Düşünceye özgürlük: Mağden için beraat kararı

 

Yazdığı yazıda halkı askerlikten soğuttuğu gerekçesiyle üç yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Perihan Mağden savcının 'Düşünce suç olmamalıdır' mütalalasıyla beraat etti
Genelkurmay Başkanlığı'nın suç duyurusu üzerine gazeteci-yazar Perihan Mağden hakkında 'halkı askerlikten soğutmak' suçundan açılan dava beraatle sonuçlandı. Mahkeme, Anayasa'nın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 'düşünce ve ifade özgürlüğü'yle ilgili maddeleriyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) bu yöndeki kararlarına atıfta bulunarak, söz konusu yazıda suç unsuru bulunmadığına karar verdi.
Mağden'in 27 Aralık tarihli Aktüel Dergisinde yayımlanan 'Vicdani Red bir insan hakkıdır' başlıklı yazısı üzerine Genelkurmay Başkanlığı 'ihbarda' bulunmuş ve İstanbul Cumhuriyet Savcılığı da soruşturma başlatmış ve 'halkı askerlikten soğutmak' suçundan üç yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Davanın iddianamesinde şu satırlar yer aldı: "... Coğrafi şartların ve sınırların ayrı ayrı göz önüne getirilip düşünüldüğünde ülkemiz açısından zorunlu askerliğin ne denli önemli olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır... yazı metninde ifade özgürlüğünün kullanımından ziyade askerlik hizmetinin yapılmasıyla ilgili 'halkı askerlikten soğutacak' şekilde olduğu görülmüştür."
'Elim taşın altında'
Davaya, gösterilen tepki büyüktü. Uluslararası kuruluşlar, Türkiye'den de yazarlar, gazeteciler ve aydınlar Mağden'e destek verdi. Davanın ilk duruşması 7 Haziran'da yapıldı.
Türkiye'den ve Avrupa'dan aydınlar 'destek', kendilerini 'ulusalcı' diye tanıtan bir grup ise 'protesto' için gelmişti.
Saldırı ve küfürler eşliğinde mahkeme salonuna giren Mağden savunmasını yaptı: "Bu dava yurdumuzda düşüncenin, vicdani kanaatleri belirtmenin suç olmaktan çıkarılmasına herhangi bir katkıda bulunacaksa bu çileyi de hakikaten sevgi ve sevinçle çekerim. ... Buyrun elim taşın altındadır..."
'Mağden'i parçalayacaklardı'
İlk duruşmada yaşananlar tepkileri daha da artırdı. O gün adliyede bulunan yazar Ayşe Kulin, gördüğü manzarayı "Adliye koridorlarını dolduranlar, Perihan'ı ve yanındakileri parçalayabilirlerdi" diye anlattı.
Davanın ikinci duruşması dün görüldü. Adliye önünde 'olağanüstü güvenlik önlemleri' alınmıştı. Yolun iki ucunda 'polis noktaları' vardı. Adliyeye girmek isteyenler sokağın başında tek tek arandı ve 'neden geldikleri' soruldu. Duruşma saati yaklaşınca polis ekipleri adliye içindeki önlemleri artırdı. Adliye içinde bulunan ve yakalarında 'Perihan Mağden'in yanındayız. 301. madde kaldırılsın' yazılı kokartlar bulunan bir grup genç dışarı çıkarıldı.
Yargılamanın yapılacağı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin önüne yerleştirilen polisler salona girip çıkanları kontrol etti.
Savcıdan örnek mütalala
Duruşmaya sanık Perihan Mağden katılmazken, eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman ile Fikret İlkiz'le birlikte dört avukatı hazır bulundu. Duruşmanın başlangıcında söz alan savcı Kadir Nazmi Yelkenci, beraat talebinde bulunurken, gerekçelerini tutanağa şöyle yazdırdı:
"Düşünce ve ifade özgürlüğü, insanların serbestçe bilgiye ve düşünceye ulaşabilmelerini, bunları elde edebilmelerini ve edindikleri düşünce ve bilgilerini açıklamaya zorlanmaması, düşünce ve inançlarından dolayı kınanmamaları ve suçlanmalarını ve düşüncelerini tüm yasal yollarla serbest biçimde açıklayabilmelerini ve üçüncü kişilere ulaştırabilmesini kapsar. ... Bahsi geçen yazı bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde askerlik hizmetinin eleştirilmediği, askerlikten soğutmak yönünde telkinde bulunmaya yönelik olmadığı, askerlik hizmetini olumsuz yönde etkilemediği, yazının demokratik hukuk devletinde askerlikle ilgili kişisel tercih ve düşüncelerin açıklanması niteliğinde olduğu ve yazının vicdani reddin ülkemizde de yasal düzenlemeye kavuşmasını belirtir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır."
'Yazı ağır eleştiri niteliğinde'
Savcıdan sonra kararı açıklayan hâkim Sevim Efendiler, 'düşünce ve ifade özgürlüğünü' düzenleyen Anayasa'nın 26., AİHS'nin 10. maddeleri ile AİHM'nin kararlarını anımsatarak, sanığın 'Vicdani ret bir insan hakkıdır' başlıklı yazıda kişisel görüşlerini açıkladığını, yazıda askerlik aleyhine ya da askerlikten soğutmaya yönelik ibarelerin bulunmadığını vurguladı. Kararda, "... yazı düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kullanımı kapsamında ağır eleştiri niteliğinde kaldığından, suçun yasal unsurları olmadığından sanığın beraatine..." denildi.
Bu kez sessizdiler
İlk duruşmanın aksine dünkü duruşmada adliye ve mahkeme salonunda 'sessiz' duran bir grup duruşma bittikten sonra adliyenin yanındaki parkta basın açıklaması yaptı. Büyük bir Türk bayrağı açan grup, açıklamayı okuduktan sonra dağıldı.

İstanbul, Radikal
28.07.2006