Lütfen siz önden Hakkı Bey

 

ZOR durumda kalınca, en kolay yol, demagoji ya da eski alışkanlıklar.

Geçen hafta Hakkı Devrim BTC boru hattı açılışının, gazetelerde törenden bir gün önce yer almayışını eleştiriyor. Acele işe şeytan karışıyor, tören ertesinde gazetelerin tümü BTC haber ve resimleriyle dolu.

Ben de, Hakkı Devrim’in üslubunu ve bu yanlışını vurgulayan bir yazı yazıyorum.

Polemiklerde seviyeyi, ne yazık ki, alttakinin seviyesi belirliyor. Bunun kanıtı, Devrim’in dün bana verdiği yanıt. Laf cambazlıklarıyla karışık, soruyor, "üstüme kim gönderdi" diye.

Kendini ele veren bir soru. Demek, birileri Devrim’e, "şunun üzerine git" diyor, o da kağıda, kaleme sarılıyor, emri yerine getiriyor. Ona göre, eleştirmek için mutlaka kuyruk acısı gerekiyor. Yaşadığımız iletişim çağına teğet geçen bir çırpınış. İletişim bilimine ters röveşata.

Demek ki, onun alışkanlığı, sık sık dem vurduğu Yeni Sabah’tan, Cihat Ağabey’sinden kalma bir saldırı kültürü.

Bu saldırı kültürü bana yabancı. Ne de olsa, aramızda kuşak farkı, var. Bizim kuşakta gazetecilik bilgi üzerine. Demek ki, Hakkı Bey’de emirnamelerle saldırı üzerine.

Hakkı Bey! Benim için, "üstüme kim gönderdi" sorusunu sormadan, önce siz açıklayın kimlerin sizi, kimler üzerine saldırttığını, hangi yazıyı hangi emirnameye dayandırdığınızı.

Hakkı Bey, lütfen şöyle buyrun, ne de olsa, benden büyüksünüz.

Yalçın Doğan, Hürriyet
19.07.2006