| |
Hiziplerin partisi CHP, parti içi çekişmelerle
yeniden gündemde, 6 başlı partinin son genel başkanı Altan Öymen
tüzük kurultayını seçim kurultayına çevirdi ve 30 Eylül'de seçime
gidiyor.
Altan Öymen'in beklentileri ne?
Parti Meclis'i ile Merkez Yürütme Kurulu'nu kendisi ile çalışabilecek
bir şekle getirmek. Diğer bir ifade ile Deniz Baykal'ın gölgesini
ortadan kaldırmak. Partide Baykal kadar güçleri olmayan genel başkan
adaylarıyla ortak müştereklerde biraraya gelmek.
Baykal ise boş durmuyor. Pimi çekti ve sonuçları bekliyor. İlk amacı
30 Eylül'de Parti Meclisi ile MYK'ya daha fazla Baykalcı monte etmek.
Böylece bir sonraki kurultaya kadar Altan Öymen'in elini kolunu
bağlayacak, hatta istifa etme noktasına getirecek. Partide önümüzdeki
aylarda yaşanacak kaos sonrası "Deniz Baykal'sız olmuyor"
seslerinin yükseleceğini biliyor, 8 ay sonraki kurultayda partiye
yeniden genel başkan olarak dönmeyi hedefliyor.
Öymen günü kurtarmaya çalışırken, Baykal politikasını bir yıla yayıyor
ve Türk toplumunda kendisine yönelik olumsuz havanın dağılması için
çaba sarfediyor.
Ancak ortada bir başka gerçek var. Sosyal demokrat seçmenin CHP'ye
yaklaşımı, CHP, seçim sonuçları sonrası yakaladığı konjoktürü kaybediyor.
Seçmene "Hala birbirleriyle kavga ediyorlar. Bu partiden bir
şey olmaz" kanısı giderek yaygınlaşıyor.
Parti içi çekişmeler 8 aya yayılırsa Öymen gidecek ve Baykal partiye
yeniden hakim olacak. Tek adamlığını kanıtlayan Deniz Baykal, seçmenin
CHP'ye karşı olumsuz tavrını değiştirebilecek mi?
Öymen çok olsa bile 30 Eylül'de PM ile MYK'da gücü ele geçirirse
ne olacak?
Altan Öymen ve ekibinin CHP'yi modern bir sosyal demokrat parti
kimliğine taşıyacak çalışması yok. Türkiye gündemindeki birçok soruna
sadece açıklama yaparak katılıyorlar. Ancak sorunların çözümüne
yönelik gerçekçi projeleri yok. Eleştiri sadece "Coterelli'ye
hayır" demekle, popülist yaklaşımlarla olmuyor.
CHP'de proje üretecek, partiyi geleceğe taşıyacak politikacılara
ihtiyaç var. CHP ikinci cumhuriyetçileri parti içinde toplayabilirse
istenilen, özlenilen yeni ve etkili politikaları üretme şansına
sahip olacak.
Süleyman Gençe
Radikal - 18.09.2000
|