AKP 'sıkıntılarını' anayasayla aşıyor

 

Köşk'ün yasa inceleme süresi kısalıyor. YÖK'ün yetkileri azalıyor. Anayasa Mahkemesi'nin yapısı ve karar oranları değişiyor. Parti kapatma zorlaşıyor

AKP, 4.5 yıllık iktidarında kurumlarla yaşadığı sıkıntıları yeni anayasa ile aşmak istiyor. Sorun yaşadığı kurum ve kuruluşları anayasayla yeniden yapılandırmayı planlayan AKP, geçmişte yaşanan krizleri dikkate alarak sıkıntı yaratabilecek hükümlerde de düzenlemeye gidiyor. Cumhurbaşkanının yasaları inceleme süresi kısaltılıyor, anayasa değişikliklerini veto yetkisi kaldırılıyor, atama yetkisi sınırlandırılıyor. Siyasi partilerin kapatılması zorlaştırılırken, AKP anlayışı çerçevesinde anayasadan 'aile planlaması' da çıkarılıyor.
l AKP'lilerin daha önce siyaset yaptıkları Refah Partisi ve Fazilet Partisi Anayasa Mahkemesi'nce 'irticai odak olduğu' gerekçesiyle kapatılmış, birçok partili siyaset yasağı ile karşılaşmıştı. Seçimler öncesinde AKP için de kapatma davası açılabileceği konuşulmuştu. Anayasa taslağıyla partilerin kapatılması zorlaştırılıyor ve 'odak olma' tanımı ağır koşullara bağlanıyor. Partilerin tüzük ve programlarının anayasaya aykırı olması durumunda bile kapatma davası açılmaması, ihtar ile yetinilmesi öngörülüyor. Taslağa göre; Anayasa Mahkemesi'nin siyasi partilerin kapatılmasına karar verebilmesi 'salt çoğunluk' yerine 'üçte iki çoğunluk' koşuluna bağlı olacak. Partilerin kapatılmasına neden olan siyasilere yönelik beş yıllık siyaset yasağı da kaldırılacak.

Anayasa Mahkemesi, yeni kurulan üniversitelere hükümet tarafından kurucu rektör atamasına ilişkin yasa ile ombudsmanlık yasasını iptal etmişti. AKP'nin Meclis'ten geçirdiği yasaların birçoğu da Anayasa Mahkemesi'ne takılmıştı. Taslakta Anayasa Mahkemesi'nin yapısı da değiştiriliyor. Üye sayısı 17'ye çıkarılıyor ve sekiz üyenin TBMM tarafından seçilmesi öngörülüyor. Mahkemenin yasaların yürürlüğünü durdurması da zorlaştırılıyor. Anayasa Mahkemesi, ancak üçte iki çoğunluk ile yasaların yürürlüğünü durdurabilecek.

AKP, sık sık YÖK ve üniversitelerle de karşı karşıya geldi. Türban yasağı ve katsayı uygulamasında gündeme getirdiği değişiklik isteklerine YÖK ve üniversiteler bildiriler yayınlayarak karşı çıktı. Yeni anayasa taslağında YÖK'ün yetkileri sınırlandı. YÖK'e sadece koordinasyon görevi verilirken; YÖK Başkanı ve rektörlerin cumhurbaşkanınca atanması hükmü de kaldırıldı.

YAŞ kararlarına yargı denetimi

İmam Hatip liselerinde okuyanların katsayı sorununun aşılması için Milli Eğitim Bakanlığı'nın attığı adımların büyük bölümü Danıştay'dan döndü. Danıştay, kritik bazı özelleştirmelerde de olumsuz kararlar aldı. Taslakta Danıştay da yeniden yapılandırılıyor. Cumhurbaşkanının Danıştay üyelerinin dörtte birini belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu'na devrediliyor.

Hükümet, her Yüksek Askeri Şûra kararına yargı yolu açık olmadığı için şerh koydu. Yeni taslakta YAŞ kararları yargı denetimine açılıyor.

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer vetolarıyla hükümete adeta tek başına muhalefet yapmıştı. Aralarında MGK Genel Sekreteri, TRT Genel Müdürü'nün de bulunduğu yüzlerce bürokrat, asaleten atanamadığı için vekil bürokrat dönemi başlamıştı. Yeni taslakla cumhurbaşkanının atama yetkisi "genelkurmay başkanı, vali ve büyükelçiler" ile sınırlanıyor.

Sezer ve Anayasa Mahkemesi, mevcut anayasa hükümlerine dayanarak, orman arazilerinin satışı (2B sorunu) gibi AKP açısından hayati adımlara da geçit vermedi. Taslakta orman arazinin satışının önünü açan düzenleme de yer alıyor.

AKP'nin sıkışık takvimlerde çıkarmak istediği tartışmalı yasalarda Sezer, inceleme süresi olan (iki seferde toplam) 30 günü sonuna kadar kullanmıştı. Anayasa taslağında cumhurbaşkanını büyük ölçüde devre dışı bırakıyor. 367'nin üzerinde oyla kabul edilecek anayasa değişikliklerini artık cumhurbaşkanı onaylamak zorunda olacak. 330 ve 367 arasında oyla kabul edilen anayasa değişikliklerini ise TBMM doğrudan halkoylamasına götürecek. Cumhurbaşkanı'nın 15 gün olan yasa inceleme ve veto etme hakkı elinden alınıyor ve ikinci inceleme süresi üç güne indiriliyor.

Hükümetlerin çıkardığı kanun hükmünde kararnameler (KHK) de birçok kez Çankaya'nın vetosuna takılmıştı. Bunu aşmak için de yeni maddeler konuldu. KHK'lerde cumhurbaşkanına veto hakkı tanınırken, veto edilen KHK'nin Bakanlar Kurulu'nda aynen kabul edilmesi durumunda üç gün içinde yayımlama zorunluluğu getirildi. Hükümete anayasanın kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevler bölümleriyle ilgili de KHK çıkarma yetkisi verildi.

28 Şubat sürecinde dönemin başbakanı Necmettin Erbakan görevi Tansu Çiller'e devretmek için istifa etmiş, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise görevi Mesut Yılmaz'a vermişti. Yeni taslakta, "Cumhurbaşkanı TBMM'nin seçtiği başbakanı atar" düzenlemesine yer verildi.

Başbakan Erdoğan bir konuşmasında, "Papa Hıristiyanlara diyor ki 'Bol çocuk doğurun.' Çocuk zenginliktir, sermayedir. Bu konuda ben biraz muhalifim. Aile planlamasına evet, doğum kontrolüne hayır. Türkiye'yi yaşlı nüfus tehdidi bekliyor. Çin nasıl bir sıçrama yaptı. Bunu nüfusuyla yaptı" demişti. Bu tür açıklamalar, Sezer tarafından eleştirilmişti. Yeni taslakta mevcut anayasada yer alan, "Devlet, aile planlamasının öğretimi ile uygulamasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar" şeklindeki hükme yer verilmiyor.

Ankara, Radikal
21.09.2007