‘Totaliter bir rejimin yanında yer almayın’
 

TÜSİAD, hükümeti, popülizm ve çok başlılıkla eleştirirken, Irak konusundaki kararsızlığın da Türkiye’yi yeni dengelerin dışında bırakacağı uyarısında bulundu

     Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), hükümete sert eleştiriler yöneltti.
     "Enflasyon ve Büyüme Dinamikleri" raporunun tanıtım toplantısında konuşan TÜSİAD Başkanı Özilhan, hükümetin olası Irak savaşıyla ilgili kararsız ve kapalı bir tutum izlediğini vurguladı. Irak’ı kastederek, "Türkiye demokratik bir ülke olarak hiçbir zaman totaliter bir rejimin yanında yer almamalı" diyen Özilhan, şöyle konuştu: "Tek başına çözüm üretemeyeceğiniz noktaya geldiğinizde yapılacak şey zararı en aza indirecek, kayıpların telafisini en yüksek düzeye çekecek önlemleri alarak, desteğinizi gerçekçi düzeyde tutarak, müttefiklerinizin yanında yer almaktır." Özilhan, AB’nin tutumu dikkatle izlenirse meşruiyetle ilgili sıkıntıların ortadan kalkabileceğini, kararsızlığın Türkiye’yi yeni dengelerin dışında bırakabileceğini söyledi.
     
     ‘Fırsatlar uçup gidebilir’
     Özilhan, "Yalnız kalmış bir Türkiye, geleceği olmayan bir Türkiye’dir. AB için mücadele etmek, Kıbrıs’ta kalıcı ve adil bir çözüme kavuşmak için varımızı yoğumuzu ortaya koymak bu nedenle zorunludur" dedi. Özilhan, hükümet, bu konularda kesin tutum benimsemeyi iktidarı için riskli görüp bedelini hesaplıyorsa toplumun da şu soruları sorma hakkı olduğunu söyledi: "Bu toplum istikrar programını ağır bedel ödeyeceğini bile bile desteklemedi mi? Hiçbir icraatını görmeden piyasalar hükümete kredi açarak, bilerek risk üstlenmedi mi? Kıbrıs’ta çözüm için sesini yükseltenler hükümetten daha mı az risk alıyor?"
     
     ‘Kaptan maharetli olmalı’
     Özilhan, tek parti iktidarının umut yarattığını hatırlatırken, "Ne yazık ki hayat, beklediğimiz biçimde gelişmedi. Bu büyük fırsatın her an elimizden uçup gitmesinin endişesini taşıyoruz" dedi ve şöyle devam etti:
     "Kaptanın mahareti fırtınalı sularda ortaya çıkar. Toplum, hükümetten istikrarlı, kararlı icraat beklerken, tam tersi bir manzarayla karşı karşıya kaldı. Seçimden zaferle çıkmış bir iktidarın hiç ihtiyaç duymaması gereken popülist söylem ve uygulamalar, istikrar programının gereklerinin kavranmamış olduğunu gösteren icraatlar, tenkitlere sert tepki göstermeyi seçen yönetim anlayışı, çok başlılık, birbiriyle çelişen beyanlar, koordinasyonsuzluk, muhalefetle, sivil toplumla, bürokrasiyle gerekli diyaloğun kurulamaması... Kritik bir dönemden geçerken, ihtiyacımız olanlar bunlar değil."
     

Hem Bakan’a, hem TÜSİAD Başkanı’na Başbakan Gül’den sert eleştiri...

     Başbakan Abdullah Gül, TÜSİAD Başkanı Özilhan’ın AKP hükümetine yönelik sert eleştirilerine sahne olan toplantıya katılan Devlet Bakanı Ali Babacan’ı cep telefonundan aradı. Gül, Babacan’ın telefonundan TÜSİAD Başkanı Özilhan’la yaklaşık beş dakika görüştü. Gül’ün Babacan ve Özilhan’la görüşmesinde şu diyaloglar geçti:
•  Abdullah Gül: Gereken savunmayı neden yapmadınız Ali Bey?
•  Ali Babacan: Siz aramadan birkaç dakika önce gazetecilerin sorularını yanıtladım. Ve gereken savunmayı yaptım efendim.
•  Gül: Tuncay Bey orada mı?
•  Babacan: Yanımda kendisi. Telefonu vereyim mi efendim?
•  Gül: Kendisi ile bizzat görüşmem iyi olur.
•  Babacan: (Korumalarına seslenerek) Tuncay Bey’i çağırır mısınız?
•  Gül: Kritik bir süreçten geçiyoruz. Böyle bir dönemde gelen eleştiriler yapıcı olmalı.
•  Babacan: Efendim, Tuncay Bey geldi telefonu ona veriyorum.
•  Gül: Tuncay Bey, konuşmanızı üzüntü ile dinledim. Bu denli eleştirilmeyi hak etmiyoruz.
•  Tuncay Özilhan: Yapılan eleştiriler, kötü niyetle yapılmış eleştiriler değil. Aksine hükümete yardımcı olmak, fikir vermek amacıyla yapılmış yapıcı eleştiriler. Kamuoyunda olumlu hava yaratmak istediğimiz için bunları ifade ettik.
•  Gül: .....
•  Özilhan: Kürşad Tüzmen’in Irak ziyaretini bu tarihler arasında yapması sempatik değildi. Gerek Türkiye’de gerekse dış ilişkiler açısından olumlu sonuçlar doğurmayacak bir ziyaretti.
     

Ali Babacan’dan yanıt: Davulun sesi uzaktan hoş gelir

     TÜSİAD’ın toplantısına katılan Devlet Bakanı Ali Babacan, gazetecilerin Özilhan’ın Irak’la ilgili AB’nin tutumunu örnek göstermesine ilişkin sorusunu şöyle yanıtladı: "Davulun sesi uzaktan hoş gelir. AB’nin durumuyla Türkiye’nin durumu farklı. Irak’la komşu bir ülkeyiz. Olacak her şey Türkiye’yi derinden etkileyecek. Dolayısıyla bu kararlar çok daha dikkatli ve demokrasi sistemi çerçevesinde alınmalı."
     Babacan, ekonomik uygulamalara ilişkin eleştirileri de "Hükümetimizin dinamizmi, performansı, kararlılığı ve güveni ilk günkü kadar canlıdır. Bizim popülizmle işimiz olmayacaktır. Son birkaç haftadır piyasalarda yaşanan dalgalanmalar bazı parametrelerde iniş ve çıkışlar, dışsal faktörlerin etkisiyle olduğu kadar bazı algılama hatalarından da kaynaklanmaktadır" sözleriyle yanıtladı. Mali disiplinin en somut göstergesinin faiz dışı fazla olduğunu kaydeden Babacan, kendilerinin bunu yüzde 6.5 olarak ilan ettiklerini hatırlattı. Babacan, AA’nın sorularını yanıtlarken de Irak konusunda belirsizlikler olduğunu ve kesinleşmiş bir maliyet bulunmadığını belirterek şöyle dedi:
     
     Taylor’la görüşüyoruz
     "ABD Hazine Bakan Yardımcısı Taylor’la telefonla da görüşüyoruz. Önceki gün yine görüştük. Ekonomik modelleri ortaya koyduk, Körfez savaşını inceledik. Büyüklük konusunda herhangi bir şey görüşmedik ama formül yazmışız. Denklem belli: X’ler Y’ler belli, Z’leri dolduracağız. Hükümetin vereceği karar önemli. Karar nasıl verilir, ne yönde çıkarsa X’ler, Y’ler, Z’ler görüşülür. Ancak çok erken."
     

Akçay: ‘Büyü ve duvara çarp modeli’ intihara teşebbüs gibi

     TÜSİAD’ın, Doç. Dr. Kamil Yılmaz, Doç. Dr. Cevdet Akçay, Doç. Dr. Emre Alper’e hazırlattığı "Enflasyon ve Büyüme Dinamikleri: Gelişmekte Olan Ülke Deneyimleri Işığında Türkiye Analizi" raporunda, büyümeyi yüksek enflasyonun sınırladığı belirtildi.
     Enflasyonun yüzde 40’tan yüzde 20’ye indirilmesinin, uzun vadede yıllık büyümeyi yüzde 1.8 - 2.8 artıracağı belirtildi. Raporda, "Enflasyonun kontrol altına alındığını ve çalışmanın hesaplarıyla uyumlu olarak büyüme hızının yüzde 2 daha yüksek olacağını kabul edersek milli gelir 13 yılda ikiye katlanır" denildi.
     Raporla ilgili panele katılan Merkez Bankası Başkan Yardımcı Fatih Özatay, "Enflasyonu düşürmek için büyümenin de düşmesi gerekiyor" söylemini "hurafe" olarak niteledi.
     Doç. Dr. Akçay da Türkiye’de sürecin, ‘büyü ve duvara çarp’ şeklinde olduğunu belirterek, "Bu bir nevi intihar teşebbüsü" dedi.

Ekonomi, Milliyet
14.01.2003