Türban flörtü

 

Seçim sürecinde sert tartışmalar yaşayan Bahçeli ile Erdoğan 22 Temmuz'dan sonra Meclis'te buzları eritmişti.
Başbakan Erdoğan'ın 'Türban sorununu çözmek için bir cümle yeter' açıklamasının ardından MHP Anayasa'nın 10. maddesinde değişiklik öngören teklif hazırladı
MHP'nin teklifini değerlendiren AKP kurmaylarıysa endişeli: Olumlu bir adım ama sorunu çözüme kavuşturup kavuşturamayacağı meçhul

MHP'nin teklifine AKP temkinli
ANKARA - AKP yönetimi, MHP'nin türban konusundaki önerisine temkinli yaklaştı. AKP'nin hukukçu kurmayları dün bir araya gelerek MHP'nin teklifini ele aldı. Toplantı sonrası açıklama yapan AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, MHP'nin teklifine ilişkin "Olumlu bir adımdır. Ancak sorunu çözüme kavuşturup kavuşturmayacağı ayrı bir çalışma konusudur" değerlendirmesini yaptı.
AKP TBMM grup yönetimi, dün Başbakan Tayyip Erdoğan'ın türban sorununun yapılacak 'bir cümlelik' değişiklikle hemen çözülebileceğine ilişkin çıkışı ve MHP'den gelen öneriyi değerlendirmek üzere toplandı. Erdoğan'ın bilgisi dahilinde MHP'den gelen teklifi inceleyen AKP yönetimi, teklifi 'iyi niyetli ve sorunu çözme açısından olumlu bir girişim' olarak değerlendirdi; ancak 'bu haliyle sorunu çözmeyeceği' vurgusu da yapıldı.
AKP'de, 'teklifin üniversitelerdeki türban sorununu çözüp çözmeyeceği ve somut olmayan ifadeler içermesi nedeniyle kamuda da türban takılmasının önünü açıp açmayacağı' konusunda tereddütler yaşandı. Bazı parti yöneticileri, teklifin sadece üniversite öğrencilerinini kapsayan bir düzenlemeden öte, ilk ve ortaöğretimde ve kamu kurumlarında da türbanı önünü açabilecek bir içerik taşıdığı izlenimi aldıklarını belirtti. Bazıları ise MHP'den gelen teklifin 'kamu kurumlarından hizmet alanların da başının açık olması zorunluluğu' gibi bir sonuç yaratabileceği endişesi taşıdıklarını kaydetti. Teklifi ilkesel olarak reddetmeyen, ancak sakıncalarının da görülmesi gerektiğine dikkat çeken AKP yönetimi, teklif üzerinde partili hukukçu milletvekilleriyle bir çalışma yapılmasını kararlaştırdı. AKP'nin MHP yönetimiyle teklifi değerlendirme ve gerekirse yeni bir teklif üzerinde çalışmayı da gündemine aldı.

MHP'yle temasa geçilecek
Buna göre, değerlendirmenin ardından MHP'yle temasa geçilecek ve türban yasağını kaldıracak muğlak olmayan, somut bir düzenleme üzerinde uzlaşma aranacak.
Toplantıdan sonra açıklama yapan AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün "Sorun Anayasa'nın 10'uncu maddesi kapsamında mı çözülür, yoksa başka bir madde içinde mi ele almak lazım ya da çözüm Anayasa içinde aranacaksa Anayasa'nın hangi maddeleri içinde aranacaktır, hem de nasıl bir ifadeyle yer alırsa kalıcı bir çözüme kavuşmuş olacaktır? Bunun teknik bir çalışmaya ihtiyacı var" dedi.
MHP'nin teklifinin sorunun çözümüne katkı sağlanması açısından önemli olduğunu vurgulayan Ergün, uzlaşılarak ortaya bir metin çıkması durumunda 367'nin üzerinde bir oyla Anayasa değişikliğinin mümkün olabileceğine dikkat çekti. MHP'nin teklifiyle kendi tekliflerinin bir yerde buluşması gerektiğini kaydeden Ergün, "Bu, ortak çalışmayı da gerektirebilir. O ortak çalışmadan nasıl bir metin çıkar, nasıl bir uzlaşma metni çıkar ona bakmak lazım. Bizim bir metin getirip 'Bu olursa olur, olmazsa olmaz' yaklaşımı içinde olmayacağımızı zaten baştan beri ifade ettik. Bu konun yeni Anayasa çalışmaları dışına da taşınabilir" diye konuştu.

MHP yasak savdı: Yasa teklifi hazır
ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Türban için yeni anayasayı beklemeye gerek yok. Bu sorun bir cümleyle çözülür. Zaten MHP de ben de varım diyor" açıklaması yeni bir tartışmayı alevlendirdi. Erdoğan'ın sözleri tartışılırken dün bir açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin çözüm formülünü açıkladı. Bahçeli, Anayasa'nın 'Kanun önünde eşitlik' başlıklı 10. maddesinin, "Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar" şeklindeki 4. fıkrasına 'Her türlü kamu hizmetlerinin sunulmasında ve bunlardan yararlanılmasında' ibaresi eklenirse türban yasağının kalkacağını iddia etti. Ancak, hukuçular MHP'nin çalakelem hazırladığı önerinin sorunu çözmek bir yana daha da karmaşıklaştırabileceği uyarısını yaptı.
Erdoğan önceki gün İspanya dönüşü açıklama yaparken türban sorununun 'mutabık kalınacak bir cümle' ile çözülebileceğini ileri sürerek, "MHP ben de varım diyor. Mesele yok zaten. CHP yoksa yok. Olanlarla beraber biz yola devam ederiz" demişti. Bu açıklama dün siyasetin ana gündem maddesi oldu.

'Erdoğan çözümsüzlük peşinde'
Erdoğan'ın destek beklediği MHP'de Bahçeli kurmaylarıyla dün bir araya geldi. Toplantıda Erdoğan'ın 'çözümden çok çözümsüzlükten yana' olduğu yorumu ön plana çıktı. Bahçeli de daha sonra yazılı bir açıklama yaparak hem Erdoğan'a yüklendi hem de Anayasa değişiklik önerilerini ortaya koydu.
Devletin sunduğu hizmetlerinden yararlanmada eşitsizliğe yol açması nedeniyle başörtüsü yasağı uygulamasına karşı olduklarını vurgulayan Bahçeli, MHP'nin bu konudaki Anayasa değişikliği önerisini açıkladı.
Öneriye göre Anayasa'nın 'Kanun önünde eşitlik' başlıklı 10. maddesinin, "Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar" şeklindeki 4. fıkrasına 'Her türlü kamu hizmetlerinin sunulmasında ve bunlardan yararlanılmasında' ibaresi eklenecek. Fıkra, bu eklemeyle 'Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetinin sunulmasında ve bu hizmetlerden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır' şeklinde yeniden düzenlenecek.
Başörtüsü konusunda yasaklayıcı bir düzenleme bulunmadığını savunan Bahçeli, şunları söyledi: "Bu konudaki muhalif görüşlerin dayanağı Anayasa Mahkemesi'nin 1989'da aldığı bir karardır. Bu düzenleme yükseköğretim hizmetinden yararlanma hakkını anayasal eşitlik ilkesi kapsamına alacaktır. Bu düzenlemeden sonra tartışma konusu yasal düzenlemelerin Anayasa'ya aykırılığı da laiklik ve eşitlik ilkesiyle birlikte yorumlanacağından daha dengeli bir sonuca ulaşılması da mümkün hale gelecektir."
Ancak MHP'nin çözüm önerisi, bu değişikliğin, 'türban serbetisinin kapsamını kamu kurumları ve ilköğretimi de kapsayacak şekilde genişletip genişletmeyeceği' ve 'üniversitelerdeki sorunu çözüp çözmeyeceği' tartışmalarını da beraberinde getirdi. (Radikal)


Radikal
18.01.2008