| |
Evet, kimse kızmasın Evren Paşa'ya, çünkü doğruları söylüyor. Kızmak yerine soğukkanlı ya da kurmayca düşünmek daha isabetli bir tercih olur.
Yakın tarihimizde çok büyük yanlışların, demokrasi ve hukuk ayıplarının, hatta rezaletlerinin altındaki bir numaralı imza olan 12 Eylül'ün lideri bugün Türkiye'nin önünü yılladır tıkayan bazı gerçekleri dile getiriyor.
Kimse kızmasın dedim.
Ama kızıyorlar.
Öfke içindeler.
Evren Paşa kaç gündür yaylım ateşi altında. Bölücü diyorlar Evren Paşa'ya, Amerikancı diyorlar. Ağızlarına geleni söylüyorlar.
Bu malum koroya katılmayan yok gibi. AKP'si, CHP'si, DSP'si, bazı baro ve sendika yöneticileri, hatta Demirel...
Muğla Cumhuriyet Başsavciliğı da Evren hakkında inceleme başlatmış bir suç duyurusu üzerine.
Türkiye bir şenlik!
Ne demiş Evren Paşa?
Türkiye'nin artık Ankara'dan yönetilemediğini söylemiş. Yani katı merkeziyetçiliği eleştirmiş.
Yanlış mı?
Ne demiş Evren Paşa?
"Marmaris'te 25 metrekareye bir trafo yapılması ihtiyacı doğdu. Başladılar Ankara'yla yazışmaya. Düşünün ben ilgilendiğim halde, bu küçük trafonun yapılması üç yıl sürdü. Böyle yönetim olur mu?"
Yanlış mı?
Ne demiş Evren Paşa?
"Türkiye'de bölge veya eyalet sistemine geçilirse, belki daha iyi olur. Dünyanın birçok yerinde, Amerika'da, Almanya'da var. Her şeyi Ankara'dan sorarak idare olmaz. Üniter yapı içinde bu eyaletler olabilir. Valileri de kendileri seçer. Kendi ihtiyaçlarını karşılamak için vergi de alabilirler. Federasyon değildir bu..."
Neden olmasın?
Tartışmaya değmez mi?
Üstelik kim söylüyor bütün bunları? Türkiye'yi son derece merkezileştiren, her şeyi Ankara'da toplayan, rejimi askeri vesayet altına alan bir askeri yönetimin, 12 Eylül'ün lideri söylüyor.
Ne demiş Evren Paşa?
"Kürt problemi vardır" diye sorunun adını açıkça koymuş ve kardeşlik çağrısı yapmış... Çeyrek yüzyıl önce Evren Paşa değil miydi, Kürtçe'yi yasaklayan; Kürt sözcüğü ağzından çıkanı terörist diye hapse atan; demokrasi karşıtı dalgayla Güneydoğu'daki büyük yangını çıkartan o değil miydi?..
Oysa şimdi, bunca yıl sonra yine Evren Paşa sorunun adını koyuyor, Türklerle Kürtlerin kardeşçe yaşamaları gerektiğini savunuyor..
Önemli değil mi?
Ne demiş Evren Paşa?
"Kuzey Irak'ta adamların parlamentosu var mı, var. Talabani Cumhurbaşkanı seçilmedi mi, seçildi. Barzani Kürtlerin başına geçti mi, geçti. Biz istediğimiz kadar hayır diyelim, orada bir Kürt devleti kuruldu. Bu saatten sonra yapacak bir şeyimiz yok."
Yanlış mı?
Ne demiş Evren Paşa?
"Düşmanla konuşamazsan savaşacaksın. O nedenle konuşulmalı. Dışişleri Bakanı Gül'ün 'Düşmanımızla bile konuşmalıyız' sözlerine katılıyorum." (Bir not: Genelkurmay Başkanı Büyükanıt Paşa'dan bu konuda farklı düşünüyor Evren Paşa).
Gerçekçi değil mi?
Ne demiş Evren Paşa?
"Kerkük'te haklarımız var; onları savunmalıyız ama gidip de Kerkük'ü işgal etmemize karşıyım. Türkiye Kerkük'e girerse, bütün dünyayı karşısına alır."
Yanlış mı?
Ne demiş Evren Paşa?
"Demokratik Toplum Partisi'nin(DTP) Meclise girmesi uzun vadede Türkiye'ye fayda getirir. İlk zamanlar belki çatışmalar olur ama yavaş yavaş durulur. Meclise komünist olan da, sağcı olan da, İslamcı olan da giriyor. bu da gelsin girsin. Meclise girmeyecekse, parti neden kuruluyor? Kardeşçe geçinmeyi öğrenmeliyiz. Baraj yüzde 7'ye indirilebilir dedim."
Yanlış mı bütün bunlar?
Ne demiş Evren Paşa?
"Leyla Zana'nın benden bir randevu talebi olmadı. Ama olsa görüşürüm."
Evet, nereden nereye?..
Kızmayın Evren Paşa'ya!
Kurmayca düşünün!
Son söz:
Evren Paşa'nın da hakkıdır değişmek...
Hasan Cemal, Milliyet
03 .03. 2007 |