| |
Dün, tiyatro düşünürü ve yazarı Bertolt Brecht’in 50’nci ölüm yıldönümüydü. Tiyatro kuramcısı Prof. Dr. Sevda Şener, Brecht tiyatrosunu Milliyet okurları için yazdı...
Prof. Dr. Sevda Şener
Bertolt Brecht (1898 - 1956) tiyatro düşünürü, uygulayıcısı, oyun yazarı ve yönetmeni olarak yeni bir akım yaratan, yirmili yıllardan başlayarak Batı politik tiyatrosunu, altmışlı yıllardan itibaren de bizim tiyatromuzu etkilemiş olan çağımızın en önemli tiyatro adamlarındandır.
“Üç Kuruşluk Opera”, “Sezuan’ın İyi İnsanı”, “Cesaret Ana” gibi sık sık sahnelenen altı uzun ve çok sayıda kısa oyunu içeren Bertolt Brecht tiyatrosu, düşündürücü olduğu kadar eğlendirici özelliğiyle de değerini koruyor.
Bertolt Brecht’in tiyatroya hem özde hem biçimde yeni bir anlayış getirmiş olan epik tiyatro kuramı, yeni deneylere açılarak dünya sahnelerinde olduğu gibi, bizim tiyatromuzda da geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Ölümünden yarım yüzyıl sonra Bertolt Brecht’in günümüz tiyatrosundaki yerini, yaşadığı yıllarda olduğundan daha farklı bir biçimde koruduğunu düşünüyorum.
Önemini koruyor
Bertolt Brecht, belli bir politik tiyatro anlayışının tiyatrodaki savunucusu olarak tarihte edindiği yerden başka, tiyatro sanatının özündeki itici güce yeniden işlerlik kazandırması açısından da bugün önemini koruyor.
Brecht, koşullarına tutsak olan insanının dramını canlandıran gerçekçi tiyatro anlayışına karşı çıkmış, toplumun içindeki gizilgücü tetikleyecek bir yazım ve sahneleme yöntemi sunmuştur.
Oyun yazımında, sahnelemede, oyunculukta, tasarımda uygulanan bu yöntem “yadırgatma yöntemi” olarak tanımlanır.
Bu yöntemin temelinde, klasikleşmiş Batı tiyatrosundaki gerçeğin taklidine dayalı yansıtmacı tekniğe karşı, halk tiyatrolarında ve Doğu tiyatrosunda kullanılan göstermeci anlatım tekniği bulunur.
Neden - sonuç bağı ile kenetlenmiş tek bir olay dizisi yerine her biri kendi içinde bütünlenmiş öykü birimlerini yan yana dizerek, aralarında bir anlatıcının açıklamalarıyla bağlantı kuran açık uçlu oyun yapısı, konuyu seyircinin tartışmasına açar.
Ezberi tartışmaya açtı
Oyunun iletisini konuya özümletmeyip açıklayarak, olayları canlandırmayıp göstererek, seyirciye durumu yaşatmak yerine anlatarak uygulanan bu yöntemle gerçeklere eleştirel gözle bakılabilmesi, sorunların yeni çözüm yolları üzerinde düşünülebilmesi sağlanır.
Bertolt Brecht, tiyatronun eğlendirme işlevine de yeni bir yorum getirmiştir. Bu, sahnedeki oyunu büyülenmiş olarak seyretmenin kendine özgü edilgin keyfiyle yetinme yerine, seyirciyi sahne ile karşılıklı etkileşim içine sokan, us’un devinimini hissettiren, düşünsel üretimin zevkini tattıran kapsamlı bir eğlendiricilik anlayışıdır.
Onun, tarihsel süreçleri nedenleri ve bağlantılarıyla gösteren, karmaşıklığı ve bütünlüğü içinde bir dünya tablosu sunan, ezbere yorumladığımız gerçekleri yeniden tartışmaya açan tiyatro anlayışı, günümüzün bireysel bunalımının kıskacındaki insanın dramına odaklanmış tiyatrosuna güçlü bir seçenek oluşturma görevini sürdürüyor.
Bertolt Brecht tiyatrosunun özellikle bizim için ayrı bir önemi var. Onun savunduğu ve uyguladığı tiyatro anlayışı, kurgusu ve üslubu bakımından geleneksel tiyatromuza çok benziyor.
Haldun Taner gibi usta oyun yazarlarımız bu benzerlikten esinlenerek bize özgü tiyatronun çağdaş dünya tiyatrosu düzeyindeki en başarılı örneklerini vermişlerdir.
Sevda Şener , Milliyet
15.08.2006 |