| |
AB, Türkiye ile müzakerelerin geleceğine yönelik bir karara varmaya çalışırken, birlik ülkeleri arasındaki görüş ayrılığı derinleşiyor. AB Dönem Başkanı Finlandiya ve diğer üyelerin çoğu, komisyonun tavsiyesine destek verirken, Fransa ve Almanya'nın “takvim” isteğine karşı çıkıyor.
AB Konseyi, gelecek hafta Türkiye ile müzakereler konusunda nihai bir karar vermeye hazırlanıyor. Birlik üyeleri Türkiye konusunda ikiye bölündü. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye'nin AB üyeliği konusunun gözden geçirilmesi için bir tarih belirlenmesi çağrısına destek ararken, Türkiye'nin üyeliğine sıcak yaklaşan birlik üyeleri takvim ısrarına direniyor.
BERLİN'E ÇİFTE UYARI
Türkiye ile müzakerelerin yavaşlasa bile mutlaka sürmesi gerektiğini düşünen ülkeler, komisyonun "müzakerelerin sekiz başlıkta dondurulması ve diğer başlıkların limanlar açılana kadar kapatılmaması" yönündeki kararının AB Liderleri tarafından onaylanmasını istiyor. Takvim ısrarını sürdüren Güney Kıbrıs, Yunanistan, Almanya ve Fransa'ya AB dönem başkanlığı ile komisyondan çifte uyarı geldi. AB Dönem Başkanı Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen, komisyonun tavsiyesinin müzakereler için uygun bir zemin oluşturduğunu söyleyerek, üstü kapalı olarak Fransa ve Almanya önerilerini desteklemediğini ifade etti. Vanhannen, tren yavaşlamış olsa da aynı hedefe doğru gidiyor derken, "Türkiye'nin AB üyeliği temel hedefimiz, kaderimiz aynıdır" yorumunda bulundu.
TAVSİYESİ YETERLİ
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, hem AB'nin hem de Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi. Barroso, komisyonun Türkiye ile müzakerelerin geleceğine ilişkin tavsiye kararını savunarak, "Bu tavsiye adil, dengeli ve saygındır. Bütün üye ülkeleri bu kararı büyük ölçüde desteklemeye çağırıyorum" diye konuştu.
Komisyonun tavsiye kararını "ağır" bulan İngiltere, İspanya ve İsveç ise AB Konseyi'nin Türkiye'nin stratejik önemi doğrultusunda bir karar vermesi için çaba gösteriyor. İngiltere, müzakerelerin yalnızca üç başlıkta dondurulmasını isterken, başlıkların kapatılmaması ve Ankara'ya bir takvim verilmesi isteklerine şiddetle karşı çıkıyor. Rum Yönetimi ise, takvim istekleri kabul edilmezse zirvede karar çıkmasına izin vermeyecekleri tehditinde bulunuyor.
Yeni Şafak
06.12.2006 |