| |
Finlandiya, Türkiye'yle müzakerelerin durmadığını ispat için en geç 21 Aralık'ta ekonomi-para politikaları başlığının açılması için atakta. Komisyon da girişimi destekliyor. Ama Rum vetosu tehdidi sürüyor
Türkiye'ye Gümrük Birliği Ek Protokolü uyarınca limanlarını Rumlara açmadığı gerekçesiyle kesilen ceza, AB'de tüm tarafları memnun etti. AB dışişleri bakanlarının önceki gün 'sekiz müzakere başlığının açılmaması, açılacakların protokol uygulanana dek kapatılmaması, protokolün uygulanmasının üç yıl raporla denetlemesi' kararını almasının ardından, Dönem Başkanı Finlandiya yıl sonundan önce bir başlığın daha açılması için kolları sıvadı. Asıl merak konusu, yine Rum vetosuna toslanıp toslanmayacağı...
AB kaynakları, müzakerelerin tümden dondurulmadığını göstermek için Finlandiya'nın bir başlığın açılması girişimini Komisyon'un da kuvvetle desteklediğini belirtti. Üst düzey bir AB yetkilisi, Helsinki'nin ekonomi ve para politikaları başlığının açılması için en geç 21 Aralık'ta anlaşma umduğunu söyledi. Komisyon'un genişleme sorumlusu Olli Rehn, "Türkiye, teknik hazırlıkları tamamlanmış başlıkların açılmasıyla müzakerelerde mümkün olduğunca çabuk ilerlemeye hazır" dedi. Tarama sürecinin tamamlanması için özel toplantılar yaptıklarını ve bazı başlıkların Noel'den önce açılmaya hazır olacağını söyleyen Rehn, "Bu da Ankara'nın protokolü uygulamamasınden etkilenmeyen bölümlerde ilerleme kaydedildiğini gösteriyor" dedi. Finli komiser, Erdoğan'ın "Türkiye'de reformlar aynı kararlılıkla devam edecek" açıklamasını tasvip ettiklerini belirterek "Artık reform sürecine var güçle yeniden başlanacağına güveniyoruz" diye ekledi.
Dikkatler, Rum Yönetimi'nin müzakereleri bloke etmeyi, AB'nin limanların açılmamasını cezalandırmasından sonra da sürdürüp sürdürmeyeceğine çevrildi. AB, Rum vetosu yüzünden bugüne dek sadece bilim-araştırma başlığını 12 Haziran'da açıp kapatabilmişti.
Kararı, Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso, "Müzakerelerin yönetilmesi açısından sağlam ve net temel. Türk reformcuları ve demokratları teşvik mesajı" diye selamladı. Bir AB diplomatı, "Klasik uzlaşı. Büyük sürpriz, büyük kazanan, büyük kaybeden yok" dedi. Britanya Başbakanı Tony Blair, "Avrupa'nın Türkiye'ye sırtını dönmesi çok büyük bir uzun vadeli stratejik hata olur" uyarısını yapıp yarınki AB zirvesinde Türkiye adına diğer liderlere baskı yapacağını ima etti:
Blair zirveye taşıyacak mı?
"Gelecek günlerde Gümrük Birliği Anlaşması'yla ilgili çeşitli konularda ilerleme kaydedileceğini umuyorum. Zirveden tatminkâr ayrılıp yeniden hız kazanacağımızı umuyorum." Londra, Türkiye Rumlara liman açılımını yazılı sunarsa, zirvede resmen tartışılmasını talep edeceğini iletmişti. Ama Ankara, bakanların kararını beğenmediği için bu talebi reddetti.
Merkel'den hazım hatırlatması
Alman Başbakanı Angela Merkel, kararı hem akılcı olduğu hem de müzakerelerin normale dönmesine imkân tanıdığı için överken, Türkiye'yi zirvede de ele alacaklarını kaydetti. "Türkiye'deki seçimden dolayı şimdilik hızlı gelişmelerin yaşanacağı konusunda şüphem var" diyen Merkel şunları söyledi: "Türkiye'yle müzakereler ucu açık sürdürülecek. Kopenhag Kriterleri'nden biri de AB'nin yeni üye kabul edebilme yeteneği. Bu konuda Türkiye'den farklı görüşüm olabilir. Ancak söz verdiğimiz konularda güvenilir bir ortağız" diye konuştu.
Plassnik: Manası bir yıllık ara
Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel ile Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik de, dün kararı kendi kamuoyları karşısında savundu. Schüssel "Türkiye'yle müzakerede 35 başlığın açılıp kapanmasında 70 kez oydaşma sağlanması gerek. Ucu açık müzakerenin sonucu üyelikten başka şey olabilir. Avusturya üyeliği referanduma koyacak" dedi. Plassnik de "Sekiz başlığın dondurulması müzakereye asgari bir yıl ara anlamına geliyor. Başlıkların açılabilmesi için siyasi değerlendirme süreci konusunda oy birliği sağlanmasından özellikle çok memnunum" diye konuştu.
Radikal
13.12.2006 |