SABAH'ın Genel Yayın Müdürü Fatih Altaylı'nın kötü bir huyu var: "Okuma" eylemiyle başı pek hoş değil. Dün yine öyle şeyler yazdı ki başka şeyler gibi elindeki satış raporlarını bile okumadığı ortaya çıkıyor.
Ya da patronunun da bu raporları okumadığını düşünerek onu kandırmaya çalışıyor, "bak ne kadar başarılıyım" diye!
Hatırlayacaksınız, geçenlerde "Sabah'ın tirajındaki baş döndürücü yükselişin Hürriyet'te kıskançlığa neden olduğunu" yazmıştı.
Bu köşede ona doğru rakamları hatırlatmıştım.
Dün baktım Hürriyet ile Sabah arasındaki fark daha da açılmış. Hafta içi farkı 100 bine, hafta sonu farkı ise 200 bine yaklaşıyor.
Bugün de dün verdiği bir başka bilgiyi düzelteyim ki herkes doğruyu bilsin.
Altaylı dün köşesinde şöyle yazdı: "Hürriyet, Almanya'da 28 bin satıyor. Sabah ise her türlü baskıya rağmen 15 bin satıyor."
Bu yüzden Sabah'ın Almanya'da yayınlanmasını önlemek için elimizden geleni ardımıza koymuyormuşuz.
Hürriyet'in Almanya'daki baskı ve satışları, bağımsız tiraj denetleme kuruluşu IVW tarafından 1984'ten beri denetleniyor.
Hürriyet, aynı zamanda Almanya'da tirajını bağımsız olarak denetlettiren en eski yabancı yayın organı. Hürriyet, Avrupa'da pazar günleri hariç toplam 30 bin noktada okuyucularına ulaşıyor.
2006 yılının 9 aylık denetlenmiş rakamları şöyle: Pazartesi-cumartesi ortalama günlük baskısı 114 bin 678, net satışı ise 56 bin 993.
Henüz denetlenmeyen kasım ayı net satışı ise 57 bin 913.
Almanya'da pazar günü satış noktalarının önemli bölümü kapalı olduğu için pazar günü satışları dikkate alınmıyor. Sadece Hürriyet için değil, Bild gibi büyük Alman gazeteleri için de geçerli bir durum bu.
Sabah ise Almanya'da Frankfurter Rundschau matbaasında günde 17 bin adet basılıyor. Almanya içi satışı 3 bin 800, toplam Avrupa satışı 5 bin 500 civarında. (Pazartesi-cumartesi rakamları.)
Sabah, tirajlarını denetlettirme cesaretini gösteremediği için bunlar denetlenmiş rakamlar değil. Dağıtım şirketlerinin iç raporlarından elde ediyoruz bu bilgileri.
Ve Altaylı, bu rakamları bilmiyormuş gibi Hürriyet'in Sabah'ın "başarısından çekindiği için" Almanya'daki yayınlarını engellemeye çalıştığını iddia ediyor.
Ve bir de çocukların bile inanmayacağı bir iddiayı ortaya atıyor: Sabah'ın Almanya'da baskı yaptığı bir matbaayı bu işten vazgeçirmek için "Sabah'ı basarsanız, biz de Bild'in baskısını size yaptırmayız" tehdidini yapmışız.
Acaba Doğan Yayın Holding, Almanya'da televizyon alacağım derken gizlice Bild'i mi satın aldı diye düşündüm. Sordum, hayır Bild'i henüz satın almamışız!
Bild'in Genel Yayın Müdürü Kai Diekmann'a sordum, bu yazılan doğru mu diye. Önce böyle bir şeyin yazılmış olabileceğine inanmadı. Yazıyı çevirtip kendisine gönderttim.
"Bunlar profesyonellikle bağdaşmayan yaklaşımlar" dedi. "Almanya'da böyle bir şey yapmak kimsenin aklına gelmez, yapanı da yaptığına pişman ederler" diye ekledi.
Altaylı'nın benimle ilgili olarak kullandığı bazı ifadelere ise yanıt vermeyeceğim.
O seviyeye inersem en yakınlarımı utandırırım diye çekinirim.
Okuyucular ve meslektaşlarımız ikimizi de tanıyorlar nasıl olsa.
Mehmet Y. Yılmaz, Hürriyet
25.11.2006 |