| |
EVREN'e gösterilen hakaretli tepkiler onun önerisini irdeleyen ve başka türlü idari reformlar öneren 'eleştiriler' değildi; daha çok, aşağılayıcı saldırılardı.
GP lideri Cem Uzan, Evren'in "nü resimleri yapan bu şahsın terörist başı Öcalan ağzıyla konuştuğunu" söylüyordu mesela...
Hücum edenler Evren'in "nü" (çıplak) resimleri yaptığını, "Atatürk'ün makamını işgal eden bir darbeci komutan olduğunu" ya da "12 Eylül'de özgürlükleri doğradığını" falan söylediler...
1920'lerde genç bir Alman ile Amerikalı Oxford'da canciğer arkadaş olmuşlar. 1930'larda Alman genci Amerikalı arkadaşını davet ediyor, Nazi Almanya'sının nasıl düzenli, dinamik bir ülke olduğunu, "trenlerin bir dakika bile gecikmeden" kalktığını falan göstermek için.
Geziyorlar, tozuyorlar... İstasyona geliyorlar, ama tren yok! Bir saat rötarlı! Amerikalı, Alman arkadaşına bakıyor; Almanın tepkisi:
- Ama siz de Kızılderilileri öldürmüştünüz!
Eyalet ne demek?
Evren'in önerdiği 'bölge valiliği'dir. Eyalet, yani federasyon değildir.
Eyalet veya federasyon sistemlerinde eyalet parlamentosu, eyalet hükümeti ve eyalet mahkemeleri olur. Amerika'da valileri, Almanya'da eyalet başbakanlarını halk seçiyor; eyalet yüksek mahkemeleri vardır.
Eyalet sistemlerinin özelliği, yasama, yargı ve yürütme erklerinin eyaletlere 'bölünmüş' olmasıdır. Üniter devlette ise yargı ve yasama asla bölünmez, yürütme alanında ise mahalli hizmetler mahalli idarelere verilebilir.
Evren'in söylediği, merkezden atanmış 7-8 il valisinin üstüne bir 'bölge valisi' atamaktan ibarettir. Amacı teker teker illerin Ankara ile yaşadığı uzun ve etkinsiz bürokrasi zincirine bir 'ara kademe' koymaktır. Tıpkı istinaf mahkemeleri kurarak adli süreci hızlandırmak ve Yargıtay'ın yükünü azaltmak düşüncesi gibi.
Evren'in önerisinde bölge valisi de merkezden atanacağı için, tamamen üniter sisteme uygundur.
Bırakın bunu, Cumhurbaşkanı Sezer, Anayasa Mahkemesi Başkanı olduğu yıllarda, federatif sistemin kesin özelliklerinden biri olan, valileri halkın seçmesi görüşünü bile üniter devlet esasına uygun bulmuştu! (Karar No. 1999/1, Karşı Oy yazısı)
Yanlıştı tabii.
İdari reform?
Evren'in önerisi üniter devlet ilkesine uygundur ama ben iki açıdan katılmıyorum: Birincisi, bölge valiliği yeni bir 'ara bürokrasisi' yaratabilecektir. İkincisi, idari yapının bölgeselleşmesi bölgeci bencillikleri zamanla güçlendirebilecek, bundan az gelişmiş bölgelerimiz zarar görecektir.
Ama Türkiye'nin bir "idari reform"a ihtiyacı olduğu kesindir. Türkiye'ye, "siyasi adem-i merkeziyet"ten titizlikle sakınırken, ciddi bir "idari ademi-i merkeziyet" reformu lazımdır.
Mevcut sıkı merkeziyetçi idari sistem 15 milyon nüfuslu Türkiye için ve Tek Parti merkeziyetçiliğiyle oluşmuştur. Her şeyin sorumlusunun Ankara olduğu duygusunu yarattığı gibi, büyük çapta kaynak israfına da yol açıyor.
Gönül isterdi ki Evren'e bu sözlerinden dolayı hakaret eden liderler birkaç cümleyle de idari reformdan bahsetseydi!
Sayın Evren'in sözleri, tıkanmış idari reform sürecini yeniden ele almamıza yol açarsa, Türkiye doğru bir tartışma yapmış olacak.
Şimdiki "nü"lü, "hezeyan"lı tartışmalar boştur!
Taha Akyol, Milliyet
05 .03. 2007 |