| |
Koç Grubu tarafından imzalanan Küresel İş Anayasası, sermaye kesiminin
sınırları aşan gücünün en azından etik kurallarla denetimine imkân
veren çok önemli ilkeler getiriyor. Bu anayasayı bütün işveren örgütleri
benimsemeli
6 Nisan tarihli bazı gazetelerde Koç Grubu adına Mustafa Koç'un,
1999 yılında Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda Genel Sekreter
Kofi Annan'ın öncülüğünde temelleri atılan Küresel İşbirliği Anlaşması'nı
(Global Compact) New York'ta imzaladığı haberleri yer aldı.
Bu gelişme ne yazık ki, önemine uygun bir şekilde gündeme girmedi.
Halbuki altına imza atılan Küresel İş Anayasası, küreselleşmenin
sermaye kesiminin sınırları aşan gücünün en azından etik kurallarla
denetimine imkân veren önemli ilkeler getiriyor.
Temel ilkeler
Küresel İşbirliği Anlaşması girişimi, 'şirketlerin, BM teşkilatlarının,
çalışma ve sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek, ortak vizyon,
amaç ve değerler doğrultusunda çalışmalar yapmasını' hedefliyor.
Bu olayın, bir grubun bir etkinliği gibi ele alınması, getireceği
kazanımlar üzerinde önemine uygun ölçüde durulmaması ciddi bir ihmaldir.
Çünkü anlaşmalar başta çalışma hayatı olmak üzere toplumu doğrudan
etkileyen özelliklere sahiptir. Koç Grubu'nun altına imza attığı
Küresel İşbirliği Anlaşması'nın temel ilkeleri şöyle:
İnsan Hakları İlke 1: Etki alanları içinde evrensel insan haklarının
korunmasına destek veya saygı gösterilmesi.
İlke 2: Kendi kuruluşlarının insan hakları ihlaline karışmamış olmalarının
sağlanması.
Çalışma İlke 3: Örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme haklarının
etkin bir şekilde tanınması.
İlke 4: Her türlü zorlayıcı ve baskı altında çalıştırmanın engellenmesi.
İlke 5: Çocuk işçiliğinin etkin bir şekilde önüne geçilmesi.
İlke 6: İşe alma ve çalışma süreçlerinde ayrımcılığın önlenmesi.
Çevre İlke 7: Çevre ile ilgili konularda, zarar oluşmadan önleyici
yaklaşımın desteklenmesi.
İlke 8: Daha etkin bir çevre sorumluluğunun yaygınlaştırılması için
girişimde bulunulması.
İlke 9: Çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması
için girişimde bulunulması.
Ahlak İlke 10: Tehdit ve rüşvet dahil tüm ahlak dışı davranışlara
karşı çalışılması.
Görüldüğü gibi söz konusu ilkeler başta sendikalar olmak üzere insan
merkezli ve yaşadığı ülkeden, çevreden sorumlu bir anlayışı savunan
çok sayıda sivil toplum örgütünün yıllardır savunduğu temel doğruları
içeriyor. Sermayenin küreselleştiği, uluslarötesi sermayenin birçok
devletin bütçesinden daha büyük bir sermayeye sahip olduğu bir ortamda,
emeğin, çevrenin, örgütlenmenin ve özgürlüklerin korunması anlamında
bağlayıcı ilkeler getiriyor. Türkiye'nin de küresel bir güç olma
noktasına doğru hızla yol aldığı bir dönemde Koç Grubu'nu, Küresel
İş Anayasası'nı imzalayarak çok önemli ve öncü bir rol oynadığı
için tebrik ediyoruz.
Sendikalar çalışmalı
Koç Grubu'nun yaptığı öncülüğün işverenler, işveren kuruluşları,
hükümet ve işçi sendikaları tarafından çok iyi bir şekilde değerlendirilmesi
ve Koç Grubu'yla sınırlı kalmaması gerekmektedir. Sendikalar ve
sivil toplum örgütleri Küresel İş Anayasası'nın Türkiye genelinde
yaygınlaşması için bütün güçlerini kullanarak işçi ve işveren kesiminin
ortak paydasını oluşturacak bu ilkelerin hayata geçirilmesine çalışmalıdır.
Bu anlamda ülkemizin diğer büyük holdinglerini, gruplarını da bu
anlaşmayı imzalamalarını ve kamuoyuna ilan etmelerini bekliyoruz.
Daha da ileri giderek Basın Konseyi gibi çalışan, işçi, işveren
örgütlerinden ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir Küresel
İş Anayasası Konseyi kurularak, bu ilkelerin ihlali ile ilgili şikâyetlerin
ele alınabilmesinin şartları oluşturulmalıdır.
Türkiye gibi geçmişinde büyük sosyal çatışmaların bulunduğu, sendikalaşmanın
büyük bir tepkiyle karşılandığı, ne pahasına olursa olsun kalkınalım
anlayışıyla çevrenin büyük tahriplere uğradığı, erozyonun, çevre
kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığı bir ülkede Küresel İş Anayasası
herhangi bir ülkeden çok daha büyük bir öneme sahiptir.
Modern insan, modern toplum olmanın temel gereklerinden biri de
sosyal sorumluluk sahibi olmak, çevresel sorunlara duyarlı olmaktır.
Bu konuda atılacak her adım, toplumda karşılığını bulacak ve öncülerini
toplum nezdinde saygın bir konuma taşıyacaktır.
Sorunların önünü kesmek
Kaybetmeden kazanmayı, kazanırken kazandırmayı, ortak sorumluluk
ve duyarlık alanları oluşturmayı ve bu alanları geliştirmeyi, sorunlu
alanları önceden tespit ederek sorun çıkmadan önünü almayı başarmak
zorundayız. Kalkınmanın sonuçlarının herkesi mutlu etmesinin en
önemli adımlarından biri budur. Bir sendika genel başkanı olarak
Koç Grubu'nu attığı bu önemli adımdan dolayı tebrik ediyor, örnek
ve emsal teşkil ederek yaygınlaşmasını diliyorum.
Yusuf Engin: Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı, Hak-İş Konfederasyonu
Gn. Bşk. Yrd.
Yusuf Zengin, Radikal
17.04.2006
|