Erdoğan ne söyledi?

 

Başbakan: KKTC'ye izolasyonlar kalkmadan, Rumların siyasi tanınması beklenmesin, kalkınca gereği yapılır
Başbakan Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'nden, Kıbrıs üzerinden sürece siyaset bulaştırmamasını isterken, ilginç bir çıkış yaptı. AB'ye seslenen Erdoğan, şimdiye kadarki söylemlerinden farklı olarak Kıbrıs Rum Kesimi'nin siyasi tanınmasından söz etti.
Erdoğan AKP grup toplantısında yaptığı konuşmada, KKTC üzerindeki izolasyonlar kaldırılmadıkça, 'tanıma' beklenmemesi gerektiğini söyledi. Danışmanları Erdoğan'ın bu ifadeleri bilinçli seçtiğini belirtti. Türkiye, adada kapsamlı bir çözüm olmadığı sürece Kıbrıs Rum Kesimi'ni siyasi olarak tanımayı hiçbir şekilde kabul etmiyor. Erdoğan, özetle şu mesajları verdi:
Üzerimize düşeni yapacağız: AB katılım süreci zorlu olacak. Karşılıklı hoş olmayan açıklamalar olacaktır. Bundan rahatsız olanlar olacak. Biz de rahatsız olduk. Ama üzerimize düşeni de tabii ki yapacağız.
Siyasi tanımanın şartı: "Verilen sözler yerine gelmezse kimse bizden ne limanları, ne havaalanlarını beklemesin. Siyasi tanıma noktasında tüm izolasyonların kalkması gerçekleşmedikçe, tüm izolasyonlar kaldırılmadıkça bu beklenmesin. Bir defa tüm izolasyonların kalkması lazım. Kalktığı anda gereğini yaparız. Verdiğimiz sözü tutarız. Türkiye bugüne kadar verdiği sözü nasıl yerine getirdiyse aynı şekilde karşımızdakiler de sözlerini tutsunlar ve gereğini yerine getirsinler. Bu gelmedikçe de o zaman kusura bakmasınlar."
Çözüm AB'de değil BM'de
AB'ye ihtiyacımız var: 'Türkiye zor bir ülke' deniyor. Bu yakıştırma çirkin. Türkiye zor bir ülke değil, dürüst bir ülkedir. Bazıları kolaycılığa kaçıyor ve "Bizim AB'ye ihtiyacımız mı var' diyorlar. Bu, olayı fasit bir daire içine mahkûm etmek, dünyadan izole etme anlayışının basit bir mantığıdır. Nasıl oralardan kendini tecrit edersin? Bu münasebetleri kopardığın zaman, ekonomideki ilişkiler de zaman içinde tam tersine dönecektir. Artık dünya bir bütündür ve büyükçe bir köydür.
11 adım öndeyiz: Şu anda biz çok daha güçlüyüz. 'Bir adım öndeyiz' demiştik. Şimdi 11 adım öndeyiz. Yeni paketimizde 10 tane daha çözüm önerisi var. Onlar bu adımları atacak ki iş süratle çözüme kavuşsun. Siyaseten yapılan yanlış, Rum tarafının elinde bulundurduğu AB kozuna güvenerek, BM'nin çözüm arayışının dışında hareket etmesine sebep olmaktadır. Kıbrıs'ta siyasi çözüm AB zemininde olamaz, çözüm BM zemininde olacak.
Resmi söyleme aykırı
Başbakan Erdoğan'ın partisinin dünkü grup toplantısında, "Verilen sözler yerine gelmezse kimse bizden ne limanları, ne havaalanlarını beklemesin. Siyasi tanıma noktasında da tüm izolasyonlar kaldırılmadıkça bizden bu beklenmesin. Kalktığı anda biz gereğini yaparız" şeklindeki sözleri Türkiye'nin resmi Kıbrıs politikasıyla uyuşmuyor. 3 Ekim'de müzakerelerin açılması için gerekli olan gümrük birliğini Kıbrıs Rumları'na genişleten ek protokolü 29 Temmuz 2005'te imzalayan hükümet, o tarihte yayımladığı deklarasyonla siyasi pozisyonunu netleştirmişti. Deklarasyonun 4. maddesinde, Türkiye'nin limanlar konusundaki inisiyatiflerinin 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıma anlamına gelmeyeceği' vurgulanıyordu. Dışişleri Bakanlığı da Başbakan'ın aksine 'izolasyonların kaldırılmasıyla tanıma konusu' arasında asla bir bağlantı kurmamaya özen gösteriyor.

Ankara, Radikal
21.06.2006