Medyada yer alan haberlere, demeçleri bakınca ortaya acayip bir Türkiye fotoğrafı çıkıyor..
Bir yerlere doğru koşuyoruz ama nereye?
Geçen gün AKP’nin yeni politikasını anlatırken şu soruyu sormuştum:
“301. maddeyi değiştirmek mi oy getirir, kömür-erzak dağıtmak mı?”
Sorunun yanıtı belli..
Tabii ki kömür..
AKP de yeni dönem stratejisini bunun üzerine kurdu..
Başbakan televizyon ekranlarına çıkarak valilere, kaymakamlara talimat veriyor..
Atlayın kamyonlara kapı kapı dolaşın, kömür dağıtın diyor..
Geçenlerde İçişleri Bakanı Beşir Atalay açıkladı.. 2006 yılında 1.5 milyar YTL’lik yardım yapılmış.. 1.4 milyon ton da kömür dağıtılmış..
2007 rakamlarını bilmiyoruz!
*
Şimdi bunda ne var diyeceksiniz.. AKP iktidarı muhtaçlara elini uzatıyor.. Kışı sıcak geçirmelerini sağlıyor.. Daha önceki iktidarlar da yapsaydı..
Haklısınız..
Benim itiraz ettiğim nokta başka..
Erzak-kömür dağıtma anlayışı AKP’nin resmi politikasına dönüştü..
Bu çok tehlikeli..
Niye mi?
Bu yöntem tuttuğu için Türkiye’nin temel meseleleri ikinci plana itiliyor.. İktidarda kalmak veya iktidarını güçlendirmek kömüre indirgendi..
Türkiye yerinde saymaya başladı!.
*
Eski Bakanlardan Abdüllatif Şener, Milliyet’en Serpil Yılmaz ile konuşurken şunu saptamış:
“Siyaset; sokaklar, köyler, varoşlar ne diyor, ona bakıyor.”
Şener’in siyaset diye kasttettiği herhalde iktidar.. Çünkü güç onda..
Eğer bir ülkede siyasi iktidar varoşların ağzına bakar, onların talebini dikkate alırsa, varoşlara yönelik politika yapıp, oy kefesini doldurursa varoşlar sittin sene varoş kalır..
Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum.. Ekonomistler işsizlik rakamlarına dikkat çekiyor..
İşsizlik artıyor..
İstihdam azalıyor..
Demek ki izlenen ekonomik politikalarda bir yanlış var.. İstihdam azalıyorsa Türkiye geriye gidiyor demektir..
İşsizlik artıyorsa açlık yokluk artıyor demektir..
Ama hükümet bu konulara girmiyor bile.. Konuşmuyor, ilgilenmiyor.. Çünkü işsizliği, açlığı, yokluğu, kömürle, erzakla, para yardımıyla kapatmaya çalışıyor..
Yoksulluğun üstü kömürle örtülüyor..
Düşündürücü olan da bu..
*
Başbakan kişi başına düşen milli gelirin her yıl arttığını söylüyor.. Hedef 10 bin dolar diyor..
Ama aynı zamanda her yıl dağıtılan kömür miktarı da erzak miktarı da artıyor..
Bu nasıl iştir!
*
Maliye Bakanı Unakıtan, “Avrupa bankaları mart ayında zararlarını açıklayacak, o zaman kızılca kıyamet kopacak” dedi ve ekledi;
“Ama biz iyi durumdayız.”
Yani kopan kızılca kıyametten nasibimizi almayacak mıyız?
Dalga bizi vurmayacak mı?
Türkiye’ye gelmeyecek mi?
Yoksa üstünü kömürle mi örteceğiz?
İşsizliği örtüğümüz gibi!
Mehmet Tezkan, Vatan
22.02.2008
|