| |
Son zamanlarda çok az ziyaret, Papa 16. Benedictus'un bugün başlayacak olan Türkiye gezisi kadar kritik bir önem taşımıştır.
Papa'nın gezisi, üzerinde yaşadığımız dünyanın seyrinin giderek kötüleştiği bir döneme denk düşüyor. Filistin sorununun çözümsüzlüğü ve ABD'nin Irak'ı işgali, İslam dünyası ile Hıristiyan dünyası arasındaki uçurumu iyice derinleştirmiş bulunuyor.
Ayrıca, 16. Benedictus'un kısa bir süre önce İslamiyet ve Hazreti Muhammed hakkında yaptığı talihsiz alıntılar, İslam dünyasını ciddi bir şekilde rencide etti ve maalesef medeniyetler çatışması tezlerini kuvvetlendirmekten başka bir işe yaramadı.
Papa'nın Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine karşı çıkan, Avrupa'yı Hıristiyanlığın kutsal kalesi olarak gören muhtelif açıklamaları da arşivlerde külleneceğe benzemiyor.
Bugün başlayacak olan ziyaret, Batı ile İslam dünyası arasında asılı duran kara bulutların dağıtılması bakımından tarihi bir fırsat sunuyor. Bu iki dünya arasında yeni bir anlayışın filizlenmesine duyulan ihtiyaç son dönemde hiç bu kadar hayati olmamıştı.
Papa 16. Benedictus, bu ziyaret sırasında yapacağı açıklamalar ve jestlerle, mevcut kötüye gidişi durdurma ve daha önceki çıkışlarının yarattığı görüntüyü tersyüz etme imkânına sahiptir. Türkiye gezisini bu yönde değerlendirdiği takdirde, Papa, dünya barışına eşsiz bir katkıda bulunmuş olur.
Kendisinin bir din adamı olarak, bu ihtiyacın dayattığı olgunluk ve sorumluluk anlayışıyla hareket edeceğini ümit etmek istiyoruz.
Ziyaretin yalnızca Papa değil, Türkiye açısından da kritik bir sınava dönüştüğünü belirtmemize gerek yok.
Papa'nın Türkiye ziyaretinin bir saygı ortamında tamamlanması ülkemizin dış dünya karşısındaki görüntüsü bakımından hayati önemde. Bu ziyaret Türkiye'ye yakışan bir olgunlukta geçmelidir.
Gönül isterdi ki, Türkiye'nin devlet adamlarının Papa ile el sıkışmaktan çekindikleri gibi bir görüntü de hiç ortaya çıkmasın.
Bu duygu ve düşüncelerle Papa 16. Benedictus'a "hoş geldiniz" diyoruz.
Milliyet
28.11.2006
|