Rehn’in ‘AK Parti kapatılırsa müzakereler gözden geçirilir’ sözü Türkiye’de endişe yarattı. Uzmanlar, sağduyunun galip gelerek davanın reddedileceğini bildirdiler
AB Komisyonu Genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in ‘AK Parti kapatılırsa muzakereler gözden geçirilir’ uyarısı Türkiye’de yankı yarattı. Rehn’in açıklamasından endişe duyduklarını kaydeden AB uzmanları, kapatma davasının AB üyelik sürecini olumsuz etkileyeceği görüşünde birleşti. Avrupa Birliği’nin ‘Özgürlükler’ temelinde oluştuğunu ve demokratik olmayan her türlü uygulamanın Türkiye ile Avrupa Birliği arasındasi üyelik sürecini olumsuz etkileyeceğini belirten uzmanlar, kapatma davası sürecinde sağduyunun hakim geleceğini ve kapatma davasının reddedileceğine olan inançlarını dile getirdi. İşte uzmanların Rehn’in açıklamalarını değerlendirmeleri:
Dava kriterlere uymuyor
BahçeŞehİr Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eser Karakaş: Olli Rehn haklıdır; yaşanan gelişmeler, ülkenin bir türlü aşamadığı devlet yapılanması meselesi Kopenhag Siyasal Kriterleri’yle uyuşmamaktadır. Aslında belki de Rehn’in bu ciddi uyarıyı, hatırlatmayı 28 Nisan sabahı yapması gerekiyordu; 27 Nisan gecesi yaşananlar, TBMM’nin, siyasal iktidarın ve hatta muhalefetin bu olay karşısında tepkileri Kopenhag siyasi kriterlerini ‘yeterince’ geride bırakmış bir ülkede yaşanmaması gereken gelişmelerdi. Siyasal iktidarın meseleye sözel tepki vermesinin yeterli olmadığı, Beşiktaş kriterleriyle AB yolunda mesafe alınmasının olanaksız olduğu belki o zaman daha güçlü vurgulanmalıydı.
‘Müzakereler durur’ uyarısı yapmıştı
AB Genişleme Komiseri Olli Rehn önceki gün yaptığı açıklamada AK Parti’nin kapatılması durumunda, Brüksel’in müzakere sürecini gözden geçirme mecburiyetinde kalacağını söylemiş ve ‘Türkiye’de son dönemde yaşanan gelişmeleri kaygıyla takip ediyoruz’ demişti.
Normal bir Avrupa demokrasisinde bu tip kararların mahkeme salonlarında değil parlamentolarda alındığının altını çizen Rehn, ‘AK Parti’nin kapanması, Türkiye demokrasi siteminde bir sistem hatasına yol açar ve sistemin tümünü etkiler. Anayasa hızlı şekilde reformize edilmeli ve özellikle siyasi partiler kanunu değişmelidir. Anayasa Mahkemesi üyeleri büyük sorumluluk altında olduklarını bilmelidir’ diye konuşmuştu. Rehn, AK Parti’nin kapatıldığı bir senaryoyu düşünmek dahi istemediklerini ancak bu olursa Komisyon’un doğal olarak müzakereleri gözden geçirmek zorunda kalacağı kaydetmişti.
İlişkiler zedelenecek
Dışişleri eski Bakanı Prof. Dr. İlter Türkmen: Bütün AB ülkelerindeki tepkiler birbirine yakın. AB Parti kapatmayı demokratik bulmuyor. Yargının böyle bir rolü olduğuna inanmıyorlar ve yadırgıyorlar. Bu yüzden AB ile ilişkilerimiz zedelenecektir. Bir parti kapatılıyor. Bu parti üyesi 71 kişiye siyasi yasak getiriliyor bu ağır bir ithamdır. Demokratik süreç konusunda şüphe doğurur. Yargının siyasetin üzerinde böyle bir müdahalesi prensipte kabul edilemez. İnşallah sağduyu hakim olacaktır.
Sağduyuya inanıyoruz
TÜSİAD üyesi ve Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak: AB sürecini olumsuz etkileyecektir. Biz sağduyuya inanıyoruz. Bu kapatma davasının Anayasa Mahkemesi’nden döneceğini düşünüyorum. Açıkçası olumsuz bir beklentimiz yok. AK Parti’nin kapatılması Türkiye’nin AB sürecinde zamanını kötüye kullanmasına sebep olacaktır. Çünkü AB özgürlükten yanadır. Bu konulara sıcak değil. Türkiye AB konusunda büyük bir mücadeleye girmiştir. Bunun etkilenmemesi gerekir.
Kapatmaya Bahçeli formülü
Ecevit-Bahçeli-Yılmaz hükümetinin 2001’de hazırladığı ancak 303 oyla kadük kalan Anayasa değişikliği paketinin tekrar gündeme getirilmesiyle parti kapatmalarının önüne geçilecek
ANASOL-M Koalisyon Hükümeti’nde yapılmak istenen kadük kalan parti kapatmayı zorlaştıran anayasa değişikliği teklifi 7 yıl sonda yeniden gündeme geliyor. Anayasa’nın parti kapatmayla ilgili 69’uncu maddesi değiştirilerek, Anayasa Mahkemesi’ne ‘odak olma’nın tespitiyle ilgili olarak tanınan sınırsız ve belirsiz takdir yetkisini diğer mahkemelerin vereceği kararla sınırlandıran teklifi, 2001 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile başbakan yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz birlikte hazırlamıştı.
ODAK OLMA ŞARTLARI
MECLİS’TEKİ oylamasında 303 oy çıktığı için kadük olan teklifte ‘5+5’ olarak bilinen cumhurbaşkanının iki kez seçilmesinin yanında, milletvekillerinin özlük haklarıyla ilgili düzenleme de yer alıyordu. Teklif parti kapatmayla ilgili maddede ise ‘odak olma’ için mahkeme kararı şartı aranıyordu. Değişiklik teklifinin gerkçesinde şöyle denmişti:
‘69 uncu maddede öngörülen değişiklikle siyasî partilerin kapatılmasını zorlaştırılmaktadır. Türkiye’nin onayladığı uluslararası belgeler ve özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından siyasî partileri korumaya yönelik daha ileri düzenlemelerde de zorunlu. Anayasa Mahkemesi’ne odak olmanın tespitiyle ilgili olarak tanınan sınırsız ve belirsiz takdir yetkisinin sınırlanma olumlu bir adım olacaktır. Suç ve cezaların şahsiliği prensibinden hareketle suç oluşturan eylemleri işleyen kişilerin cezalandırılması, bunun bir partiye mal edilmemesi gerektiği belirtilmiştir.’
NEVİN BİLGİN
İşte kadük olan madde
ANAYASA 69: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 69 uncu maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. ‘Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak o partinin kanunla belirlenen ölçütlere göre bu nitelikteki fiilleri işlediğinin yetkili mahkemelerce kesin hükme bağlandığı ve bu kesin hükmün odak oluşturmaya yeterli olduğu hususunun Anayasa Mahkemesi’nce tespit edilmesi halinde karar verilir.’
KRiTiK HAFTA
SİYASİ partilerin kapatılmasını zorlaştıran Anayasa değişikliği konusunda somut adımın bu hafta atılması bekleniyor. Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davasıyla ilgili bugün vereceği kararın ardından, AK Parti’nin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında konunun ele alınacağı belirtiliyor. Paketin akıbetini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tavrı belirleyecek. Erdoğan’ın tavrına göre, paketin bu hafta TBMM Başkanlığı’na sunabileceği de ifade ediliyor. Parti kapatmalarını zorlaştıran düzenlemenin Meclis’ten oy birliği ile geçirilmesini hedefleyen AK Parti, TBMM’de temsil edilen partilerle temasa geçmeye hazırlanıyor.
ÖNCE UYARI
AK PARTİ Grup Başkanvekili Nihat Ergün, diğer partilerle görüşme yapılabileceğini belirterek, paketin de ona göre şekilleneceğini söyledi. Yapılması planlanan değişiklikle siyasi partilerin kapatılması için öncelikle uyarı mekanizması getirilecek. Kapatılmaya gerekçe oluşturan siyasiler önce uyarılacak. Dikkate alınmaması durumunda bu kişilerin partiden uzaklaştırılması istenecek. Uyarıya rağmen parti tavrını değiştirmezse bu kez gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle partiye kapatma davası açılabilecek. Ayrıca, hangi eylemlerin suç sayılacağı da Anayasa’da açıkça yer alacak. NEŞE SARIDOĞAN
Erdoğan’ın gelmesi sevindirici
İsveç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın başlayacağı ziyaretini bekliyor. Uluslararası Kalkınma Bakanı Gunilla Carlsson katıldığı bir seminerde ‘İsveç’in, Erdoğan’ a çok gösterişli bir karşılama töreni yapacağı anlaşılıyor. ‘Biz Erdoğan’ı destekliyoruz, partisini kapatmayın’ mesajı mı verilmek isteniyor’ sorusuyla karşılaştı. Carlsson Türk gazetcinin sorusuna şu cevabı verdi: ‘Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu hükümet çok sayıda reforma imza atmıştır. Ancak daha yapılması gereken değişiklikler var. İsveç’e gelmesi bizim için sevindirici. Görüşmelerde tüm önemli konular masaya yatırılacak.’
Başbakanlık Basın Merkezi Başbakan Erdoğan’ın 1-3 Nisan’da İsveç’e resmi ziyarette bulunacağını duyurmuştu.
Dava demokraside bize küme düşürtür
KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ‘bir halk iktidarını’ kapatmaya kalkmanın dünyada Türkiye’ye demokrasi sınavında küme düşürmeye yönelik bir hareket olarak görülebileceğini söyledi. Günay AK Parti Alanya İlçe Teşkilatı’nı ziyaretinde ‘Bu saatten sonra Türkiye’de parti kapatma olmaz’ dedi. AK Parti’yi kapatmaya kalkmanın Türkiye önemli zararlar verebileceğini kaydeden Günay şöyle dedi:
HERKES TÜRKİYE’Yİ KORUMALI
‘Herkesİn, böyle bir görüntüden, her görevdeki, her sıfattaki, yurttaşımızın, Türkiye’nin geleceğini düşünerek, demokratik, laik, sosyal, hukuk devletinin bu saatten sonra halkın gösterdiği doğrultuda yürümesi konusundaki özlemi ve dikkati paylaşarak, böyle bir olumsuz gelişmeden Türkiye’yi koruyacağına inanıyorum. Ben bu saatten sonra Türkiye’de aklı başında herkesin demokrasiyi zedeleyecek oluşumlardan, gelişmelerden sakınacağına inancımı bildiriyorum.’
Teneke kafalı edepsizler
AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Türkiye’de inancından dolayı birilerinin mürteci ilan edildiğini, okullara alınmadığını belirterek, manken Aysun Kayacı’nın adını vermeden ‘Onların oyuyla benim oyum bir olur mu diyen teneke kafalılar, edepsizler var’ diye eleştirdi.
BÖYLE EDEPSİZLER
FIrat Adana’da katıldığı bir toplantıda AK Parti’ye oy verenleri ‘ayak takımı’ olarak niteleyen, ‘Çobanın oyuyla benim oyum bir olur mu’ diyen Kayacı’ya tepki gösterdi. ‘Benim oyumla çobanın oyu bir olur mu’ diye düşünenlerin teneke kafalı olduğunu aktaran Fırat, ‘Böyle düşünen edepsizler, bizim dedelerimizin şehit olmasıyla, vatan için canlarını vermesiyle bu topraklar üzerinde yaşama imkanına kavuşmuşlar. Onlara sadece acırım. Bunlar sağlıklı insanlar değiller. Onlara dua edelim, akıl sağlıklarına kavuşsunlar diye’ dedi.
Halka karşı yürüyen tankın üstüne çıkarım
ESKİ Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel, AK Parti’nin açık haksızlığa uğraması karşında herkesin kendisince yapacağı bir şey olduğunu söyledi. Güzel, Kilis’te katıldığı bir konferansta Türkiye’de 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ile birlikte bir de 27 Nisan muhtırası olduğunu kaydetti ve ‘‘Bir darbe olursa tankın üzerine çıkarım, siz de peşimden gelir misiniz’ diye yazdım. Binlerce e-mail aldım.
BALANS AYARI YAPANI SEVMEM
4 Şubat’ta Sincan’da Filistin gecesi yapıldı diye tankları yürüttüler. Halktan ülke savunması için topladıkları paralarla satın alınan tankların içinde halkın üzerine yürüdüler. Ben aslında tankı severim. Eğer Kerkük’e doğru gidecekse severim veya vatan müdafaasında, halkını koruyacaksa severim. Halkın üzerine balans ayarı yapmak için gidecek tankın elbette üzerine çıkarım’ diye konuştu. ‘Darbeye karşı olmak orduya karşı olmak değildir’ diyen Güzel, ‘Eğer siz halktan toplanan paralarla silahları, onun göğsüne gönderirseniz o zaman meşruiyetinizi kaybedersiniz’ dedi.
Star
31.03.2008
|