| |
MHP lideri, AKP'nin parti kapatmayı zorlaştıracak Anayasa değişikliği fikrini çok sert eleştirdi: Yargıya böyle müdahale daha ciddi rejim krizlerine yol açar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti kapatmayı zorlaştıracak Anayasa değişikliği için kurmaylarının dirsek temasında olduğu AKP'nin planlarına sert bir dille tepki gösterdi. Kendi önerelerinin 'parti kapatmak yerine sorumluların cezalandırılması' (Bu düzenleme yapılırsa AKP kapatılmayacak ama Başbabakan Tayyip Erdoğan'ın da aralarında olduğu 71 kişiye siyasi yasak gelebilecek) olduğunu belirten Bahçeli, AKP'nin planlarını şöyle eleştirdi: "Yargıyı etkisizleştirmek, yasamanın denetimi ve vesayeti altına almak, Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerini sınırlandırmak, üye oluşumuyla ve karar yeter sayısıyla oynamak haklı ve meşru görülemeyecektir. Bu zorlamalara başvurulması, ateşin üzerine benzinle gitmek olacak ve çok daha ağır bir siyasi ve anayasal krize yol açacaktır."
AKP ve MHP kurmaylarının, parti kapatmanın zorlaştırılması konusunda uzaktan paslaşmayı sürdürürken sürerken, Bahçeli, dünkü Meclis grubunda sert mesajlar verdi:
Erdoğan yeni istismar malzemesi: Yargıya intikal eden bu konu hakkında dışarıdan hukuki fetvalar vermek, bu yolla Anayasa Mahkemesi'ni yönlendirme ve etkileme çabaları içine girmek, hukuka saygısızlığın açık bir göstergesi olacaktır. Hukuki bakımdan Anayasa'ya uygun olsa da, açılan kapatma davası, siyasi bakımdan Başbakan'a demokrasi mücahidi olduğunu söyleyerek mağduriyet edebiyatı yapmak için yeni bir istismar malzemesi vermiştir. Başbakan olmasında yargı süreçlerinin ve siyaset dışı müdahalelerin önemli payı olan Erdoğan, şimdi de bu yolla 'demokrasi kahramanı' olma hevesi peşindedir. Erdoğan, Yargıtay Başsavcısı'nın iddianamesini Türk milleti nezdinde bir 'ibranameye' dönüştürmek ve mağdur ve mazlum edebiyatıyla Türk milletinin merhamet duygularına sığınarak siyasi sorumluluğunu unutturmak hesabı yapmaktadır. Kapatma davasının AKP'ye siyasi doping etkisi yapması, hazin bir tecelli olarak kabul edilmelidir.
İhtar da olabilir: Siyasi partileri, siyaseten tasfiye edecek olan yegâne güç Türk milletidir. Bu hesabın görüleceği yer de seçim sandığıdır. Bu gibi durumlarda partinin hükmi şahsiyet olarak kapatılması yerine, bu fiillerin sorumluları hakkında cezai soruşturma ve yaptırım uygulanmasını, milletvekili dokunulmazlığının da buna göre yeniden düzenlenmesini öngören yeni bir anayasal çerçeve oluşturulabilecektir. Terörü destekleyen ve bunu bölücü amaçları için bir araç olarak gören siyasi partilerin özel durumu, bu kapsamda ayrı bir değerlendirme konusu olabilecektir. Tartışmaya açtığımız bireysel sorumluluk yönteminin, bir siyasi partinin temelli kapatılması için dava açılmasından önce, ihtar ve ikaz amaçlı bir ara aşama olarak öngörülmesi de mümkündür.
Yargı işlevsiz kılınmamalı: Yargıyı etkisizleştirmek, yasamanın denetimi ve vesayeti altına almak, Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerini sınırlandırmak, üye oluşumuyla ve karar yeter sayısıyla oynamak, bireysel sorumluluğu ve müeyyideleri ortadan kaldırarak veya benzer yollarla Anayasa'nın 69. maddesini işlersiz kılmak gibi yöntemler, haklı ve meşru görülemeyecektir. Bu zorlamalara başvurulması, ateşin üzerine benzinle gitmek olacak ve çok daha ağır bir siyasi ve anayasal krize yol açacaktır. Herkes bunun bilinci içinde olmalı ve rejimi tehlikeye atabilecek çok vahim bunalımlara davetiye çıkarma gafletine düşmemelidir. Açılan dava ve milletimizden almış oldukları oy desteği arasında yanlış bir illiyet bağı kuran AKP yetkilileri sağduyularını kaybetmişlerdir. Bu partinin bir muhalefet partisi gibi devlet erki ve yargı ile çatışarak bugünlere geldiği herkesin bildiği gerçeklerdir.
Bu arada MHP, Anayasa değişikliği önerisine son şeklini vermek için Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal başkanlığında bir çalışma grubu oluşturma kararı aldı. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, çalışmaların teknik düzeyde devam edeceğini belirtti. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da "Mutfak çalışması yapıyoruz" dedi.
Ankara, Radikal
19.03.2008 |