Başbakan’ın liberallere ihtiyacı kalmadı.. Mesele bu!

 

Köprüler atıldı.. Bundan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.. Olamaz..

AKP liberal aydınlarını kaybetti.. Kaybetmeye de devam ediyor..

Kaleler birer birer düşüyor..

Başbakan sözünü söyledi kenara çekildi.. Tavrını koydu..

Dün de belirttim, Başbakan’ın o sözü kırılma noktası oldu.. Sevsinler seni diye başlayan, milleti aldatmayın, dürüst olun diye azarlaması ile noktalanan sözleri tarihi ayrışmanın ilk işaretiydi..

Şimdi sorulması gereken soru şu:

Başbakan’ın liberal demokratlara ihtiyacı var mı?

Bence yok..

Çünkü Başbakan’a göre yüzde 46.6’lık seçim zaferinde liberallerin hiç payı yok.. İlk dönemde vardı..

AKP’nin entelektüel desteği ihtiyacı vardı.. Kendi kadroları bunu yapacak donanıma sahip değildi.. Milli Görüş gömleği gerçekten atılmışsa yerine giyilecek gömleği sadece liberaller dikebilirdi..

Çünkü o zaman AKP merkez partisi olmaya hevesliydi..

Koşusu bu yöndeydi.

Bu yüzden liberal demokratları el üstünde tutu.. Onları yanına çekmenin mıknatısı da Avrupa Birliği yoluydu..

AB yolu demek reform demekti..

Daha liberal politikalar..

Daha özgürlükçü ortam..

Demokratikleşme..

Ve bir dizi reform demekti..

AKP, iktidarının ilk üç hatta dört yılında bu yönde büyük çaba harcadı.. Liberallerin de büyük desteğini aldı..

Onlara göre ortada bir tek özgürlükçü parti vardı; AKP..

Ama bunun böyle olmadığı 46.6 ile ortaya çıktı.. Başbakan, güç bende diyordu..

Hazır kıtalar istiyordu.

Kendisine biat edilmesini, kurşun asker olunmasını talep ediyordu..

İşte ipler bu nokta da koptu..

Peki yıllardır omuz omuza olan liberal demokratlar şimdi iktidara şimdi nasıl bakıyor?

AKP’yi artık nasıl tanımlıyorlar?

Star Gazetesi Başyazarı Mehmet Altan’ın dünkü yazısından küçük bir alıntı:

“Kemalist rejimin tek sesliliğini aratmayan bir faşizmle, demokratikleşmenin önünün açılmasında ‘yöntem eleştirisine’ bile inanılmaz bir tahammülsüzlükle yaklaşanlar bunu bir de ‘özgürlükler’ adına yaptıklarını söylemezler mi?

Kendin gibi olamayacaksın...

Özerk olamayacaksın..

Bağımsız olamayacaksın..

Siyasetçi kadar var olmayı kabulleneceksin.

Kabullenmezsen kurşun asker korosu devreye sokulacak.

Yöntem eleştirisine inanılmaz bir utanmazlıkla saldıracaklar.

Siyasetçilerin ve onların taifesinin özgürlük anlayışı bu işte.”

*

Peki AKP, liberallere nasıl bakıyor?

Özellikle Başbakan!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu, Ruşen Çakır’a verdiği röportajda AKP’nin, liberallere nasıl baktığını anlatı..

“Biz ‘son seçimlerde muhtıraya karşı AK Parti ile ittifak yaptık’ diye düşünüyoruz ama bir şey söylenmese bile şu duyguyu veriyorlar: Ben ittifak yapmadım, sen yaptın.”

*

Gerçek bu..

AKP, liberallere ben sizi çağırmadım sen benim yanıma geldin diyor.. AKPCİ yazarlar da eski liberal demokrat dostlarına, ne haliniz varsa görün diyor..

Siz liberal de değilmişsiniz..

Demokrat da diye suçluyor..

Gelinen nokta bu.. Basit bir türban kavgası değil..

AKP’deki değişimin sonucu..

Bu noktaya nasıl gelindiğini de yarın anlatalım..


Mehmet Tezkan, Vatan
19.02.2008