| |
Anayasa için el ele
Ankara'da, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen çalıştay öncesinde katılımcılar aile fotoğrafı çektirdi. Toplantıya 20'den fazla kuruluş temsilcilerinin yanı sıra, birçok akademisyen ve siyasetçi de katıldı.
Radikal'in de desteklediği Anayasa Çalıştayı'nda 40 milyon kişiyi temsil eden sivil toplum örgütleri 'özgürlükler genişlemeli, Cumhuriyet'in ilkeleri korunmalı' dedi
AKP'nin yeni anayasa hazırlığında sona yaklaşılırken, sivil toplum kuruluşları beklentilerini belirleyip taleplerini dile getirmek üzere toplandı. Yeni, sivil bir anayasanın ilkelerini belirlemek TOBB, TÜSİAD, TİSK, Türk-İş, Hak-İş, Kamu-Sen, TESK ve TZOB tarafından oluşturulan ancak daha sonra katılımlarla 20'den fazla kuruluşu bir araya getiren 'Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı' dün başladı. Çalıştayın ilk gün çalışmalarına laik, sosyal, demokratik bir hukuk devletinin korunması, yasama ve yürütmede AB standartlarına uyumun sağlanması ve özgürlüklerin genişletilerek korunması gereği ağırlık olarak damgasını vurdu.
Organizatörlerin verdiği bilgiye göre çalıştayın ilk gün çalışmalarında 20'ye yakın büyük sivil toplum örgütnün (STÖ) temsilcilerin yanı sıra, temsil güçleri sınırlı da olsa, yaklaşık 70 civarında STÖ fikir beyan etti. Bu STK'larda yaklaşık 40 milyon kişinin örgütlendiği ya da temsil edildiği kaydedildi. Çalıştaya, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in yanı sıra Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği, KADER, MÜSİAD, Türkiye Kamu-Sen, TÜGİK, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Genç İşadamları Derneği, TUSKON, Televizyon Yayıncıları Derneği ve TÜRKONFED'din de aralarında olduğu STÖ temsilcileri katıldı. Çok sayıda akademisyen ve gazetecinin de yer aldığı çalışta bugün sona erecek.
Çalıştayı'nı yöneten Prof. Oğuz Babüroğlu da, yeni bir Anayasa hazırlığı için sivil toplum eksenli bu çapta bir çalışmanın dünyada daha önce bildiği bir örneği olmadığını söyledi.
Çalıştay öncesi açıklamalarda bulunan Hisarcıklıoğlu, 1982 Anayasası'nın Cumhuriyet'in temel niteliklerini belirleyen ilk üç maddesi dışındaki tüm düzenlemeleri tartışacaklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Bu çalıştayda amaç tek tek detay olarak anayasa yazmak değil. Genel prensipler neler, hangi genel prensiplerde uzlaşabiliyoruz bunları ortaya koymaktır" dedi.
Hoşgörü ortamı
Anayasa platformunun sekretaryasını yürüten Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Direktörü Güven Sak ilk gün çalışmalarını Radikal'e değerlendirirken toplantıların son derece verimli geçtiğini vurguladı. Katılımcıların yüksek bir olgunluk içerisinde tartıştığını belirten Sak, 25 yıl öncesinde karşılaştırıldığında, toplantılardaki hoşgörü ortamının açık bir şekilde görüldüğünü kaydetti
Çalıştayın ilk gününde 'Ortak Güçlü Yanlar', 'Ortak Zayıf Yanlar, Ortak Fırsatlar', 'Ortak Tehditler' grupları oluşturularak yürütülen çalışmalarda her türlü fikrin ifade edilmesine ve tartışılmasına imkân tanındı.
'Ortak Güçlü Yanlar' bağlamında gerçekleştirilen çalışmalarda ağırlıklı şu görüşler ön plana çıktı:
# Laik, sosyal, demokratik hukuk devleti ve Cumhuriyet ilkeleri yeni anayasada korunmalı.
# Serbest piyasa ekonomisiyle anayasa bağlantısı kurularak sosyal devlet kavramı güvence altına alınmalı.
# AB uyum süreci vurgusu üzerinden yasama ve yürütmede uluslararası standartlara uyumun sağlanmalı.
# STK'ların artan gücü dikkate alınarak siyasal karar alma süreçlerine katılım güvence altına alınmalı ve örgütlenme özgürlüğü geliştirilmeli.
# Atatürk ilkeleri korunmalı.
'Ortak Zayıf Yanlar' bağlamında yürütülen tartışmada ise yargının bağımsız olmaması, şeffaflık ve hesap verilebilirliğin bulunmaması, araştıran, sorgulayan bir eğitim sisteminin eksikliğine işaret edilerek hak ve özgürlüklerin devlet karşısında korunmaması ve geliştirilmemesine vurgu yapıldı.
İnsan haklarına hukukun üstünlüğüne dayalı ve özgürlükleri esas alan demokratik devlet anlayışında var olan sorunlara da işaret edilerek Türkiye Cumhuriyeti'nin, özgürlükleri esas alan demokratik bir devlet olduğunun altını çizilmesi gereği vurgulandı. Din ve devlet ilişkilerinin sorunlu olduğuna işaret edilerek laiklik ilkesinin anayasada yer alması gerektiği vurgulandı.
'Farklılıklar zenginliktir'
'Ortak Fırsatlar' kapsamında yürütülen tartışmalarda ise AB sürecinin temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi için sunduğu fırsatın altı çizildi. Türkiye'de tarihi ve kültürel farklılıkların bir zenginlik olarak kabul edilmesi gereği vurgulanırken, kadın-erkek eşitliği ve çağdaş yaratıcı eğitime imkân tanıyacak, düzenlemeler yapılması görüşü ağırlık kazandı.
'Ortak Tehditler' bağlamında yürütülen tartışmada ise kuvvetler ayrılığı ve kuvvetler dengesinin evrensel demokrasi ilkeleri çerçevesinde düzenlenmesi gereği ifade edildi. Hoşgörüsüzlük, ötekileştirme, şovenizm, terör ve etnik bölücülülük tehditlerine işaret edilerek, anayasada bireyin korunmasının önemi üzerinde duruldu. Göç, eşitsizlik ekonomik istikrarsızlık, yolsuzluk, eğitim ve sağlık problemlerine işaret edilerek anayasada ekonomik sosyal kültürel hakların korunması ve geliştirilmesi gereği de vurgulandı.
Anayasada cinsiyet ayrımcılığının önlenmesi konusunda maddeler bulunması görüşü de vurgulandı.
Ankara, Radikal
09.12.2007
|