Siyasete söz söyleme hakkımız var, olmalı

 

Geçenlerde Hüsamettin Özkan Rahmi Koç'un evinde verilen bir yemekte, aralarında rahmetli Sakıp Sabancı'nın da bulunduğu önemli işadamlarının kendisine Ecevit'in yerine "Başbakan ol çağrısı" yaptığını açıkladı. İşadamının elinde böyle bir güç var mı? İş dünyası siyasetle ne kadar iç içe olmalı?
- Gelişmiş bir toplumda siyaset ve devlet yönetimi sadece siyasi partilerin işi değildir. Sivil toplum örgütleri de önemlidir. Türk iş dünyası, rahmetli Sakıp Bey'in deyimiyle elini taşın altına koyar.

"Başbakan sen ol" çağrısı biraz fazla bir müdahale değil mi?
-Kendini bu ülkenin geleceğine, istikbaline adamış, güvenmiş, yatırım yapmış kişiler bu ülke için önemlidir. Tabii ki eksileri artıları olmuştur bu tarz ilişkilerin. Zaman zaman doğru olmayan ilişkiler kurulmuş, müdahale olmuş ama bence samimiyete bakmak lazım. Türkiye'nin başarılı olması ortak menfaatimizdir. Dolayısıyla Türkiye'de siyaset konusunda söz söyleme hakkımız var, olmalı diye düşünüyorum. Açıklamalarımıza toleranslı yaklaşılması gerekiyor çünkü biz Türkiye'nin başarılı olmasını istiyoruz.

Cari açık var ama ekonomi çok iyi Türkiye büyüyor

Hükümet "Ekonomiyi düzelttik, işleri yoluna soktuk" diyor. Katılıyor musunuz?
-2001 krizi Türkiye'yi çok sarstı. Bankacılık sistemimiz çöktü. Kemal Derviş direksiyonda, arka arkaya nefes almadan kanunlar çıkarıldı. Sonra seçim oldu tek başına bir hükümet geldi. Halk eski siyasetçilere "Sizi istemiyorum" dedi. Etrafımızda bir sürü sorun varken, hakikaten ekonomide mali disipline muazzam saygı gösterildi. AB reform paketleri hakkındaki çalışmaların sonucuna bence Avrupa bile çok şaşırdı. Bu kadar hız ve başarı beklemiyorlardı. İnanmadılar bunca yasayı çıkartabileceğimize.

Ya Amerika? Tezkere geçmeli miydi?
-Hayır. Irak meselesine, ben "İyi ki girmemişiz" diye bakanlardanım. "Girseydik bugün K.Irak'ta söz sahibi olurduk ve bugünkü terör olaylarını yaşamazdık" diye bir görüş var. Ama ben katılmıyorum. Bu bir savaş. Ya biz savaşa girseydik ve Amerika çekip gitseydi ve bataklıkta biz kalsaydık?

BÜYÜME İNŞAATTAN, NE VAR?

Ekonomiye dönersek, eleştirilerden biri de cari açık hakkında. Siz ne diyorsunuz?
-Makro ekonomik dengeler kuruldu. Enflasyon, faizler düştü. Özelleştirmeler yapılıyor. Para girişi arttı. Bu ciddi bir ekonomik istikrardır. Cari açık sorunu tabii ki var ama dalgalı kur döneminde yaşadığımız gibi değil. Yakından takip etmeliyiz ama endişelenecek bir durum yok.

"Büyüme tüketim ve inşaattan geliyor" eleştirileri ne kadar haklı?
-Haksız. Evet büyüme oradan geliyor. Yani? Yatırım harcamaları artıyor. Hem organik hem inorganik büyümelerimiz artıyor. Demek ki yatırım yapılıyor. Ekonomi iyi gidiyor. Mikro problemler var tabii. Vergi yasası, hukuk meselesi. Terörle mücadele yasa tasarısını daha görmedim ama gönül ister ki terörle mücadele için, elde ettiğimiz demokratik kazanımlardan ödün vermek zorunda kalmasak. En büyük sorunlarımızdan biri de eğitim. Özellikle okul öncesi çağdaki çocuklarımızın eğitimine büyük önem vermek gerekiyor. Bunlarla ilgilenmeliyiz.

Balçiçek Pamir - Güler Sabancı ile söyleşi, Sabah
24.04.2006