Gül'ün sözleri Kuzey Irak'ı gösteriyor

 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 12 Nisan'da sınır ötesi harekâtta fayda gördüklerini açıladı. Kararın siyasi otoriteye ait olacağını da ekledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise bu görüşün aksine, "İçeriyi hallettik de sıra dışarıya mı geldi?" şeklinde özetlenecek bir açıklama yaptı.
TSK'nın caydırıcı olacağını düşündüğü sınır ötesi için hükümetin TBMM'den yetki alınması böylece havada kaldı.
Erdoğan'ın Kuzey Irak'taki PKK varlığını "önemsemeyen", "küçümseyen" söylemi ABD ve Barzani'nin değerlendirmeleriyle örtüşüyor.
Bu tutum, Türkiye'nin ABD ve Barzani üzerinde kurmaya çalıştığı baskıyı zaafa uğratacak bir yaklaşımdır. Sizin önem vermediğiniz ve öncelikle görmediğiniz Kuzey Irak'taki PKK varlığı için ABD ve Barzani'den askeri harekât talep etmek, izahı zor bir çelişki yaratır.
Kuzey Irak'a PKK yuvalarına yapılacak sınır ötesi harekâtla terörün sıfırlanmayacağı gerçektir. Ancak, böyle bir kararın TBMM'den çıkarılması Türkiye'nin kararlılığını göstermesi ve caydırıcı etkisi bakımından önemlidir.
Ne var ki Başbakan'ın böyle düşünmediği anlaşılıyor.

Gül'ün sözleri
Bu konu, Erdoğan'la muhalefet liderleri arasında tartışılırken, Dışişleri Bakanı ve Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı Abdullah Gül'ün, dün açıkladığı bilgiler ve yaptığı yorum dikkat çekiciydi.
Gül'ün verdiği bilgiler, terörün beslendiği adres olarak Kuzey Irak'ı gösteriyordu. Dışişleri Bakanı, PKK'nın Kuzey Irak'taki varlığını, faaliyetini ve Irak yönetiminin kayıtsızlığını çok önemseyen bir konuşma yaptı.

Saldırılar ve patlayıcılar
Gül, 23 yıl içinde 35 bini aşkın vatandaşın -kadınlar ve bebekler de dahil- Kuzey Irak'tan kaynaklanan terörist saldırılar nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi.
Gül'ün verdiği bir diğer çarpıcı bilgi ise Türkiye'de ele geçirilen 2 ton civarındaki plastik patlayıcının Irak menşeli olduğuydu.
Dışişleri Bakanı, ayrıca PKK'nın Kuzey Irak'ta istediği gibi serbestçe faaliyette bulunduğunu ve Irak yönetiminin bunun engellemek için hiçbir şey yapmadığını da üzerine basarak tekrarladı.

'Ya yapın, ya yapalım'
Gül'ün verdiği bilgiler kadar Irak ve ABD'ye yaptığı çağrı da dikkat çekiciydi.
Gül, ABD ve Irak yönetimine özetle şöyle seslendi:
1- Irak kendi sınırının güvenliğini sağlamalıdır.
2- Eğer Irak sağlayamıyorsa o zaman koalisyon güçleri (ABD) sağlamalıdır.
3- Koalisyon güçleri de sağlayamıyorsa o zaman bu işi halledebilecek olanlarla (Türkiye) işbirliğine gitmelidir.
Gül, ABD ve Irak'a açıkça, "Sınır güvenliğini sağlayın, sağlayamıyorsanız, bırakın biz sağlayalım" diyordu.

Gerçek
Türkiye'nin maruz kaldığı terör saldırılarının Kuzey Irak'tan beslendiği gerçeğini görmezlikten gelmek, olduğundan daha küçük ve önemsiz göstermeye çalışmak büyük hatadır.
1991 Birinci Körfez Savaşı'ndan sonra PKK, Kuzey Irak'ta üslenmiş ve güçlenmiştir. 2003'te Irak'ın işgalinden sonra daha da güçlenmiş, patlayıcılar dahil olmak üzere silah ve mühimmat temini kolaylaşmıştır. PKK'nın Kuzey Irak'ta araç-gereç dışında siyasi destek ve himaye gördüğü de açıktır.
Bu durumu küçümsemek kendini kandırmaktır.

Fikret Bila, Milliyet
15.06.2007