| |
Yazar Orhan Pamuk, Nobel ödülünü almaya gittiği Stockholm'de ayağının tozuyla basının karşısına çıktı. Pamuk, "Maalesef Türkiye'nin AB üyeliğine dair heyecan iki yıldır Avrupa ve Türkiye'de azaldı. Bu da beni üzüyor" dedi.
'AB ilişkileri beni üzüyor'
Nobel Edebiyat Ödülü'nü almak için gittiği Stockholm'de ayağının tozuyla dünya basınının karşısına çıkan Orhan Pamuk 'Maalesef Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin heyecan, hem Avrupa hem de Türkiye'de azaldı. Bu da beni üzüyor' dedi
Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Orhan Pamuk, pazar günkü ödül töreni için gittiği İsveç'in başkenti Stockholm'de, AB-Türkiye ilişkilerinin mevcut durumunun kendisini üzdüğünü söyledi. Norstedts'in yayınevinde basın toplantısı düzenleyen Pamuk, Türkiye'nin AB üyeliğinin her iki tarafa da yarar sağlayacağını ancak üyelik süreci konusunda kötümser olduğunu belirtip "Bu beni şu günlerde üzen bir konu. Ve bu benim şu günlerde yapabileceğim en eleştirel yorum. Maalesef Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin heyecan son iki yılda hem Avrupa hem Türkiye'de azaldı. Bu da beni üzüyor" ifadelerini kullandı.
Pamuk, Türkiye'nin AB üyeliğinin faydaları hakkında ise "Türkiye AB'ye katılırsa, bu Avrupa için iyi bir şeydir. AB, çokkültürlü ve daha hoşgörülü bir yapıya dönüşür. Türkiye'nin AB üyeliği, uygarlıklar arasında çatışma değil, uyum olduğuna dair örnek teşkil eder. AB üyeliği, Türk demokrasisi, ekonomi ve halkı için de iyidir. Bütün dünya için iyidir" yorumu yaptı.
Pamuk, hakkında 'Türklüğe hakaret'ten dava açılmasına yol açan "Bu topraklarda 1 milyon Ermeni 30 bin de Kürt öldürüldü" sözlerine ilişkin soru üzerine ise Ermeni soykırımı iddiası hakkında yorum yapmak istemediğini belirtti. Yazar, toplantının sonuna gelindiğini belirtip "Bu derin bir mesele. Son üç dakikada bu konuya girmek istemiyorum" dedi.
Pamuk'a kitapları ve Nobel'e dair sorular da yöneltildi. "Benim için bu ödülü almak çok büyük bir onur. Belki de hayatımdaki en güzel bir-iki şeyden biri" ifadelerini kullanan yazar, bunun hayatında değişiklik yaratıp yaratmayacağı sorusuna "Hayatıma ekonomik olarak değişiklik getirdi ama bunun dışında yaşantımda değişiklik olmayacak" yanıtı verdi. Pamuk, bir gazetecinin kendisini Rus yazar Dostoyevski ile karşılaştırması üzerine ise "Benim stilim ile Dostoyevski'nin stili arasında hiçbir benzerlik yok. Benim kitaplarım film yapılmadı. Yapılmasını da istemiyorum şimdilik. Yazarlıktan başka hiçbir ortak özelliğimiz yok" yorumu yaptı.
Şu anda İran edebiyatıyla ilgilendiğini aktaran Pamuk "Yazmak benim karakterim. Neredeyse her şeyi kendime göre yazmak, tekrar yorumlamak, şekillendirmek, iletmek. Bu, benim varoluş nedenim neredeyse. Her şeyi yazıyorum. Büyükler, çocuklarına "Benim oğlum paşa olacak" derler. Bana da daima ne zaman Nobel'i alacaksın diye sorarlardı. Aldım, kimse bana artık bu soruyu yöneltemez" dedi.
Yazar, 'edebiyatın gücüne' dair soruya ise "Edebiyatın gücü kitap ve kalemdir. Edebiyat anlayabilmek, konuşabilmek, eğlenebilmek, yaşayabilmektir. Anlayabilmek ve anlatabilmektir. Onu yaşayamıyorsan, onun hiçbir gücü yoktur" yanıtı verdi.
Pamuk bugün Türkiye'nin Stockholm Büyükelçisi Necip Egüz'ün onuruna vereceği öğle yemeğine katılacak. Ardından İsveç Akademisi'ndeki konferansa katılıp Nobel konuşması yapacak. Büyükelçilik, cumartesi günü de yabancı sanat ve kültür dünyasından kişilerle İsveçli ve yabancı diplomatların katılımıyla Pamuk onuruna ikinci kez yemek verecek. Pamuk, 1.37 milyon dolarlık maddi karşılığı olan Nobel Ödülü'nü pazar günkü alacak.
Radikal
07.12.2006 |