| |
Şikâyetler üzerine harekete geçen Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, valiliklere sert bir genelge göndererek insan hakları kurullarının 'baştan savma' denetimlerini eliştirdi
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, 81 ilin valiliğine gönderdiği yazı ile, il ve ilçe insan hakları kurullarının karakol ve nezarethanelere gerçekleştirdiği 'baştan savma' denetlemeleri eleştirdi. Birçok kurulun karakol ve nezarethane ziyaret formunu doldurmakla yetindiğini, ancak tespitlere yer vermediklerinin altını çizen Fendoğlu, kurullara sivil toplum kuruşlarıyla işbirliği yaparak karakollara ayda bir habersiz baskın yapmaları talimatını verdi.
İnsan hakları kuruluşlarının karakollardaki işkence ve kötü muamele iddilarını sık sık gündeme getirmelerine karşın, devletin 'resmen' bunları tespit etmekte yetersiz kalarak eleştirilere hedef olması Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın kendisine bağlı il ve ilçe insan hakları kurullarına 'balans ayarı' yapmasına neden oldu.
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Fendoğlu'nun imzası ile 81 ilin valiliğine gönderilen 17 Nisan tarihli yazıda, 1 Ağustos 2006 ve 28 Ocak 2007 tarihinde gönderilen yazılarda insan hakları kurullarının nezarethanelere ziyaretler gerçekleştirmelerinin, elde edilen bulguların da başkanlığa iletilmesinin istendiği hatırlatıldı. "Ancak konuyla ilgili olarak birçok kurulun karakol ve nezarethane ziyaret formunu doldurmakla yetinerek ziyaretlerine ilişkin özet bilgilere ve kapsamda tespit ve tavsiyelere yer vermedikleri görülmüştür" diyen Fendoğlu kurullara şu talimatı verdi:
"İl ve ilçe İnsan Hakları Kurulları; toplumda ve kamu görevlilerinde insan hakları bilincini geliştirmek, insan haklarını korumak, ihlal iddialarını incelemek ve araştırmak, insan hak ve özgürüklerinin kullanılmasının önündeki engeller ile hak ihallerine yol açan sosyal, siyasi, hukuki ve idari nedenleri incelemek, araştırmak ve bunların çözümüne ilişkin önerilerde bulunmakla yükümlüdür. Söz konusu kurullar yanızca insan hakları ihlal iddiaları üzerine harekete geçen birimler olmayıp, aynı zamanda bir 'önleyici mekanizma' olarak ihlallerin gerçekleşmemesi için faaliyette bulunmak üzere oluşturulmuşlardır. Özellikle, baro ve tabipler odası gibi sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin nezarethaneleri ziyaret eden komisyonda yer almasının, heyetlerin bağımsızlığı konusunda önemi bir argüman olacaktır. Ziyaretler her ay ve mümkün olduğunca habersiz gerçekleştirilmelidir."
Ankara, Radikal
21.04.2008
|