İkinci Cumhuriyet örgütü

 

Cengiz Çandar, Referans Gazetesi'nde, "İkinci Cumhuriyetçiler"in milli takım kadrosunu şöyle açıkladı: "Cengiz Çandar, Mehmet Barlas, Hasan Cemal, Murat Belge, Etyen Mahçupyan, Orhan Pamuk, Mehmet Altan, Eser Karakaş, Şahin Alpay, Mehmet Ali Birand, Ali Bayramoğlu." Devamını getireyim.

"İkinci cumhuriyetçilerin takım kaptanı", aynı zamanda "takımın isim babası" da olan Mehmet Altan'dır. "İkinci cumhuriyet" kavramını, şu sıralarda "beşinci cumhuriyet"ini yaşayan Fransa'dan esinlenmiştir. "İkinci cumhuriyetin gizli teknik direktör" lerinden biri de Ahmet Altan'dır. Çetin Altan'ın "godfather" olduğunu da anımsatalım. Futbol takımına "kadın oyuncu" alınmadığından Gülay Göktürk'ün kadroda gösterilmemesi büyük haksızlıktır. Bugünlerde Ahmet Altan'la beraber gazete çıkarma hazırlığındaki Alev Er ile Gülay Göktürk, "ikinci cumhuriyetçileri parlatan" arka plandaki gizli kurmaylardır. Aktüel Dergisi 1990'larda "komuta karargahı" olarak kullanılmıştır.

İkinci cumhuriyet fikrinin filizlenmesi Turgut Özal'ın siyaset sahnemize girmesiyle olmuştur. Anımsanacağı üzere "Özal'la yakınlaşan ilk solcu" unvanı Çetin Altan'a aittir. İkinci cumhuriyetçilerin ortak özelliği, ne kadar inkar ederlerse etsinler "solcu" olmalarıdır. AKP'lilerin "ikinci cumhuriyetçi" leri sevdikleri doğrudur. Çünkü "ikinci cumhuriyetçiler" aşağıda buluşamadıkları halkla, hiç olmazsa üstyapıda buluşmak için AKP'ye yaklaşmış "elitist solcular"dır. Aşağıdakileri savunurlar ama aşağıyla "ten temas"ına girmezler.

"İkinci cumhuriyetçiler"i kayıtsız şartsız AKP'li olarak görmek yanlıştır. Eninde sonunda "Ertuğrul Özkök çizgisi"ne gelecekler, temel tercihlerinden sapma olursa AKP'ye de saldıracaklardır. Çünkü "ana ideolojileri muhalif olmak" tır. Örnek vermek gerekirse, artık takım kadrosunda sayılmadığını gördüğümüz Cüneyt Ülsever, muhalif hareketlenmeyi başlatan "pioneer"larıdır.

"İkinci cumhuriyetçiler" arasında "fraksiyon farklar"ı vardır. Örnek vermek gerekirse Hasan Cemal sık sık "kadro dışı" kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Hasan Cemal 28 Şubat'ı savunurken, kadrodaki Cengiz Çandar gibi oyuncular 28 Şubat'ta "persona non grata" ilan edilmiştir. 27 Nisan bildirisinde ise "harekat birlikteliği" sağlanmıştır. Hasan Cemal'in son durumu takım içinde de hala tartışma ve şüphe konusudur. "İkinci cumhuriyetçiler"in aslında "yararlı" olduğu aşikardır. "İkinci cumhuriyetçiler"e kızanlar bile aslında vatanseverliklerinden ve insanseverliklerinden kuşku duymaz. Ancak "iyi niyetli saf"lar olarak değerlendirenler vardır. Yani "işi bilenler" onlara "Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir" deyişindeki "iyi niyet taşları" olarak bakılmaktadır. Şöyle noktalayalım: "İkinci cumhuriyetçiler son tahlilde mahallenin aykırı çocuklarıdır"

Hakan Aygün, Bugün
26.09.2007