Büyükanıt'ın "ne" söylediği daha önemli

 

Her zaman olduğu gibi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın söyledikleri üzerinde durmak yerine, "niye" söylediği üzerine kalem oynatanlar, "usul"ün arkasına saklanıp oradan yumruk çıkarıyorlar.
Sordukları şu:
"Genelkurmay Başkanı niye konuşuyor?"
"Usul"e itirazı bir yana bırakırsak, Büyükanıt'ın, işin esasıyla ilgili sözleri yanlışsa, doğrusunu söylemek de eleştiri sahiplerine düşer.

Bunlar yanlış mı?
"Ne diyor" Genelkurmay Başkanı:

1- Türkiye-Irak hududunun Irak tarafı PKK'ya teslim edilmiştir.
Doğru değil mi?
Yanlış olduğunu bilen varsa, çıkıp söylemelidir. Sınırın Irak tarafında silahlı PKK'lıların bulunduğu ve "gümrük vergisi" topladıkları da bilinen bir gerçek değil mi?
2- Kim teslim ediyor bu hududu PKK örgütüne? Onun takdirini sizlere bırakıyorum.
Kimin teslim ettiği belli değil mi? ABD-Talabani-Barzani değil mi sınırı teslim edenler? Karşıdaki gerçek otorite ABD olduğuna göre, bu soruya "Hayır, onlar teslim etmiyor" demek mümkün mü?
3- Açıkça söylüyorum: Şu anda PKK'nın en büyük destekçisi Kuzey Irak'taki iki gruptur.
Yanlış mı? Talabani ve Barzani, yıllardır PKK'yı desteklemiyorlar mı? ABD'nin işgalinden sonra bu desteklerini daha da artırmadılar mı? "Hayır, desteklemiyorlar" denilebilir mi?
4- PKK'yı siyasi bir olay görenle benim asker olarak konuşmamın faydası yok. Siyasi olarak kim görüşürse görüşür, ona bir diyeceğim yok.
Bu sözlerin neresine itiraz ediliyor? Talabani-Barzani ikilisi PKK olayını siyasi bir olay olarak görmüyorlar mı? Barzani daha birkaç gün önce Ralston'a bu yorumu yapmadı mı?
5- Terör olayını, insan hakları ve azınlıklar bazına indirip Türkiye'nin önüne çokuluslu bir sorun halinde koymak istiyorlar. Bu, PKK ile mücadelede benim görebildiğim en önemli husustur.
PKK'yı içeride ve dışarıda siyasallaştırıp meşrulaştırarak "uluslararası sorun" haline getirmek örgütün en önemli amacı değil mi? Konuyu, uluslararası müdahaleye konu olabilecek hale getirmek için çaba gösterilmiyor mu?

Esasa itiraz
Bu saptamaların esasına ilişkin itiraz varsa söylenmelidir. Nitekim, PKK çizgisinde hareket eden kimi kişi ve kuruluşlar açıktan bunu yapıyorlar. Düzenledikleri konferansların sonuç bildirgelerinde bu talepleri sıralıyorlar. PKK'nın siyasallaşmasını, Öcalan'ın affedilmesini, hatta siyasi haklara kavuşturulmasını, örgütün çizgisindeki parti ve kuruluşlar talep ediyorlar. Bağımsızlığı savunan da var, federasyonu savunan da, üniter yapı içinde çözüm diyenler de...
Bir de bunları söyleyemeyip "usul"e atıp-tutan, "niye konuşuyor"a takılıp kalanlar...
Org. Büyükanıt, TSK'nın görüşlerini açık bir şekilde söylüyor.
Başbakan Erdoğan veya Dışişleri Bakanı Gül'ün bu saptamalara katılmadıklarını düşünmek mümkün mü?
Türkiye'nin bu önemli sorunda ihtiyacı olan, siyasi otoritenin politikasını netleştirip gereğini yapmasıdır.

Fikret Bila, Milliyet
18 .02. 2007