdinli iddianamesinde suçlanan üst düzey komutanlarla ilgili soruşturma yapılmasını reddetti. Bu doğaldır. Ancak bu ret yazısında sivil savcının ağır şekilde suçlanmasına gerek yoktu" (Vatan).

- Nazlı Ilıcak:
"Siyasî iktidar Yaşar Büyükanıt'a yeterince sahip çıktı; Tayyip Erdoğan Genelkurmay Başkanlığı'na yapılacak atamanın kanunlar ve gelenekler çerçevesinde gerçekleşeceğini söyledi. Adalet Bakanlığı, Şemdinli iddianamesiyle ilgili Van Savcısı hakkında soruşturma başlattı; Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu hadiseye el koydu. Ve her şey tabiî mecrasında ilerlerken, birdenbire flaş flaş flaş... Genelkurmay Başkanlığı'ndan muhtıra gibi bir açıklama geldi" (Bugün).

- Cengiz Çandar:
"İlginç olan ibaresindeki anlamı. Tümüyle ele alındığında, bu Genelkurmay açıklamasıyla birlikte, siyasî yaşamımızda yeni bir ile karşı karşıyayız" (Bugün).

- Orhan Birgit:
"Tüm bu olup bitenlerin seyircisi durumunda olan hükûmet herhalde artık konuşma sırasının kendisine geldiğini fark edecektir. Ama nasıl? Rahmetli babam, bu tür açmazlarla karşılaşan politikacılara, derdi. İster istemez bu sözü hatırladım" (Cumh.).

- Ahmet Kekeç:
"Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök diyerek, dosya önlerine geldiğinde nasıl bir tutum takınacaklarının ipucunu vermiş, bir anlamda de bulunmuştu" (Y. Şafak).

- Ali Bayramoğlu:
"Hukuk zemininde kalınacak olursa şurası açıktır: Anayasal bir kurum kanunların kendisine verdiği yetki çerçevesinde bir mensubunun yargılanmasını reddedebilir, ancak bunu talep eden makamı ve organı suçlayamaz, zan altında bırakamaz ve yıpratamaz... Açıklamayla yapılan budur" (Yeni Şafak).
*
Köşekadılarının bu son açıklamayı Orgeneral Hilmi Özkök'ün bundan bir önceki konuşması kadar heyecanla benimsedikleri söylenemez.
Topluca bir fikriniz olsun istedim.

Hakkı Devrim, Radikal
22.03.2006