| |
Kısa
süre öncesine kadar her türlü suçlamayla karşı karşıya kalan 2'nci
Cumhuriyetçiler'in tezleri, bugün en yetkili ağızlardan ifade ediliyor.
TAKVİM Gazetesi yazarlarından, atv'de "Kahvaltı Haberleri"
sunan Hakan Aygün, dünkü yazısında ilginç bir saptama yaptı: "(...)
İslamcı medya acaip saldırıyor; 'Apoculuk devletleştiriliyor.' Hayır
efendim bence Apo devletleştirildi... Artık derin Apo dönemi başladı.
Peki yıllardır devletin bugün geldiği çizgide olanlara, "pis
kaka 2. Cumhuriyetçiler; bunlar vatan hainleri" diye niye saldırıldı?
Meğerse 2. Cumhuriyetçiler de 'derin'miş; onlar da devletin milletin
çıkarını düşünürlermiş! (...)" İdamın kalkmasından, özelleştirmeye...
Avrupa Birliği'ne girişten Kürtler'e kültürel hakların verilmesine...
Aygün'ün dediği gibi bu ve benzeri birçok ilkeyi 2. Cumhuriyetçi adı
verilen liberal aydınlar savundu. Bu aydınlar Turgut Özal döneminde
"yeşermiş" ve onun desteğiyle devlete yeni bir yaklaşım
getirmişti. Bu tartışma kamuoyunda etkili olmuş ve örneğin Milliyet
gazetesi 1992'nin Ağustos ayında 2. Cumhuriyet gerekli mi" diye
bir tartışma başlatmıştı. BU NE DEĞİŞİM! Bu aydınlar, 8'nci Cumhurbaşkanı'nın
ölümünden sonra yerden yere vuruldu.
"Satılmışlar" "numaracı cumhuriyetçiler", "liboşlar",
"enteller" denilerek aşağılandı. Hatta sadece bir yıl önce
"sözde aydın" olarak ilan edildiler. Onlar da "ne yani
gözde aydın mı olsaydık" diye cevap verdi. Son olarak Ali Kırca'nın
yönettiği "2. Cumhuriyet" konulu Siyaset Meydanı programına
katılan üniversite öğrencilerinin çoğunluğu onları "hayalcilikle"
suçlamıştı. Bir avuç kişi olmalarına karşın her türlü kötülüğün kaynağı
olarak gösterilen 2. Cumhuriyetçiler'in tezleri, bugün cumhurbaşkanı
ve başbakan (hatta MİT) gibi en yetkili ağızlardan ifade ediliyor.
Generaller bile, Kürt sorununa ilişkin olarak, "Sadece askeri
önlemlerle bu iş olmaz" diyor. Apo'nun Türkiye'ye getirilmesi
(15 Şubat 1999) "milat" olarak kabul edilirse, Birinci Cumhuriyet
bir yıl içinde ikincisine geçiverdi. O halde soru şu: Birilerinin
İkinci Cumhuriyetçiler'den özür dilemesi gerekmiyor mu?
Haber
Cumhuriyet - 18.01.2000
|