| |
Biz, her konuda olduğu gibi enerjide de "Yabancı sermaye gelsin de... Ne yapar ise yapsın" diyerek , "Yabancı sermayenin her istediğini yerine getirmeye hazır" bekleşiyoruz.
Halbuki, her konuda "serbestleşmeyi savunan" ve de bizden "yabancı sermayenin önündeki her türlü engelin kaldırılmasını isteyen AB (Avrupa Birliği) ülkeleri, enerji sektörünü yabancı sermayeye kapatmak için yeni düzenlemeler yapıyor.
AB ülkeleri, başta Rusya ve Suudi Arabistan olmak üzere, petrol ve gaz zengini ülkelerle, para zengini ülkelerin ve yabancı kaynaklı fonların AB ülkelerinde gaz nakil ve dağıtımı, elektrik üretimi ve dağıtımı konularında yabancı sermaye yatırımı yapmalarını önleyici tedbirleri tartışıyor. AB ülkeleri, yabancı sermayenin enerji piyasalarındaki gücünün artmasını önleme arayışında.
Rusya'dan korkuluyor
Tartışmaların odağında ise, enerjide üretim sahipliği ile nakil (taşıma/iletişim) ve dağıtım sistemi sahipliğinin ayrılmasının önlenmesi konusu var.
Bu konunun gündeme gelmesinin nedeni, Rusya'nın gaz fazlası ile elektrik üreterek bu elektriği, satın alacağı nakil (taşıma) ve dağıtım kanalları ile Avrupa ülkelerine taşıma konusundaki planları. Rusya nakil ve dağıtım sistemini ele geçirir ise AB ülkeleri elektrikde de Rusya'ya bağımlı hale gelecek.
AB Komisyonu'nun bu konudaki çalışmalarından dünya kamuoyu Financial Times gazetesinde 30 Ağustos 2007 tarihinde yayımlanan W. Proissi ile E.Crooks'un ortak yazısı sayesinde haberdar oldu.
Bu haber üzerine Kremlin sözcüsü D. Peskov açıklama yaptı: "AB ülkelerinin bu korku ve sinirliliğini anlamak mümkün değil. Bugüne kadar Rusya AB ülkelerini gazsız mı bıraktı? Enerji arzında kesinti mi oldu? AB'nin serbest rekabet ilkelerini sınırlaması halinde Rusya, mahkemelerde hakkını arar" şeklinde sert bir açıklama yaptı.
Anlaşıldığı kadarı ile AB Komisyonu'nda, enerjide yabancı sermayeyi sınırlamaya dönük çalışmalarda enerji sektörünün "stratejik" bir sektör olarak, genel serbesti politikaları dışında tutulması görüşü benimsenmiş durumda.
Ders almamızda yarar var
Bu nedenle enerji sektöründe yabancı yatırımların sınırlandırılması için 3 farklı ilke tartışılıyor: (1) Enerji sektörüne yatırım yapacak yabancıların taleplerinin tek tek incelenerek, AB yararına göre değerlendirilmesi. (2) Mütekabiliyet (karşılıklı eşitlik) ilkesine göre yabancı yatırımcıların taleplerinin cevaplandırılması.(3) AB üyesi olmayan ülkelerin AB ülkelerinde enerji yatırımı yapmalarının yasaklanması.
Bu gelişemeler ne anlama geliyor:
Yabancı sermayeye sınır getirilmemesi konusunun şampiyonluğunu yapan AB Komisyonu, AB ülkelerinin menfaati söz konusu olduğunda, yabancı sermayeye sınırlama arayışına giriyor. Hatta sınırlamanın ötesinde yasaklamayı bile normal sayabiliyor.
Bizde enerji sektörü çok önemli bir sektör. (1) Mevcut sistemi yeniden yapılandırıyoruz. Üretim, tedarik, nakil (taşıma/iletim) ve dağıtım sistemlerini özelleştiriyoruz. Özelleştirmeyde yerli ve yabancı yatırımcı farkı aramıyoruz. (2) Enerji arzını artırmak zorundayız. Petrol, gaz ve kömürde dış kaynaklara bağımlıyız. Ülkede kömür ve elektrik üretimini artırmak için yabancı yatırımcıları bekliyoruz.
AB'de olan bitenlerden ders alarak bizim de enerjide yabancı sermaye politikamızı belirlememiz gerekir.
Güngör Uras, Milliyet
03.09.2007 |