| |
Özbudun: SPK son derece antidemokratik. Arslan:?Anayasa da değiştirilmeli
Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın 'laiklik karşıtı eylemlerin odağı' olduğu gerekçesiyle, AKP hakkında açtığı kapatma davası, 'Türkiye partiler mezarlığına döndü' tartışmalarını bir kez daha başlattı. Hukukçulara göre Türkiye'nin bu kötü imajında kurutalabilmesi için biran önce Siyasi Partiler Kanunu'da (SPK) değişikliğe gitmesi gerekiyor. Prof. Dr. Ergun Özbudun, SPK'da değişikliğe gidilmediği sürece Türkiye'nin daha çok parti kapatma davasıyla karşı karşıya kalacağını ifade ederek, "Bu haliyle söz konusu yasa, son derece antidemokratik bir kanundur" dedi. Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk'un düşünceleriyse şöyle:?"Bu yasa, demokrasi karşıtıdır. Eğer bir savcının eline bu yasayı teslim ederseniz, bu tür sancıları da sürgit yaşamak zorunda kalırsınız."
'SPK gözden geçirilmeli'
Anayasa Hukukçu Özbudun, SPK'nın son derece antidemokratik ve yasakçı bir kanun olduğunu söyleyerek, "SPK yasakları, anayasadaki mevcut yasakları da çok aşan yasaklardır. SPK'nın tümüyle gözden geçirilmesi gerekir, en azında Anayasa'daki parti yasakları ile uyumun sağlanması lazım. Yeni anayasa projesi gerçekleşirse, hemen akabinde derhal ele alınması gereken hususların da biri de SPK'nın değiştirilmesidir. Bu haliyle, son derece antidemokratik ve yasakçı bir kanundur" dedi. SPK'nın demokratik bir ülkeye yakışmadığını savunan Özbudun, şöyle devam etti: "Söz konusu yasaya göre, 'Türkiye'de azınlık var' demek bile parti kapatma sebebidir. 'Diyanet İşleri Başkanlı-ğı'nı devlet teşkilatında çıkarılmasını önermek' parti kapatma nedenidir. Seçim kampanyasında Türkçe dışında bir dil kullanmak parti kapatma nedenidir. Bunlar hiç bir de- mokratik ülkede kabul edilecek şeyler mi? SPK baştan aşağa ele alınmalı."
Özbudun, hazırladıkları anayasa taslağında parti kapatmayı zorlaştırdıklarını, ancak SPK'da birtakım değişkliklerin yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
'Sicil parlak değil'
Anayasa Hukukçusu Levent Köker, Türkiye'nin parti kapatma konusunda sicilinin hiç parlak olmadığını hatırlatarak, "Türkiye mevzuatının AB mevzuatına yükseltilmesi gerekiyor. Avrupa'da 1950'den bu yana sadece üç parti kapatılmış. Türkiye'de ise 1961'den bu yana 24'ün üzerinde parti kapatılmış, bu rakamlar bile çok şey söylüyor. Parti kapatmalarla ilgili olarak AHİM'ye yapılan başvurular, Refah Partisi dışında hepsi Türkiye aleyhine sonuçlanmıştır" dedi.
'Anayasa değişikliği şart'
Prof. Dr. Zühtü Arslan parti kapatmaları konusunda sadece SPK'da yapılan değişikliklerin yeterli olmayacağını, mutlaka anayasa değişikliği yapılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Arslan şöyle konuştu:
"Odak olma tanımının daha belirgin bir şekilde yapılması lazım. Şu haliyle oldukça soyut bir şekilde tanımlamaktadır. Bu haliyle hem Başsavcılığa hem Anayasa Mahkemesine geniş bir şekilde takdir hakkı veriyor. Dava açmanın Meclis onayına bağlanması gerekir. Bu model Almanya ve İspanya'da var. Buna ilaveten odak olma şartının geniş bir tanımının yapılması lazım. Yani bir dava açma sürecinin zorlaştırılması gerekiyor. Çok kolay bir şekilde 3-5 delille parti kapatılmaması lazım. Öncelikle Anayasa'da değişiklik yapılması lazım. Anayasa'ya bağlı olarak SPK'nın da değiştirilmesi mümkün olur."
'Başsavcı'nın suçu yok'
Yargıtay Onursal Başsavcısı Sami Selçuk, Star Gazetesinde yayınlanan makalesinde şunları yazdı: "SPK gibi yasaklarla dolu bir metni çağcıl hiçbir demokraside bulamazsınız. Bu yasa, demokrasi karşıtıdır, halkın iradesini hiçe saymaktadır. Eğer bir savcının eline bu yasayı teslim ederseniz, o da, sizler de, hukuku kullanarak toplumu ezmek, bu tür sancıları da sürgit yaşamak zorunda kalırsınız. Suç Başsavcı'da değil, bizi dışarıda utandıran yazılı hukuktadır. SPK yerine hukukun gereğini yapmakla yükümlü Başsavcı'ya saldırmak, hedefte yanılgıdır/sapmadır. Partiler yerine, onların ve özgürlükçü rejimin mezar kazıcısı olan bu 12 Eylül ürünü, demokrasi özürlü, çağdışı yasayı tez elden mezara gömmek ya da en azından kökten değiştirmek. Dava vesilesiyle fırsat yakalanmıştır."
Türk: SPK'nın ne suçu var?
Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Türkiye'de partilerin laiklik ve bölücü eylemlerin odakları olma halinde kapandıklarını bu nedenle Siyasi Partiler Kanunu'nda (SPK) suç aramanın doğru bir mantık olmadığını savundu. Türk şöyle konuştu: "Parti kapatmalarında SPK'da kusur arama gereği yok, SPK'ya dernekler kanununun partiler açısından biraz genişletilmiş hali olarak düşünmek lazım. Siyasi partilerin organları nasıl çalışır, onu düzenleyen bir kanundur. Partiler açısında sakıncalı bir durum yok. Yani partiler ne yaparlarsa yapsınlar istediklerini söylesinler, isterse bölünmeyi savunsunlar,isterse şeriatın geri getirilmesini savunsunlar böyle bir demokrasiyi Türkiye kaldırabilir mi, böyle bir düzen olabilir mi?"
Radikal
19.03.2008 |