| |
Başbakan Abdullah Gül, tutulmayan sözler yüzünden siyasetçiye
güvenin azaldığını söyledi. Gül, ‘‘Bataklıktan düzlüğe nasıl çıkılacağı
çok iyi biliniyor. Kararlılığımızı göreceksiniz’’ dedi. Bu dönemi
‘‘şans’’ olarak niteleyen Gül, ‘‘Millet bize mazeret bırakmadı,
işimizi yapacağız’’ diye konuştu.
TÜSİAD Genel Kurulu'nda işadamlarına seslenen Başbakan Abdullah
Gül, bugüne kadar verilen sözler yüzünden artık konuşmaların anlamsız
geldiğini, ‘‘bataklıktan düzlüğe nasıl çıkılacağının’’ çok iyi bilindiğini
söylerken, AKP hükümetinin uygulamalarıyla kararlılığını göstereceğini
vurguladı.
‘‘Tam bir sivil toplum örgütü’’ diyerek TÜSİAD'ı överek başladığı
konuşmasında önceliği önceliği uluslararası konulara veren Gül,
‘‘İş başına gelir gelmez, masamızın üzerinde çok dosya bulduk. Her
hükümet bulmuştur ama bizim kadar acil ve birbirinden önemli dosyaları
bulan hükümetler az olmuştur’’ dedi.
AB, Kıbrıs ve Irak konularındaki tutuklarını anlattıktan sonra ‘‘Hükümetin
birinci ilgi sahası ekonomidir’’ diyen Gül, şöyle devam etti:
‘‘Türkiye ve Türk halkı hiç haketmediği gerçeklerle karşı karşıyadır.
Başka ülkelerle, bize benzeyen ülkelerle mukayese ettiğimizde ekonomik
göstergelerimizin, ne kadar kötü olduğunu ve hepimizi ne kadar derinden
üzdüğünü hepimiz biliyoruz. Bunların nasıl iyileştirileceği, Türkiye'nin
bu bataklıktan düzlüğe çıkması için neler yapılması gerektiğini
aslında hepimiz biliyoruz. Yapılacaklar gayet açık. Yapılacak işleri
yapma açısından, ben bu dönemin bir şans olduğuna inanıyorum. Buna
da milletimiz karar vermiştir. Çünkü tek başına partimizi iktidara
getirmiştir. TBMM'de rahat bir çoğunluk vermiştir ve bize hiç bir
mazeret bırakmamıştır. Dolayısıyla 'artık yeter, istikrarsızlık,
belirsizlikler, kararsızlıklar, perde arkasındaki çekişmeler, bunların
bütün maliyeti bize, milletimizin sırtına oluyor. Dolayısıyla ne
yapacağını bilen, istikrarlı, kararlı, cesur bir yönetim gelsin,
yapılması gereken reformları yapsın' demiştir. Biz de bu bilinç
içerisindeyiz ve bu bilinç içinde hareket ediyoruz. Bunun için Türkiye'nin
köklü reformları yapma dönemi başlamıştır. Türkiye‘de köklü dönüşümleri
yapma dönemi başlamıştır. Bu Türkiye için bir şanstır.’’
DEVLET KÜÇÜLECEK
Hükümetin önümüzdeki günlerde Meclis’e bir çok yasa tasarısı göndereceği
gibi ‘‘yönetimin etkinliğini’’ de göstereceğini dile getiren Gül,
devleti ‘‘kesinlikle’’ küçülteceklerini vurguladı. Kamu Yönetimi
Reform Tasarısını, önümüzdeki hafta Bakanlar Kurulu'nda görüşeceklerini,
15 gün sonra da TBMM'ye sunacaklarını kaydeden Gül, ‘‘Etkinliği
sağlamak, hantallıktan kurtulmak için’’ ne gerekiyorsa yapılacağını
söyledi. Yerel Yönetimler Kanunu Tasarısı'nın da önümüzdeki Bakanlar
Kurulu toplantısında ele alınacağını söyleyen Gül, ‘‘Bunları derleyip
toparlayıp, kararlılık içinde TBMM'ye sevk ve kanunlaştırmak gerekiyor.
Bunları önümüzdeki günlerde yaptığımızı ve bir ay içinde bunların
TBMM'den geçtiğini göreceksiniz’’ dedi.
Gül, enflasyondaki kararlılıklarının devam edeceğini de açıkladı.
Sürekli ve istikrarlı büyümenin başka türlü gerçekleştirilemeyeceğini
vurgulayan Gül, sürekli ve sağlıklı bir büyüme trendinin yakalanması
için çalıştıklarını kaydetti.
En büyük güvence insanlara iş vermek
İşadamlarının şikayet ettiği İş Güvencesi Yasası'na değinen Başbakan
Abdullah Gül'ün ‘‘En büyük güvence insanlara iş vermektir’’ sözleri
alkış topladı. İş Yasası'nın da bu yasa ile birlikte mart ayında
çıkacağını açıklayan Gül, ‘‘Hem çalışanlarımız bir zarara uğramayacak
hem de işadamlarımızı yeni yatırımlara teşvik etmiş olacağız’’ diye
konuştu.
Bizi eleştirin ama piyasayı bozmayın
Başbakan Abdullah Gül, işadamlarına ‘‘Biz her türlü tenkite, her
türlü eleştiriye açığız’’ dedi. Gül, bu konuda işadamlarına AKP
hükümetinin açık çek sunduğunu ifade etti. Gül, ‘‘İyi niyetli açıklamalar
yapıyoruz ama piyasalarda olumsuz etki görüyoruz. Hepimiz madem
ki bataklıktan düzlüğe çıkmak için gayret ediyoruz buna dikkat etmeliyiz’’
diye konuştu.
Yeni AB fırtınası için hazırlanıyoruz
Hükümet güvenoyu bile almadan AB ile yarışın içine girdiğini ve
alınan sonuçtan da memnun olduklarını dile getiren Başbakan Abdullah
Gül, bundan sonra izleyecekleri tutumu şöyle aktardı: ‘‘Bir fırtına
geldi, geçti. O zaman o fırtınayı atlattık. Yeni bir fırtına gelene
kadar biz başka işlerimizle uğraşalım. O tarih gelince tekrar koşturalım
zihniyeti içerisinde kesinlikle olmayacağız. Sürekli olarak bu meseleyi
gündemimizde tutacağız ve sürekli olarak AB‘ye yaklaşmak için ne
gerekiyorsa onu yapacağız.
Kopenhag Siyasi Kriterleri ile Mastrich Kriterlerini yerine getirmek
için çalıştıklarını anlatan Gül, toplantılar yaklaştığında veya
Türkiye‘ye heyetler geldiğinde harekete geçen bir hükümet veya meclis
olmayacaklarını vurguladı. 2003 yılı değerlendirme raporlarını en
iyi şekilde çıkartmak için hükümetimiz üstün bir gayret göstereceğini
söyleyen Gül, ‘‘2004'ten önce müzakereleri başlatabiliriz, bu tamamen
bizim elimizde’’ dedi.
Gül, Kıbrıs konusunda hükümetin tavrının daha önceki hükümetlerden
biraz farklı olduğunu vurguladı. Gül, 28 Şubat'ta sorunun tatmin
edici bir noktada çözülmesini ümit ettiğini söylerken, ‘‘Büyük bir
gayret içerisindeyiz ama aynı gayreti, sadece Türk tarafı olarak
biz değil diğer tarafın da göstermesi gerekir’’ dedi.
Ekonomi, Hürriyet
24.01.2003
|