Org. Büyükanıt: Sivillere yakın yerde olanları vurmadık

 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, basın sohbetinde hiçbir sorumuzu yanıtsız bırakmadı. Samimiyetle yanıtladı.

‘Ağırıma gidiyor’

Yaşar Paşa, en fazla “ABD istedi, çıktılar” eleştirisine alınmış. “Bush söyledi, Gates geldi, çıktılar, diyorlar. İşte bu ağrıma gidiyor” diye, alınganlığını sık sık yansıttı. Üniformasını ortaya koyması da ne denli üzüldüğünün göstergesiydi.

‘Sivil vurmak geleneğimizde yoktur’

Org. Büyükanıt, operasyon boyunca sivillere zarar vermemeye çok özen gösterdiklerini de söyledi. Hava Kuvvetleri’nin tek tek seçtiği ve teyit ettiği hedefleri tam isabetle vurduğunu söylerken, Kuzey Irak’tan gelen “Siviller zarar gördü” eleştirisine, sohbetimiz sırasında şu yanıtı verdi:
“Siviller zarar görmesin diye çok dikkat ettik. O kadar dikkat ettik ki, bazı sivil yerleşim yerlerine yakın olan terörist yerlerini bile vurmadık. Ne olur ne olmaz, bir hata olur, siviller zarar görür diye. Sivilleri vurmak, Türk ordusunun geleneğinde yoktur.”

Öküzün boynuzu

Merak ettiğim konulardan biri Bamerni’deki tank birliğinde ne olduğuydu. Buradaki tank birliğimizin kışlasından çıktığı, ancak peşmergelerin ve sivil halkın muhalefetiyle karşılaştığı, bölgede ABD askerlerinin görüldüğü ve birliğin geri döndüğüne ilişkin haberler vardı. Bu haberler, acaba Bamerni’de Süleymaniye’deki çuval olayı gibi bir olay mı oldu, sorusunu gündeme getirmişti. Yaşar Paşa, bu konuyla ilgili sorumu yanıtlarken, Türk tank birliğinin kışlasından çıkıp geri dönmesinin bir şaşırtma hareketi olduğunu ima ederek, şöyle dedi:
“Bize strateji derslerinde şunu söylerlerdi: Hasmınızı öküzün boynuzuna oturtun. Öküzün boynuzuna oturunca canı yanar insanın. Çok acıyan taraftan öteki tarafa gitti mi, ağırlık arttığı için bu kez orası daha çok acır. Askerlikte taktik örtü ve aldatma vardır. Mesela biz Zap’a girmeden önce Avaşin’i bombaladık. Hem şaşırtma hem takviye gitmesin diye.”

‘Tüylerimiz diken diken olur’

Org. Büyükanıt, eleştiriler en çok çekilmeyle ilgili olduğu için, dönüşün zorluklarını da izah etti:
“Bizim için en hassas aşama operasyonun sonlandırılması ve çekilme aşamasıdır. Neden bu aşama zordur? Çünkü, bu aşamada yorgunluk vardır, fiziki güç kaybı vardır, bıkkınlık olabilir, toplanma zorluğu vardır, pusu riski ve uzaktan ateş riski vardır. Bu nedenle operasyon bittiğinde bizim tüylerimiz diken diken olur, çocuklar nasıl gidecekler, diye.”

‘Mağara mı arayalım?’

Yaşar Paşa, “Bari çekilirken oralarda asker bıraksalardı” türünden eleştirilere de şu yanıtı verdi:
“Terörist dış etkiden korunmak için mağara arar, mağarada yaşar. Biz de TSK olarak kalacak mağara mı arayalım? Olur mu? Bunları söyleyenler oraları görmemiş olanlardır, iki gün oralarda misafir edelim, bir daha söylemezler.”

‘Gizli plan yok’

Org. Büyükanıt, operasyon öncesinden başlayarak, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, ABD’ye gitti, Irak’a gitti, acaba gizli bir plan mı var, sorusunun da gündeme atıldığını anımsatarak şu karşılığı verdi:
“Bizim gizli planımız filan yok. Başkalarının varsa onu bilemem.”

‘Eleştiriye açığız’

Yaşar Paşa, TSK’nın eleştiriye açık bir kurum olduğunu da sık sık belirtti. Ancak, eleştirilerin makul ve mantıklı olması, bilgiye dayanması gerektiğini söylemeyi de ihmal etmedi. Basının iletişim eksikliği konusundaki eleştirilerini saygıyla karşıladıklarını, ancak bunun dışındakilerin bilgisizlikten kaynaklandığını vurguladı. Basını bilgilendirme konusunda da şunları söyledi:
“ABD’lilerin yaptığı gibi bir generalin haritanın önüne geçip her gün bilgi verilmesi örnek gösteriliyor galiba. Ama şunu bilin ki, ABD’liler bunu yapar ama aslında bizim kadar bilgi vermezler. Haritanın önüne çıkar bir şeyler anlatır ama şehit sayısını bile söylemez, şehit törenini bile göstermez. Biz da her gün sitemizde bilgilendirme yaptık, daha çok bilgi verdik.”

Fikret Bila, Milliyet
05.03.2008