Kızlar ne yapıyor?

 

Türban tartışmaları gerçekten çok anlamsız düzeylerde sürüyor, gidiyor.Reşit kızların üniversiteye istedikleri giyim tarzında girebilmeleri öncelikle bir temel hak ve özgürlük sorunu.

Ama belki bu temel hak ve özgürlük kullanımı kadar önemli başka bir konu da üniversite yaşına gelmiş daha fazla kızı öğretim sistemi içine çekebilmek.

Üniversitelerde reşit kızların başlarını istedikleri biçimde kapatma-açma özgürlüğüne karşı çıkan kesimler şu anda TBMM’de devam eden anayasa değişikliği konusuna eğitim sisteminin laik özünün zedelenmesi diye bakıyorlar.

Ancak, kimse ya da çok az sayıda kişi ve kurum mevcut sistem içinde genç kızlarımızın öğretim süreçleri ya da profesyonel yaşamla ilişkilerini merak ediyor, sorguluyor.

Meseleye genç kızlarımızın 15-29 yaş aralığında ne yaptıkları açısından baktığınızda ve elinizdeki ulusal verileri OECD ülkeleri ile karşılaştırdığınızda karşınıza çıkan manzara gerçekten bir felaket, bir başarısızlık, bir geri kalmışlık manzarası.

15-29 yaş aralığındaki genç kızlarımızın ve kadınların öğretim süreçleri ve çalışma yaşamıyla ilişkileri incelendiğinde gündeme bomba gibi düşen türban tartışmasının ne kadar anlamsız bir tartışma olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.

Türban yasağını bir biçimde ortadan kaldırarak ne kadar fazla kızımızı öğretim süreçleri içine çekebilirsek o kadar iyi bir iş yapacağımız aşağıda vereceğim oranlardan daha net anlaşılacak.

***

Atalet oranı diye tanımlanan bir oran var, bu oran belirli bir yaş aralığında ve öğrenim görmeyen, istihdam edilmeyen ya da iş aramayanların çağ nüfusuna yani söz konusu yaş aralığındaki nüfusa oranını veriyor.

Kızlara yönelik yapılan araştırmada ülkemizde 15-19 yaş aralığındaki toplam kız nüfusun yüzde 48’inin yani yaklaşık yarısının, 20-24 yaşa arası kızlarımızın yüzde 59’unun, 25-29 yaş kızların ise yüzde 66’sının atalet içinde yani öğrenim görmeyen, istihdam edilmeyen ve iş aramayan kızlar, kadınlar olduğunu ortaya çıkarıyor.

Diğer bir anlatımla, 15-19 yaş arası kızların yüzde ellisi, 20-24 yaş arası kızların ise yaklaşık yüzde altmışı ev kızı ya da kadını yani toplumsal yaşamın dışındalar, evlerindeler, ne okuyorlar, ne çalışıyorlar ne de iş arıyorlar.

AB’nin en fakir ülkelerinde, Yunanistan’da, Portekiz’de 15-19 yaş arası kızların sadece yüzde altısı ev kızı, yüzde 94’ü ya okuyor, ya da işgücü piyasası içinde; 20-24 yaş aralığındaki kızlar için de bu ülkelerde oranlar yüzde onun altında.

***

Türban yasağının kalkmasıyla laik öğretimin biteceğini iddia edenler ülkemizde kızların çok önemli bir bölümü, yaklaşık yüzde altmışı için zaten bırakın öğretimin laik karakterini, öğretimin kendisinin hiç olmadığının acaba farkındalar mı?

Bugün zihinlerimizin odaklanması gereken temel sorun yükseköğretimde türban yasağının kalkmasının 20-24 yaş arası kızlarımızın okullaşma, üniversiteleşme oranını nasıl etkileyeceği olmalıdır.

Türban yasağı olmaksızın daha fazla kızımız yükseköğretim süreçlerine dahil olacak ise, yükseköğretim almış bu kızlar daha sonra işgücü piyasalarına daha fazla gireceklerse kendine çağdaş diyen sözde elitlerin yasakçı argümanları daha da anlamsızlaşacaktır.


Eser Karakaş, Star
08.02.2008