| |
TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, hükümetin eleştirileri yapıcı algılaması
gerektiğini ima ederek, ‘‘Her zaman doğru bildiğimizi söylemeye
özen gösterdik, sırtınızı sıvazlayan, kulağınıza hoş gelecek şeyler
söyleyen çok olur. Ama gerektiğinde sevimsiz olma riskini üstlenip
gerçeği söyleyen az bulunur’’ dedi.
TÜRK Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) dün yapılan 33'üncü
Genel Kurulu'unda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan,
hükümetin iş dünyasından gelen eleştirileri yapıcı algılaması gerektiğini
ima ederek sırt sıvazlamayacaklarını söyledi. Özilhan, ekonomide
kurulan dengenin son derece kırılgan olduğunu belirtti ve ‘‘Hükümet
de, bu kırılgan dengenin üzerinde oturmaktadır’’ dedi.
Özilhan, yapılması gerekenin zemini sağlamlaştıracak biçimde programın
gereklerini yerine getirmek olduğunu vurguladı ve şöyle konuştu:
‘‘Bu ertelenemez bir gerekliliktir. Yapılacaklar bugün yapılmalıdır.
Şunu bilelim ki, bu programın şu veya bu şekilde çökmesi halinde
yeni bir program olmayacak. Bu topluma kimse bu acı ilacı bir daha
içiremez. Biz 32 yıl boyunca sayısız hükümetle birlikte çalıştık.
Destek de verdik, eleştiri de yaptık. Doğal olarak tepki de gördük.
Ancak her zaman doğru bildiğimizi söylemeye özen gösterdik. Çünkü
şuna inandık: Her toplumda iktidar sahibinin sırtını sıvazlayan,
kulağına hoş gelecek şeyler söyleyen çok olur. Ama gerektiğinde
sevimsiz olma riskini üstlenerek gerçeği söyleyen az bulunur.’’
REFORMLAR DEVAM ETMELİ
Tek başına iktidara gelmiş hükümetlerin, vazgeçilmez temel değerlerimiz
saklı kalmak kaydıyla ülke sorunlarının çözümünde kendi yaklaşımları
doğrultusunda hareket etme arayışı içinde olmalarını saygıyla karşıladıklarını
belirten Özilhan, ‘‘Ancak, bir gerçeği iyi kavramış olmak gerektiğine
inanıyoruz: İçinde bulunduğumuz ortam, ekonomiyle ilgili sorunlarımızın
çözümünde bize ne yazık ki geniş bir manevra alanı bırakmıyor. On
yıllardır süregelen sorunların yarattığı olumsuz birikim, ancak
köklü reformlarla temizlenebilir’’ diye konuştu. Son krizle birlikte
reformların adım adım yürürlüğe konulmaya başlandığını söyleyen
Özilhan, bu adımların atılmasında, uygulanmakta olan istikrar ve
yapısal dönüşüm programının kılavuzluk ettiğini ancak henüz tamamlanmadığını
vurguladı.
Hükümetten beklediklerinin tek başına iktidar olmanın avantajlarını
kullanarak, hiç ara vermeden, geriye dönüş izlenimi uyandıracak
adımlardan titizlikle kaçınarak, gerekli istişareleri ihmal etmeden
reformları sürdürmek olduğunu kaydeden Özilhan, ‘‘Bunu güçlü bir
tek parti iktidarı yapamazsa hiç kimse yapamaz’’ dedi.
IRAK İÇİN NE DEDİK?
TÜSİAD'ın ulusal konularda da söz söylemeyi görev bilerek hareket
ettiğini belirten Özilhan, bu tür hassas konulara girdiklerinde
söylediklerinin çarpıtılması riskini de göze aldıklarını, Irak meselesinde
de böyle olduğunu söyledi. Özilhan, bu konudaki sözlerini şöyle
sürdürdü: ‘‘Bakın ne demişiz: Önce, 'Savaş, getireceği yıkımın ölçüsü
önceden asla kestirilemeyecek bir afettir. Sorunların barışçı yoldan
çözümünü aramak birinci önceliktir' demişiz. Ardından, 'Dünya dengeleri
içinde tek başınıza bu çözümü üretemeyeceğiniz bir noktaya geldiğinizde
müttefiklerinizin yanında yer almalısınız' demişiz. Üstelik yer
almanın biçimini de tarif etmişiz: ‘Zararı en aza indirecek, kayıpların
telafisini en yüksek düzeye çekecek önlemleri almak' ve en önemlisi
‘desteği gerçekçi bir düzeyde tutmak‘ gerektiğini dile getirmişiz.
Bugün devletin bütün kademelerinde tartışılan bu değil midir? BM'de
Irak'a müdahale konusu tartışıldığı zaman, bölgeyi yeniden şekillendirecek
kararlara Türkiye taraf olmak zorunda kalmayacak mı? Kıbrıs'ta da
çözüm arayışı konusunda aktif ve inisiyatifi ele alan bir tutum
içinde olmayı savunduk, hálá da savunuyoruz.’’
TOBB'a yanıt: Demokrasi sokakta da konuşturur
TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, Başbakan Abdullah Gül ile aralarında
geçen eleştiri tartışmasından sonra TÜSİAD'ın yaklaşımının Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından
eleştirilmesine de cevap verdi. Özilhan, TÜSİAD'ın, Türkiye'nin
gündeminde olan her konuda çalışmalar yaptığına, raporlar yayınladığına
dikkat çekti ve şöyle devam etti:
‘‘Bize bazı konularda serzenişte bulunuluyor. ‘Bu konular işadamını
ilgilendirmez, bunlar yüksek seviyeli meselelerdir' deniliyor. Bugün
de ‘bu konular sokakta konuşulmaz' dendiğine şahit oluyoruz. Biz,
bu görüşü yanlış buluyoruz. Diyoruz ki bireysel ve kolektif hürriyetler
çerçevesinde, ülkeyi ilgilendiren tüm sorunların sokakta da tartışılabildiği
rejimlere demokrasi denir. Kurumsal yapılar geliştikçe, sokaktaki
insan sesini daha iyi duyurmak için bu yapılar içinde yer almaya
başlar. Modern demokrasinin temel taşı olan sivil toplum örgütleri
ortaya çıkar. Böylece sistem, sivil toplum örgütlerinin enerjisi
ve hayatiyeti ile katılımcı bir yapıda kendini geliştirme imkanını
bulur.’’
Ekonomideki hurafeleri bir an önce terk edin
TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, hükümet içinde zaman zaman dile getirilen
makro ekonomik çözümleri de kast ederek ‘‘Ekonomiyi on yıllardır
tahakkümü altına almış bazı hurafeler artık terk edilmelidir’’ dedi.
Özilhan, TÜSİAD'ın kısa süre önce kamuoyuna açıkladığı bir araştırmada,
‘‘Enflasyonun aşağı çekilmesi büyümenin önünde bir engel değildir.
Aksine uzun dönemde büyüme hızımızı artırmak için uygulamamız gereken
politikalar aynı zamanda enflasyonla mücadeleden geçmektedir’’ gerçeğinin
ortaya konulduğuna dikkati çekti. Özilhan, Türkiye'nin enflasyonu
kalıcı olarak tek haneli rakamlara düşürmek için enflasyon hedeflemesine
geçmesi, mali disiplinden taviz vermemesi, faiz dışı fazla hedefini
tutturmak konusunda ısrarcı olması, mali sistem reformunu bankalara
duyulan güvende şüpheye yer bırakmayacak biçimde tamamlsı gerektiğini
kaydetti. Özilhan, ‘‘Uygulanmakta olan serbest kur politikası, bu
politikaların başarısı için elverişli bir çerçeve sağlayacaktır’’
Kayhan: Erken uyarı yapıyoruz
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) 33. Genel Kurulu'nda
konuşan Yüksek İştiare Konseyi Başkanı Muharrem Kayhan hükümete
yönelik eleştirilerin erken uyarı misyonunun gereği olarak tanımladı.
Kayhan ‘‘TÜSİAD'ın eleştirileri, hep birlikte içinde bulunduğumuz
geminin rotasından sapma ihtimaline karşıdır. Dikkatle incelenirse
dışarıdan değil aksine son derece içeriden yapılmış değerlendirmelerdir’’
dedi.
Tek parti iktidarının ekonominin gereği olan cesur kararları popülizmden
uzak bir biçimde alabilmeye imkan sağlaması gerektiğini söyleyen
Kayhan şöyle devam etti: ‘‘Hükümetin gelir yaratma ve dengesizlikleri
giderme konusundaki istekliliğini saygıyla karşılamakla birlikte,
Türkiye'nin geride bırakabilmek için büyük fedakarlıklara katlandığı
popülist uygulamaları yeniden gündeme getiren girişimlieri zaman,
zemin ve yöntem açısından eleştirmek erken uyarı misyonumuzun doğal
bir sonucuydu. Kısacası yeni hükümetin ülkeye hizmet için yeni gündem
yaratma arayışına girmeden önce mevcut gündemin hakkından başarıyla
gelmesi gerekiyordu.’’
Muharrem Kayhan, istikrar ve yeniden yapılanma programıyla ilgili
çelişkili yaklaşımlarla beslenen kararsız görüntünün ve piyasalarda
görülen tedirginliğin TÜSİAD'ın bu konuya dikkat çekmesi gerekliliğini
zorunlu kıldığını söyledi.
Kayhan, iş dünyasının da hükümet kadar ülke gündemiyle ilişkili
olduğunu hatta toplumun tüm kesimlerinin de Türkiye'nin gündemiyle
organik ilişkisi bulunduğunu belirtti.
Koç: Erdoğan Başbakan olmalı
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Mustafa Koç, parti başkanı
ile başbakanın ayrı olmasının iki başlı gibi görüntü verdiğini belirterek,
‘‘Bu da Batı'ya karşı iyi bir mesaj vermiyor. Bence sayın Erdoğan'ın
Başbakan olması lazım’’ dedi. Koç, bir soru üzerine Güney Kıbrıs'ın
Avrupa Birliği'ne (AB) üyeliğinin gündemde olduğunu, dolayısıyla
Türkiye'nin de bu konuları çözüme kavuşturması gerektiğini söyledi.
Eski TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Yücaoğlu ise Tayyip Erdoğan'ın
Başbakan olması yönündeki görüşe katıldığını söyledi.
Özilhan: Seçildim bir yıl sonra yokum
TÜSİAD'da yeniden 2 yıl için Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçilen
Tuncay Özilhan, 1 yıl sonra görevini bırakacağını açıkladı. Tuncay
Özilhan, ‘‘Yönetim Kurulu 2 yıl için görev yapmak üzere seçildi.
Ancak ben görevimi bir yıl sonra bırakacağım’’ dedi. Özilhan, Yönetim
Kurulu Başkanlığı'na da 1 yıl sonra, başkan yardımcılarından birinin
geleceğini söyledi, ancak isim vermedi. Ancak, Başkan Yardımcısı
olarak önceki dönemde, Aldo Kaslowski ile birlikte Mustafa Koç ve
Ömer Sabancı'nın görev yaptığı dikkate alındığında YİK'e seçilen
Kaslowski, yeni Yönetim Kurulu'nda yer almadı. Bu yüzden Özilhan'dan
boşalacak Başkanlığı Mustafa Koç ya da Ömer Sabancı'nın üstlenmesi
bekleniyor.
Tek listeyle gidilen ve tamamlanan seçimler sonucu, TÜSİAD'ın yeni
Yönetim Kurulu, Tuncay Özilhan başkanlığında Mustafa Koç, Ömer Sabancı,
Cem Duna, Şadi Gücüm, Oktay Varlıer, Ömer Aras, Pekin Baran, Arzuhan
Yalçındağ, Tufan Ünal ve Haluk Tükel'den oluştu.
Yüksek İstişare Konseyi de, Muharrem Kayhan başkanlığında Erkut
Yücaoğlu, Aldo Kaslowski, Rona Yırcalı, Yavuz Canevi ve Zekeriya
Yıldırım'dan oluştu.
TÜSİAD'da kadın üye sayısı 34'e yükseldi
TÜSİAD'ın yeni dönem yönetim kuruluna Doğan Holding Yönetim Kurulu
Üyesi Arzuhan Yalçındağ da girdi. Son üyelerle birlikte toplam 469
üyeye ulaşan TÜSİAD'ın kadın üyesi sayısı da 34'e ulaştı. TÜSİAD
Genel Kurulu'nda verilen bilgiye göre, Cem Boyner'in eşi Ümit Boyner,
Metro AG Türkiye Temsilcisi Nurdan Tümbek, CNR Fuarcılık Yönetim
Kurulu Başkanı Ceyda Erem'in de aralarında bulunduğu 13'ü kadın
olmak üzere, 45 kişi derneğin yeni üyeleri arasına katıldı. TÜSİAD'ın
üye sayısı, yeni katılımlarla 469'a yükseldi. Geçen dönemde, TÜSİAD‘a
üye olan 40 kişinin sadece 3'ünü kadınlar teşkil etmişti.
Başbakan’ı beklerken Sabancı'dan stand-up
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı, TÜSİAD Genel
Kurulu'nda ‘boşluk dolduran' bir konuşma yaptı. Divan Başkanı Şinasi
Ertan, TÜSİAD üyelerinin oy kullanmasından sonra sayımlar devam
ederken Başbakan Abdullah Gül'ün de uçağa Ankara'dan yeni bindiğini,
bu boşlukta üyelerin uzun uzun konuşabileceklerini söyledi. Bu çağrıya
rağmen bir süre gönüllü konuşmacı çıkmadı. Ardından Nihat Gökyiğit
ve İshak Alaton konuştu. Bu konuşmalar üzerine Sakıp Sabancı söz
istedi ve bütün TÜSİAD üyelerini güldüren ve ‘stand-up' gösterisini
anımsatan uzun bir konuşma yaptı. Sabancı konuşmasında Ankara'yı
eleştirdi, Kıbrıs'a değindi ve aşırı sol tandanslı kafaların birçok
konuda ülkenin geri kalmasına neden olduğunu öne sürdü.
Ekonomi, Hürriyet
24.01.2003
|