| |
TSK’nın sivil toplum örgütlerini AB’den para aldıkları için değil ‘sivil’ oldukları için andıçladığı ortaya çıktı: Çünkü kendisi de bir AB projesi için 13 milyon Euro almış. Genelkurmay 2. Başkanı’na gönderilmek üzere Mart 2006’da hazırlanan ve dün Taraf’ta yer alan “AB ile ABD’den mali yardım alan sivil toplum örgütleri” andıcıyla ilgili habere ilk tepki, “Genelkurmay önce kendisini andıçlasın” oldu. Bu tepkinin nedeni şu: Genelkurmay andıcında “casusluk faaliyetlerinin bedeli” gibi tanımlanan AB yardımlarının en büyüklerinden birini, 2007’de Avrupa Birliği’ne sunduğu bir projeyle bizzat Genelkurmay Başkanlığı almış. Kabul edilen proje bedelinin tutarı tam 12. 7 milyon Euro. 2007’de AB’ye sunulan 37 proje içinde değerlendirmeye alınan ender projelerden biri olan “Mehmetçik İçin Yurttaşlık Eğitimi” projesinin Genelkurmay’ın almayı hak ettiği sosyal amaçlı ilk yardım olduğu öğrenildi. Sözkonusu projenin toplam bedeli ise 15.3 milyon Euro
Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Sivil Toplum Kuruluşları ile gazetecileri, sanatçıları, üniversiteleri, öğretim üyelerini, ünlü iş adamları ve iş kadınlarını fişleyen andıç, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Andıç belgesinde yer alan isimler, Genelkurmay Başkanlığı’na tepki gösterdi.
Andıçta ismi yer alan TESEV Başkanı Can Paker, raporu ve hazırlanan şemaları ciddiyetten uzak bulduğunu söyledi. Paker, “Bu raporları ciddi bir istihbahrat kurumunun hazırlamış olması mümkün değil. Herhalde sansasyon yaratmak isteyen birilerinin işi. O yüzden de bu rapordaki bilgiler üzerinden cevap vermek bana dedikodu yapmak gibi geliyor” dedi. Can Paker’e göre bu “ciddiyetsiz istihbahrat raporlarıyla” şemaları hazırlayanlar son dönemde sosyal bilimlerdeki tartışmalardan da habersiz.
“Alt alta ilişkileri yazmak istihbahrat yapmak demek değil. Kaos ve Ağ Teorileri bilseler dünyadaki herşeyin bir şekilde birbiriyle ilişkide olduğunu da bilebilirlerdi” diyen Peker şöyle devam etti: “Mesela kutupta yaşayan bir ayıyla çölde yaşayan bir maymun arasında da ilişki var. Ağ teorisine göre en fazla 6 tanışıklık kategorisiyle Çin’li bir köylü, ABD Başkanı ile ilişki içinde gösterilebilir. Ama bu ilişkileri ortaya dökmek Çin’li bir köylünün ABD Başkanı üzerinde etkili olduğu anlamına gelmez.”
TSK DA FİŞLENMELİ • Gazeteci Nadire Mater ise “TSK’nın andıç hazırlayıcıları nedense TSK’yı andıçlamayı unutmuş” ifadeleriyle sözlerine başladı. Sivil Toplum Kuruluşları’nın devletin denetiminde ve bilgisinde gerçekleşen faaliyetlerinin gizliymiş de keşfetmiş gibi bir çalışma ortaya konulduğuna dikkat çeken Mater, şöyle devam etti: “Ama çok önemli bir eksiği de var. Türk Silahlı Kuvvetleri, Amerika ve Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’nden (AB) karşılıksız hibe desteği alan kuruluşların başında geliyor. Nedense, biz bu ülkede yaşayanlar olarak, mesela, 1948’lerden 2000’lere kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ABD’den aldığı milyarlarca dolarlık karşılıksız hibelerin ne kadar olduğunu, nerelere, ne amaçla kullanıldığını bilmiyoruz. Öncelikle TSK’nın bu bilgileri açıklamasını bekliyoruz.
TSK’nın Avrupa Birliği fonlarından yararlandığı da bilinen bir gerçektir. En son 2007 yılı AB’nin fonladığı kuruluşlar listesinde TSK’nın “Mehmetçik için Yurttaşlık eğitimi” projesi kapsamındaki bütçe 15.300.000 Euro olarak gözüküyor. Bu durumda, Andıcın bakış açısından TSK’yı ABD ve AB yönetiyor dersek yanlışa düşmüş olur muyuz?”
YARGILANSINLAR • Taraf’ın Andıcı haberleştirirken kastı bu olmasa da andıçlanan kuruşları hedef gösterme konusunda yeterince özenli davranmadığını savunan Mater, “Keşke bizlerin görüşlerini andıçla aynı anda yayımlansaydı. Böylece, okurlar tek yanlı olarak ve andıç çerçevesinde bilgilenmek zorunda bırakılmazlardı. Bu andıçla ilgili en önemli mesele TSK’nın toplumsal kuruluşlar hakkında bilgi toplaması değil bütünüyle yasal ve meşru etkinlikler içinde olan ve güvenliklerini sağlamakla görevli olduğu yurttaşlarını düşman olarak görmesidir. Asıl yasadışı olan budur. Sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz” dedi. TARAF
TARAF’IN NOTU: Nadire Mater bize yönelttiği eleştiriyi habere tepki vermeden önce de yaptı ve kendisine “Yapılan fişlemenin boyutlarını belirtmek için örnek vermemiz şarttı ve o örnekleri verirken isminizi silemezdik” dendi.
AB’DEN ‘EĞİTİM’ YARDIMI • STK’lar hakkında AB ve ABD’den para aldığı gerekçesiyle andıç hazırlayan Genelkurmay Başkanlığı’nın AB’den 12.7 milyon Euro hibe aldığı ortaya çıktı
EĞİTİM İÇİN MALİ DESTEK • AB ve ABD’den mali destek aldıkları iddiasıyla Sivil Toplum Kuruluşları (STK) hakkında andıç hazırlayan Genelkurmay Başkanlığı’nın AB’den en yüksek miktarda hibe alan kurumlardan biri olduğu belirlendi. Genelkurmay, erlerin okuma-yazma ve mesleki eğitimini geliştirmeyi amaçlayan “Mehmetçik’e Yurttaşlık Eğitimi” projesi için AB’den 12.7 milyon Euro hibe aldı. Toplam proje bedelinin ise 15.3 Euro
olduğu belirtildi.
BİLGİSAYARDAN OKUMA YAZMAYA • AB Genel Sekreterlik bürokratları, Genelkurmay’ın sosyal konuları kapsayan bir projesi için ilk kez AB’den destek aldığını söyledi. Genelkurmay, projeyle, askerlerin bilgisayardan, okuma yazmaya kadar her alanda eğitim görmesini amaçlıyor.
ANDICA GÖRE STK’LARIN FAALİYETLERİ • Genelkurmay Başkanlığı’nın andıç belgesine aldığı STK’lar çok sayıda faaliyet yürütüyor. İşte AB’den hibe alan Genelkurmay’ın andıç belgesinde STK’lara yönelik ithamlarından bazıları:
• Dinsel özgürlükler kapsamında dinler arası diyalog ve hoşgörü sürecinin başlatılması
• Eğitim ve öğretim birliğine son veren girişimlerin desteklenmesi
• Hükümet politikalarını ve kamuoyunu önemli ölçüde yönlendirme gücüne sahip siyasal partilerin, meslek odalarının, medya kuruluşlarının, sendikaların, birliklerin, vakıfların, derneklerin, tarikat ve cemaatlerin ve de illegal örgütlerin, rejim ve devlet aleyhine (farklı siyasal kamplarda yer alsalar da) asgari müştereklerde buluşturulması ve kullanılması
• Demokratik kitle örgütlerinin süratle NGO’laştırılma ve “sivil itiaatsizlik” çağrıları ile kitlelerde kamu düzeni-devlet otoritesi aleyhine başkaldırı re2fleksinin oluşturulması,
“Sivil denetim” stratejisi ile devlet kurum ve kuruluşlarının denetlenmesi ve hedeflenen gizli bilgilere doğrudan ulaşılması
• Bağlı NGO’ların baskı grubu olarak kullanılmasıyla hükümetlerin siyasal, toplumsal, kültürel, hukuksal ve de ekonomik politikalarının doğrudan ve dolaylı etkilenmesi,
Resmi ideoloji-sivil ideoloji ayrımı ile mevcut sistemden hoşnut olmayan, ezildiğine, sömürüldüğüne inanan kitlelerin toplumsal dayanışma bağlamında yönlendirilmesi ve resmi ideolojiyi temsil eden tüm kurum ve kuruluşlara, değerlere ve de resmi politikalara düşmanlaştırılması,
• Yerel yönetimlerin ön plana çıkarılarak merkezi yönetimin giderek zayıflatılması, “Global vatandaşlık” kavramı ile “etki ajanlığının” özdeşeştirilmesi, hedef ülkedeki etki ajanlığı potansiyelinin geliştirilip güçlendirilmesi vs. vs.
Taraf
07.04.2008
|