AB'nin yolu '301'den geçer

 

# Avrupa Birliği, yıllık İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin AB üyeliği için siyasi reformlara ivme kazandırmasını önerdi. 301. madde durdukça, AB'yle müzakereler bitmeyecek
# Türkiye'nin AB üyeliği önündeki diğer engel, Rumlara limanların açılmasını öngören ek protokol. Türkiye protokolü imzalamazsa sekiz başlık açılmayacak
Avrupa Komisyonu dün Türkiye dahil aday ülkelerin yıllık ilerleme raporu ve strateji belgesini yayımlarken, belgeleri kaleme alan Komisyon'un genişleme sorumlusu Olli Rehn raporda da önerdiği gibi TCK'nın Türklüğe hakaretle ilgili 301. maddesi reforme edilmedikçe müzakerelerin kapanmayacağı, yani üyelik olmayacağını vurguladı. Basın toplantısı yapan Rehn, "Türkiye zor bir dönemi başarıyla geride bıraktı. Siyasi krizde demokrasi galip geldi. Bu yeni ivme, başta ifade ve din özgürlüğü olmak üzere temel hakları iyileştirecek reformları yeniden başlatmak için kullanılmalı. Şimdi bunun vakti" dedi. Rehn'in mesajları şöyle:
"Düşünce, ifade ve din özgürlüğü açık, demokratik ve dolayısıyla gerçekten Avrupalı bir toplum yaratmak için esastır. Bu yüzden TCK'nın kötü şöhretli 301. maddesi hiç gecikmeden ya iptal edilmeli ya da değiştirilmelidir. 301. madde reformu yapılmadan üyelik müzakerelerinde yargı ve temel haklar başlıkları açılamaz. Avrupa demokrasisinde yazar, gazeteci, akademisyen ve diğer aydınların tümüyle şiddetten uzak ya da eleştirel bir görüşü dile getirdikleri için dava açılması kabul edilemez."
Finli komisyon üyesi, Türkiye Ankara Anlaşması Ek Protokolü'nden kaynaklanan yükümlülüklerini tüm üyelere karşı yerine getirmediği (yani limanlarını Rumlara açmadığı) sürece geçen yılki İlerleme Raporu tavsiyesi uyarınca askıya alınan sekiz maddenin de açılamayacağını belirtti. AB'nin verdiği sözleri tutup adil olması gerektiği, AB'nin Türkiye'nin reformlarına destek vermesinin kendi menfaatleri icabı olduğunu da anlatan Rehn, basının 'Rapor bu yıl daha yumuşak' sözlerine "Hem adil hem de sıkı davranılması gerek. Rapor ne çok yumuşak, ne de çok sert.
Asıl değişen şartlar" yanıtını verdi. Rehn, "Tüketici sağlığı ve trans Avrupa ağları (Avrupa çapında ulaşım) başlıklarında teknik sorun kalmadığı ve siyasi sorun da görülemeyeceğinden müzakerelerin en kısa zamanda başlatılmasına hiçbir üyenin karşı çıkmaması beklentisindeyim" dedi.

Raporda neler var?
İlerleme Raporu ve strateji belgesinde Türkiye'nin şu eksiklikleri sıralanıyor:
# 2005'ten beri reformlar inişli çıkışlı biçimde hayata geçirildi ve bu süreç yavaşladı. Türkiye geçen yıl cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili bir anayasal kriz yaşadı. Ordu, önemli siyasi etki yaratmayı sürdürdü ve kendi alanını aşan açıklamalar yapmayı hızlandırdı. Ordu üzerinde tam sivil denetim sağlanmalı ve Meclis savunma harcamalarını denetlemeli.
# Siyasi reformlara ivme kazandırılmalı. Özellikle ifade özgürlüğü ve Müslüman olmayan cemaatlerin hakları konusunda gecikmeden kayda değer adımlar atılması gerek. Komisyon, Avrupa Konseyi'ne, ifade özgürlüğüyle ilgili TCK'nın 301. maddesi ve diğer ilgili yasaların gözden geçirilmesinin, kilit önemdeki 'yargı ve temel haklar' başlığının açılmasının kriteri olmasını tavsiye etmiştir.
# Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına dair endişeler sürüyor. Yargı reformunda daha fazla ilerleme gerekiyor. Anayasa Mahkemesi'nin, cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylamasını geçersiz ilan etmesi, tarafsızlığını yitirdiği iddialara yol açtı.
# İşkence ve kötü muamele olayları azalsa da, özellikle gözaltı başlamadan önce olaylar hâlâ yaşanıyor. Türkiye, güvenlik güçlerinin insan hakları ihlallerne dair iddiaları daha derinlemesine incelemeli.
# Gazeteci, aydın ve şiddet taraftarı olmayan insan hakları eylemcilerine açılan davalar 2007'de arttı. Bu da otosansüre yol açtı. 301 ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan maddeler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yasasıyla uyumlu hale getirilmeli.
# Tüm cemaatlerin sınırlamalar olmaksızın hayatlarını sürdürmesi için AİHM'yle uyumlu yasal çerçeve oluşturulmalı. Müslüman olmayan cemaatler ve Alevilerin yaşadığı zorluklarda ilerleme kaydedilmedi. Lozan Anlaşması'nın azınlık bakış açısı, etnik köken, dil ve dinine dayanarak bazı vatandaşlara, kimliklerini korumaları için özel haklar sunmayı engellememeli. Ayrımcılık, hoşgörüsüzlük ve ilgili şiddet eylemleri önlenmeli.
# Türkiye'de azınlık haklarına dair durum değişmedi. Uygulamaların Avrupa standartlarına uygun hale getirilmesi konusunda hiçbir ilerleme kaydedilmedi. Vakıflar Yasası kabul edilmeli.
# Türkiye Kürt nüfusunun tam anlamıyla hak ve özgürlük sahibi olması için gerekli şartları yaratmalı. Kültürel hakların önündeki kısıtlamalar sürüyor, özellikle de Türkçe dışındaki dillerin televizyon yayınlarında, siyasi hayatta ve kamu hizmetlerinde kullanılmasına dair kısıtlamalar... Devlet okullarında veya özel okullarda Kürtçe öğrenme fırsatı yok. Romanlar da ev, eğitim, sosyal koruma, sağlık ve iş konularında ayrımcılığa maruz kalıyor.
# Türkiye vatandaşlarını koruma ve terörizmle mücadele çabasında hukukun üstünlüğüne saygı duymalı, uluslararası ve bölgesel barış ve istikrarı korumalı, orantısız bir askeri harekât düzenlememeli.
# Kadın haklarını ilerletmek konusunda daha fazla atım atıldı. Fakat bu çabaların güçlendirilmesi gerek. Yasal çerçeve hazır, ama hayata tam geçirilmesi gerek.
# Çocuklara karşı şiddetin engellenmesi ve ilgili yasanın tam olarak uygulanmasında daha fazla adım atılmalı.
# Türkiye, sendika haklarına AB standardı ve örgütlenme, grev ve toplupazarlık yapmaya dair ILO kararlarıyla uyumlu biçimde saygı gösterilmesini garanti altına alamadı. Sendika hakları güçlendirilmeli.
# Yaygın yolsuzlukla mücadelede çok az ilerleme kaydedildi. Makroekonomik istikrar açısından var olan riskler için, daha fazla ekonomik reform ve mali güçlendirme gerekli. Ana sorunlar arasında, yapısal zayıflığın yanı sıra, işgücü piyasasının esnek olmaması, işgücünün yeteneklerinin kalitesi, özellikle kadınlar açısından düşük istihdam oranları, büyük kayıtdışı sektör, sosyal güvenlik sistemi ve enerji sektöründe reformlar var. Hâlâ güneydoğudaki ekonomik ve sosyal kalkınmaya kapsamlı yaklaşım gerekiyor.
# Türkiye, Ankara Anlaşması Ek Protokolü'nü ayrımsız uygulama yükümlülüğünü yerine getirmedi. Kıbrıs'la ulaşım kısıtlamaları dahil malların serbest dolaşımının önündeki engeller kaldırılmalı. Kıbrıs'la ikili ilişkilerin normalleşmesinde ilerleme kaydedilmeli. Türkiye ek protokol gereklerini yerine getirmedikçe geçen yıl askıya alınan sekiz başlık açılmayacak.
# AB Başkanlığı, birliğin bir bütün olarak Türkiye'deki terörist PKK şiddetini kınadığını teyit etti. Başkanlık ayrıca, 'Uluslararası toplum Türkiye'nin, hukukun üstünlüğüne saygı duyarak, uluslararası ve bölgesel barış ve istikrarı koruyarak, orantısız bir askeri harekât düzenlemeyerek, nüfusunu koruma ve terörle savaşma çabalarını desteklemeli' açıklaması yaptı.

Sarkozy'nin önerisi
Öte yandan Avrupa-Akdeniz Dışişleri Bakanları 9. Toplantısı'nda, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Türkiye'nin AB yerine buraya üye olabileceğini söylediği 'Akdeniz Birliği' önerisi de konuşuldu. Portekiz, Lüksemburg ve Avrupa Komisyonu önerinin incelenmesi gerektiğini söylerken, Komisyon'un dışilişkiler sorumlusu Benita Ferrero Waldner bunun Türkiye'nin AB üyeliği sürecine alternatif olmadığı şerhini düştü.


Radikal
07.11.2007