Orgeneral Büyükanıt 'Kuzey Irak'a girmeliyiz' deyip topu hükümete attı

 

Genelkurmay Başkanı Büyükanıt kendi sordu kendi yanıtladı: Kuzey Irak'a operasyon yapılmalı mı? Yapılmalı. Operasyon fayda sağlar mı? Evet sağlar

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, merakla beklenen konuşmasını dün Genelkurmay Karargâhı'nda yaptı. Büyükanıt, kuvvet komutanlarının yanı sıra çok sayıda gazetecinin katıldığı toplantıdaki sözlerine, göreve başladığından bu yana sekiz ay geçtiğini, ancak bu süre içinde basın bilgilendirme toplantısı düzenlenmediğini hatırlatarak başladı. "Bu süre içinde maalesef arzu edilmeyen şeyler oldu. Ancak biz soğukkanlı olmayı yeğledik" diyen Büyükanıt, gelinen noktada bazı konuların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğine inandıklarını söyledi: "Bu toplantının neden 12 Nisan 2007'de düzenlendiğini sorabilirsiniz" diyen Büyükanıt, bu tarihin özel bir anlamı olmadığını, yoğun programdan boşluk buldukları için toplantıyı dün yaptıklarını belirtti, Büyükanıt'ın mesajları özetle şöyle:
Irkçı terörle karşı karşıyayız: Etnik yapı insanın iradesi içinde olmayan doğal ve sosyolojik bir sonuç olup, siyasi yönü yoktur. Bir ülkede değişik etnik yapıda insanlar olabilir. Etnik bir yapının üzerine siyasi amaçlı bir söylem yüklerseniz bu etnik milliyetçilik oluşturur. Esasen teröre giden yolun başlangıcı budur. Siyasal amaçlı etnik milliyetçiliğin üzerine belli bir amacı, şiddete, silaha dayalı bir yolla gerçekleştirmek isterseniz etnik milliyetçiliğe dayalı ırkçı, çağdışı bir terör çıkar. Etnik milliyetçiliğe, şiddete dayalı çağdışı ırkçı bir terör olayıyla karşı karşıyayız.
Milliyetçiliğimiz vatanseverliktir: Ülkemizde, ırkçı bir terör örgütü, PKK varken, Türk toplumunun ulusal değerlerine sahip çıkacak şekilde gösterilen en ufak tepkisine bile 'Türkiye'de milliyetçilik yükseliyor' yorumları yapılması ulusal güvenliğimize zarar veriyor. Bu tespiti yapmak Atatürk'ü anlamamanın bir itirafıdır. Bizim milliyetçiliğimiz Atatürk milliyetçiliğidir. Bu da hiçbir zaman etnik temele dayalı bir milliyetçilik değildir. Bizim milliyetçiliğimiz vatanseverliktir. Bu da endişe duyulacak bir şey değil. Gurur duyulacak, ifade edildikçe mutlu olunacak bir şeydir.
PKK mayısta hareketlenecek: İstihbaratlara göre terör örgütü mayıstan itibaren faaliyetlerini artıracak. Elimizde bilgiler var. Havaların normale dönmesiyle Kara Kuvvetleri ve Jandarma bölgedeki faaliyetlerine ağırlık verdi. Terörle mücadelede başarının bazı parametreleri vardır.

Siyasi ve askeri kararlılık, çok önemli.

Milis güçlerinin veya işbirlikçilerinin etkisiz hale getirilmesi, çok önemlidir. Teröristi dağda tutan işbirlikçilerdir. Bunlar etkisizleştirilmeli.

Psikolojik harekât.

Dış desteğin kesilmesi; bugün PKK üç alanda faaliyet gösteriyor. Kuzey Irak, PKK için eğitim ve lojistik destek alanıdır. İkinci alan Türkiye, PKK için mücadele alanı. Üçüncü alan Avrupa da siyasi alanıdır.

Terörist örgütün ümidinin kırılması. Maalesef son yıllarda ülke içinde ve dışında ortaya çıkan bazı oluşumlar, terör örgütünü ümitlendirmektedir. Bu ümidin mutlaka kırılması lazım. Bu örgütü destekleyen organizasyonların, partilerin, partinin pervasızlığını görüyor, yaşıyoruz.

Güvenlik güçlerinin yasal yetkileri. Bir yasa yapıp 100 sene o yasayla yaşayamazsınız. Fakat bazı uygulamalar terörle mücadelemizi olumsuz etkiliyor. Yasaları ihlal etmeden mücadelemizi sürdürüyoruz. Yasal çerçevede kalmak zorundayız. Aynı zamanda orada o mücadeleyi verenleri de yasal çerçevede korumamız lazım.
Barzani PKK ile müttefik: Bu bölüm, bir kısmıyla belki de özeleştiri kabul edilebilir. Terör sorununun Türkiye Cumhuriyeti bağlamında üç dönemeç noktası var. Birincisi, 1. Körfez Savaşı'dır. Türkiye koalisyon kuvvetlerine destek vermiştir, ancak sonucunda zarar görmüştür. Saddam kuzeye saldırınca yüz binlerce insan hudutlarımıza yığıldı. Biz suçlandık. Buraya sığınanlar Türkiye'de Kürt sorunu var diye dünyaya mal oldu. Kuzeyde PKK'ya koruma bölgesi oluşturuldu. Artarak devam etmektedir. Karakolların basıldığı, büyük zaiyat verdiğimiz dönemler bu dönemdir.
İkinci aşama 2. Körfez Savaşı'dır. Türkiye coğrafyasına hapsolmuştur. PKK çok büyük serbestlik kazanmıştır. Daha önemlisi, Kuzey Iraklı Kürt gruplardan biri (Mesud Barzani liderliğindeki KDP) PKK ile doğal müttefik oldu. Eskiden katırlarla gittikleri yerlere şimdi taksiyle gidiyorlar.
Kuzey fiilen bağımsız: Irak Taslak Anayasası iyi incelendiğinde kâğıt üzerinde federal bir Irak oluşuyor. İyi incelendiğinde gevşek bir konfederasyon olduğunu görüyorsunuz. Tarihte konfederasyonlar uzun yaşamamış. Anayasa'dan kaynaklanan başka ne durum var? PKK'nın varlığı kök salmıştır. Kuzey Irak'ta Irak güvenlik kuvveti yoktur. Kuzeye girmeleri yasaklanmıştır. Süleymaniye havameydanına indiğiniz zaman sadece Kürt bayrağı vardır. Karşılama töreninde Kürt milli marşı çalar. Şu anda Kuzey Irak'ta durum budur. Kuzey Irak'ta merkez bankası kuruldu. Müstakil yapı oluştu. Kendi parasını basıyor.
Siyasi kararla operasyon yapılmalı: Barzani'nin (Diyarbakır'a karışırız) sözlerini hepimiz biliyoruz. Asker olarak baktığınızda, söylediklerini kabul etmemiz mümkün değil. Şu soruyu sorabilirsiniz? 'Kuzey Irak'a operasyon yapılmalı mı?' Yapılmalı. Olayın iki boyutu var. Birincisi, sadece asker olarak baktığınızda evet yapılmalı; 'faydalı olur mu?' evet fayda sağlar. İkinci boyut siyasi. Hudut ötesinde operasyon yapılırsa siyasi kararın ortaya çıkması lazım. TSK yasal zeminde görev verildiğinde bu operasyonları yapabilir.
Şımartanları biliyorsunuz: Bu sözlerin (Mesud Barzani'nin sözlerinin) arkasında, onları bu duruma getiren, tabirimi lütfen maruz görün şımartanların kimler olduğunu siz çok daha iyi biliyorsunuz... Onlar bu noktaya getirmiştir. Türkiye'nin başındaki bu belayı hemen defetmek zorundayız. Çocuklarımıza bırakacağımız Türkiye'de terör belası olmamalı.

Ankara, Radikal
13 .04. 2007