Filmleri kaldı yadigâr...

 

Yeşilçam'ı bir sokak ismi olmanın ötesine taşıyan Atıf Yılmaz, son vedasını da Yeşilçam Sokak'tan yaptı. 55 yıllık sinema serüveni boyunca hayatları bir şekilde Atıf Yılmaz'la kesişen birçok insan dün onunla son kez görüştü
Daha geçen yıl Yeşilçam Sokağı'na uğramıştı Atıf Yılmaz, koltuğunun altında da son filmi 'Eğreti Gelin' vardı. Emek Sineması'nın sahnesine filminin oyuncuları Müjde Ar, Fikret Hakan ve Nurgül Yeşilçay'la birlikte çıkıp seyircileri selamlamıştı. Aynı sokak, aynı sinema ama bu sefer Atıf Yılmaz'ın kendi görüntüsü var beyazperdede. Nebil Özgentürk'ün 'Bir Yudum İnsan' programı için hazırladığı biyografik belgesel Yılmaz'ın sinema serüvenini ya da bir nevi Türk sinemasının son 50 yılını anlatıyor. Hıncahınç dolu koca salon. Atıf Yılmaz'ı izliyor...
'Mayıs ayı çok uğursuz'
Zaten hep izlemiştik onu, sahneye çıkıp onunla ilgili bir-iki çift laf eden Müjde Ar, Türkan Şoray, Tarık Akan, Lale Mansur, Hale Soygazi, Cihan Ünal, Nur Sürer, Fikret Hakan, Nurgül Yeşilçay, Erden Kıral ve Ümit Ünal da onun bize sunduğu seyir güncelerinin bir şekilde ortakları olmuştu. Tabii sadece onlar değil daha onlarcasıyla hazırladı filmlerini.
55 yıllık sinema serüveni boyunca hayatları bir şekilde Atıf Yılmaz'la kesişen birçok insan oradaydı. Kimi oyuncu, kimi yönetmen, kimi ışıkçı, kimi senarist, kimi gazeteci, kimi yazar, kimi de sadece seyirciydi ama herkesi Emek Sineması'na getiren Yılmaz'a duyulan sevgiydi. Bu sevgi bir konteje dönüştü. Korteje katılanlar Yeşilçam Sokak'tan Taksim Meydanı'na yürürken, kimi vatandaşlar da Yılmaz'ın el sallayan fotoğrafına aynı şekilde karşılık vererek saygılarını sunuyordu. Sonra Teşvikiye Camii'ne gidildi.
"Mayıs ayı uğursuz olmaya başladı bizim için" diyordu biri: "Önce Ömer abiyi (Kavur) sonra da Atıf abiyi aldı elimizden." Atıf Yılmaz en kadim dostlarından birinin yanına doğru yola çıkacaktı artık. Vakit gelmişti. Murathan Mungan, Çolpan İlhan, Ali Özgentürk, Bülent Kayabaş, İlyas Salman, Rutkay Aziz, Ercan Karakaş, Kartal Tibet, Fatma Girik, Memet Ali Alabora, Yaşar Kemal, Ayten Gökçer, Zülfü Livaneli, Doğan Hızlan, Çağan Irmak, Füsun Demirel, Şerif Gören, Cüneyt Arkın, Derviş Zaim, Cem Başeskioğlu, Eylem Yıldız, Pelin Batu, Kadir İnanır, Sezen Aksu, Hülya Avşar, Cahit Berkay, Şakir Eczacıbaşı, Nejat Yavaşoğulları, Yavuz Bingöl, Yaprak Özdemiroğlu, Barış Pirhasan, Vedat Türkali, Bulut Aras, Şerif Sezer, Berhan Şimşek, Bülent Tanla, İstanbul Valisi Muammer Güler ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi Teşvikiye Camii'nde haklarını helal etti ona.
Deniz Türkali bir ara tabutun başına gelerek 'eşinin' fotoğrafına sarıldı ve öptü. O da vedalaşıyordu. Türkali'yi teselli etmek de Türkan Şoray'a düşüyordu. Artık sona yaklaşılmıştı ve Atıf Yılmaz'ın naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı'na doğru yola çıktı.
Türk sinemasında bir dönem kapandı diyorlar ya. Kapandı gerçekten. 115 filmiyle Yeşilçam'ı bir sokak ismi olmanın ötesine taşıyan Yılmaz, son kez Yeşilçam'a uğramıştı. Ama o filmleriyle yine karşımıza çıkacak. Cenaze arabasının peşinden koşan bir sinema emekçisi "Bizi hiç ekmeksiz bırakmadın, seni yaşatmak bizim boynumuzun borcu" derken herkesin içinden geçeni dillendiriyordu.

İstanbul, Radikal
08.05.2006