PKK'nın silah ve terörüne geçit yok!

 

Sözü uzatmak yersiz. Cumhurbaşkanı Gül'le Başkan Bush'un Beyaz Saray buluşması olumlu geçti. Bu konuda herhangi bir kuşku yok.
Amerikan Başkanı, Ankara ne duymak istiyorsa hepsini olanca açıklığıyla, üstelik kamuoyu önünde söyledi.
Şöyle özetlenebilir:
İki ülkenin stratejik ortaklığı...
Bu çerçevede, PKK'nın Türkiye'yle Amerika'nın ortak düşmanı olması...
Türkiye'nin İslam'la demokrasinin bağdaştığını gösteren örnek bir ülke olarak Avrupa'yla İslam dünyası arasındaki köprüsel niteliği...
Batı'nın, özellikle Avrupa'nın enerji güvenliği açısından Türkiye'nin önemi ve bu önemi gerektiği gibi değerlendiremeyen Avrupa Birliği...
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği konusunda devam eden Amerikan desteği...
Başkan Bush bunları yineledi.
Tümü önemli noktalar.
Beyaz Saray'da, en üst düzeyde ve kamuoyu önünde bunların bir kez daha belirtilmesine dudak bükmenin fazla bir inandırıcılığı olamaz.
Bir konu daha var.
Başkan Bush yönetimi, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığına karşı çıkan 27 Nisan Muhtırası'na başlangıçta kayıtsız kalmış, hatta bir ara yeşil ışık yakar gibi olmuş, ancak bir süre sonra kendisini toparlamıştı.
Gül'ün Cumhurbaşkanı olarak önceki gün Beyaz Saray'da gördüğü kabul, artık bu dönemin geride kaldığının bir işareti olarak yorumlanabilir.
Tıpkı 5 Kasım'daki Başbakan Erdoğan-Başkan Bush randevusunda olduğu gibi bu kez de Beyaz Saray'da en sıcak, en güncel konu hiç kuşkusuz PKK oldu.
PKK'ya karşı mücadelede iki ülkenin ortak tutumu ve Amerika'nın en üst düzeydeki bu kararlılığıyla bölgesel dengeler, bundan böyle PKK'ya fazla bir manevra alanı bırakmıyor.
Bir başka deyişle:
PKK, silahı bırakmak zorunda!
PKK, terörü bırakmak zorunda!
PKK, şiddeti bırakmak zorunda!
Önce Başbakan Erdoğan'ın, sonra Cumhurbaşkanı Gül'ün Washington ziyaretleri ve Türkiye'nin çizdiği kararlı rotanın katkısıyla PKK'ya karşı başlayan Türk-Amerikan işbirliği, bir takım başka adımlarla da tamamlanırsa, bu süreç PKK için sonun başlangıcı olur.
Nedir 'bu başka adımlar?"
Bu konu, Gül'ün Washington ziyareti sırasında Türk tarafının kulağına çıtlatılmış olabilir mi?
Buluşma sonrası, adının açıklanmasını istemeyen üst düzeyde bir Beyaz Saray yetkilisinin şöyle dediği haber ajanslarına düştü:
"PKK ile mücadele çerçevesinde sadece askeri değil, siyasi çözümün de devreye sokulması..."
Bu konu, Gül'ün Washington ziyareti sırasında açılmamış da olsa öneminden bir şey kaybetmiyor.
Türkiye, yalnız 'silahı değil siyaseti de' düşünmek ve bir yerde devreye sokmak zorunda...
Bu çerçevede, 'Dağdan indirme' konusunun akıllıca bir zamanlamayla TBMM'nin gündemine getirilmesi de bir başka adım...
Bunun gibi, Kuzey Irak ve PKK'ya karşı mücadele denirken, Irak Kürt yönetimiyle diyalog konusunun uzun zaman görmezlikten gelinemeyeceği de siyasetin bir başka gerçeği...
Cumhurbaşkanı Gül ya da Başbakan Erdoğan, bu gerçeklerin farkında.
Ama işleri güç!
Bunu da görmek lazım.


Hasan Cemal, Milliyet
10.01.2008