Çiçek: Askerden telkin gelmedi

 

Adalet Bakanı: Hükümetin Şemdinli iddianamesi olayıyla hiçbir alakası yok
Adalet Bakanı Çiçek, Şemdinli iddianamesi savcısı Sarıkaya için inceleme başlatmadan önce ne Genelkurmay, ne de resmi, ya da sivil hiç kimseden doğrudan ya da dolaylı bir telkin almadığını açıkladı. Çiçek, Şemdinli olayı ilk patladığında, hükümetten bu işin üzerine sonuna kadar gidilmesinin istendiğini, şimdiyse sanki olayın soruşturulma şeklinin arkasında hükümet varmış izlenimi oluşturulmak istendiğine dikkat çekti. Çiçek, "Oysa her iki halde de biz değil, yargı devrede. Hükümetin Şemdinli iddianamesi ile hiçbir alakası yok. Olay hukuki sürecinde" dedi. Çiçek, dünkü telefon görüşmemizde şunları söyledi:
- "Size daha önce açıkladığım gibi, iddianamenin 3 Mart'ta mahkemeye verilmesinden ve o hafta sonu basına yansıması ardından, 6 Mart Pazartesi sabahı, Bakanlar Kurulu'na geçmeden önce iddianameyi Van'dan e-postayla istettik ve hemen ön inceleme talimatı verdim. 7 Mart sabahı da inceleme ve soruşturmanın birlikte yürümesi emrini verdim. İki müfettişi görevlendirdik. Arkadaşlar, gerekli incelemeyi yaptı, savcının ifadesini aldı, şimdi raporlarını yazmalarını bekliyoruz.
- Ancak bu arada, ben ön inceleme talimatı vermeden önce, bir yüksek yargıcın bana bu yönde telkinde bulunduğu, sanki benim de bu nedenle talimat verdiğim yazılmaya başladı. Siz de dünkü yazınızda, Genelkurmay'ın dünkü açıklamasında savcı hakkındaki soruşturmanın Genelkurmay girişimleriyle başlatıldığının söylenmiş olmasının, 5 Mart akşamı Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun bir üyesinin, benimle görüşerek askerlerin nabzını aktarmış olduğu bilgisi ile örtüştüğünü yazmışsınız. Böyle bir görüşme olmadı. Bu bilgiler doğru değil.
- Kurul üyeleriyle 7 Mart'ta görüştüm. O sırada soruşturma iznini zaten vermiştik. Soruşturma talimatı, daha önce de ön inceleme talimatı vermeden önce, ne Genelkurmay, ne de başka bir kurum, ya da kişiyle bir görüşmem oldu. Böyle bir telkin de, doğrudan ya da dolaylı gelmiş değil. Olsa olsa o gün (6 Mart) akşam saatlerinde sayın Başbakan'ın, sayın Genelkurmay Başkanı ile yaptığı görüşmede söylenmiştir diyeceğim ama, dediğim gibi, o saatte ben çoktan talimat vermiştim. Basına yansıyan her iddianame için yaptığımız da budur.
- Önceki günkü Genelkurmay açıklamasını ben ancak Bakanlar Kurulu'ndan çıktıktan sonra, basın toplantısına geçmeden önce ayaküstü okuyabildim. Tam inceleyemediğim için de sorulara ayrıntılı yanıt vermek istemedim. ('Sonradan okudunuz mu? Ne düşünüyorsunuz? Sizce yargıya müdahale sayılır mı?' soruları üzerine) Biz Adalet Bakanlığı olarak üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapacağız. Bunun dışında yorum yapmak istemiyorum.
- Şemdinli olayının ilk patladığı 9 Kasım'dan itibaren derin devletin işi olarak niteleyenler çıktı. Hükümetten bu işin üzerine sonuna kadar gidilmesi istendi. Şimdi de sanki olayın soruşturulma şeklinin hükümetle alakası varmış izlenimi oluşturulmak isteniyor. Oysa her iki durumda da hükümetin yapacağı bir şey yoktu, yargı süreci işliyordu, hâlâ da işliyor. Biz bu işi değil zamana bırakmak, bir an önce sonuçlandırılmasını istiyoruz. Ama iş yargının, yargının görevi gerçeğin ortaya çıkarılması. "

Murat Yetkin, Radikal
22.03.2006