| |
Son icat şöyle: Anayasa değişikliğiyle suç işleyeni mahkeme tespit edecek, parti onu atmazsa davayla yüzleşecek. Başsavcı, ihtarsız dava açamayacak
Kapatma davasını etkisiz kılmak için 10 gün içinde Anayasa değişikliği hedefleyen AKP'liler her gün yeni öneri gündeme getiriyor. AKP'nin MHP'yle uzlaşmak umuduyla üzerinde çalıştığı değişiklik paketinde, parti kapatılmasının sadece terör, şiddeti övme durumunda gerçekleşmesi, dava açmadan önce uyarıda bulunulması ve suçtan kişilierin sorumlu tutulması var.
AKP kurmaylarının MHP'ye sunmak üzere hazırladığı çalışmanın ayrıntıları şöyle: Yargıtay Başsavcısı, Anayasa ve yasalara aykırı davrandığını somut olarak tespit ettiği bir siyasi partiyi önce uyaracak. İlgili parti, gelen uyarıyı dikkate almaz ve gereğini belirli süreler içinde yapmazsa, ancak o zaman Başsavcı parti hakkında kapatma davası açabilecek. Bunu sağlamak üzere de mevcut Siyasi Partiler Yasası'nde yer alan uyarı mekanizmasına benzer bir düzenleme Anayasa'ya da konulacak.
AKP, Anayasa'ya işlenen suçlarla ilgili 'bireysel sorumluluk' hükmünü de getirecek. Buna göre, siyasi parti üyelerinin suç işlemeleri ve bunun mahkeme tarafından tespiti halinde, o kişiler eylemlerinden sorumlu olacak. Partiler bu kişilere gereken cezayı vermemeleri ve kişiyi bünyelerinde barındırmaları halinde sorumlu olacak. ''Partilerin, üye ve yöneticilerin eylem ve sözlerinden dolayı kapatılmaması' hükmü Anayasa'ya girecek.
Hangi eylem ve sözlerin suç sayılacağı da somut olarak Anayasa'ya yazılacak. Anayasa'nın "Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez" şeklindeki 68/4 maddesinin subjektif bir alan olduğu düşüncesi üzerinden bu madde somutlaştırılacak. Hangi söz ve eylemlerin suç olup olmadığı vurgulanacak.
AKP, siyasi partilerin ancak terör örgütüyle organik bağ içinde olmaları, şiddeti övmeleri halinde kapatılmalarını da düzenliyor. Yurtdışından para yardımı almaları ve tüzük ve programlarının Anayasa'ya aykırı olmaları halinde kapatılabilmesi de korunuyor.
AKP'nin üzerinde durduğu formüllerden birisi de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın dava açmadan önce TBMM'den izin istemesi. Ancak AKP, bu düzenleme konusunda kesin bir karara varmış bulunmuyor. Bu düzenleme yapılırsa Başsavcı doğrudan doğruya bir siyasi parti hakkında dava açamayacak.
AKP'nin tekliflerini uzlaşma sağlamak üzere MHP'ye ilettiği öğrenildi. AKP, teklifi gelecek hafta başında TBMM Başkanlığı'na sunmayı ve 10 gün içerisinde yasalaştırmayı öngörüyor. Ancak AKP'ye dava açılmış bulunduğu için bu düzenlemenin işe yarayıp yaramayacağı tartışmalı.
Rahatsız olan vekiller var
Davaya karşı Anayasa değişikliği hazırlıklarına girişilmesi, AKP'nin özellikle Milli Görüş geleneğinden gelmeyen bazı milletvekillerinde rahatsızlık yarattı. Seçimde vizyon isimler kapsamında davet edilen bazı milletvekilleri ile merkez sağ ve liberal kökenden gelen isimler rahatsızlıklarını dillendirmeye başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da açıkça davanın sürüdüğü bir dönemde Anayasa değişikliği yapılmasına karşı olduğunu dillendirmişti.
Ankara, Radikal
21.03.2008 |