| |
SHP lideri Murat Karayalçın'la konuşuyorum, "AKP ile CHP arasında
zımni bir uzlaşma var" diyor. Karayalçın'a göre:
- CHP'nin türban ve laiklik gibi konularda gerilimler yaratması
AKP'ye yarıyor. AKP'nin aynı konulardaki tavrından rahatsızlığın
artması da CHP'nin işine geliyor.
Bana da gerçekçi bir analiz gibi gözüktü.
CHP oylarının yarım puan arttığını söyleyen bir kamuoyu araştırması
gördük mü hiç? Aksine CHP'den kopmalar da olmuştu.
CHP tıkandığı için solda DİSK'in çevresinde gelişen bir arayış oluştu.
Ecevit de, hayatında ilk defa 'ittifak'a sıcak bakarak Yılmaz Büyükerşen
gibi gerçekten başarılı bir isim etrafında solun işbirliği yapmasını
önerdi, bir hareketlenme başladı.
Türkiye yavaş yavaş seçim havasına da giriyor. Ve Baykal laikliği
kurtarmak için savaş açıyor.
Kutuplaşma siyaseti
Fizikte de siyasette de "kutuplaşma"nın işlevi, 'benzerleri'
çekmektir; ak ve kara diye ayırdığınızda 'griler' de çözülüp kutuplara
yapışır!
Türkiye türban ve laiklik gibi konularda aşırı derecede kutuplaşırsa,
CHP'nin bir çekim merkezi olmayı hesaplaması akla yatkındır! Öyle
bir kutuplaşmada "kurumlar"ın hükümete karşı tavrı daha
da keskinleşecektir...
Çankaya ile İlhan Selçuk arasındaki temaslar... Demirel'in artan
etkinlikleri...
Bütün bunların sonucunda seçimlere doğru bir "siyasi kriz"
atmosferi oluşursa AKP'nin ülkeyi yönetmesi çok zorlaşır.
Öyle bir ortamda Demirel'in liderliğinde bir "Cumhuriyetçi
İttifak" mı oluşur? Sanmıyorum, öyle bir kriz ortamında akla
yakın olan ihtimal, CHP'nin oylarının artmasıdır.
Fakat Murat Karayalçın haklı, kutuplaşma AKP'ye de merkez sağdan
ilave oylar getirir! Ama ülkeyi yönetememiş olmak daha çok oy kaybettireceği
için, AKP kutuplaşmanın fazla ileri gitmesini istemez. Laiklik odaklı
bir kutuplaşma, daha çok CHP'nin işine gelir. Zaten Baykal'ın stratejisi
de bu.
Sosyal demokrasi?
Türban ve laiklik gibi 'hesap'tan çok 'algı ve duygu'yla ilgili
konularda kutuplaşmak, siyaseti rasyonellikten uzaklaştırır; kör
bir simgeler ve sübjektif değerler dalaşı egemen olur, ülke büyük
zarar görür.
Sağlıklı siyaset, algıları ve duyguları sivil özgürlükler alanında
bırakarak, siyasi mücadeleyi ekonomik ve siyasi program farkları
üzerinden yapmaktır. Ancak CHP'nin 'genleri' buna imkân vermiyor.
İktisaden sola oy verebilecek geniş kitlelerle CHP arasında bir
'algı ve duygu' duvarı var! CHP deyince "balo" mu, "ekmek"
mi daha çok akla geliyor?!
Murat Karayalçın, 17 partinin ittifakıyla seçim kazanan İtalyan
solunun programını incelemiş. Troçkistlerin de imza attığı programda;
aile değerlerinin korunması, İtalyan şirketlerinin küresel rekabette
desteklenmesi, AB, gençlere iş imkânları gibi konular var! CHP bu
konulara ne ölçüde ilgi duyuyor?!
Yılmaz Büyükerşen formülünden Karayalçın üç sebepten umutlu:
Ecevit bunu ilk defa kabul ediyor... Seçimlere kadar yeterli zaman
var... Ekonomik ve sosyal konulara öncelik veren bir program yaratmak
mümkün.
Böyle bir ittifak tabii DİSK hareketini de içine almalıdır.
Türkiye'de kitlelerin ekonomik ve sosyal sorunlarını esas alan çağdaş
bir sosyal demokrat alternatife ihtiyaç var. Başarılabilecek mi?
Pek umutlu değilim ama yürekten inşallah diyorum.
Taha Akyol, Milliyet
17.05.2006
|