| |
Ankara'nın demokrasi,insan
hakları ve piyasa ekonomisi demek olan ''muassır medeniyetten'' çok
uzak bir anlayışı yansıttığını söyleyip duranlar ''çifte imza'' ile
onaylandı.
İlk imza Avrupa Birliği'nden geldi.A.B Türkiye'nin ''tam üyeliği''
için yapması gerekenleri ''Katılım Ortaklığı Belgesi''nde madde madde
sıraladı.Bizzat Batı, Türkiye'nin batılılaşması için uzun bir yolu
katetmesi gerektiğini vurguluyordu.Ankara'nın yıllardır sürdürdüğü
zihniyetin çağdaş olmadığı alınan görüntü ile desteklenerek belgeleniyordu,
belgenin adı Katılım Ortaklığı Belgesi idi. Bu belge buradaki evrenselleşme
yanlıların haklılığını da teslim etmekteydi.
İkinci imza ise, Ankara'dan, ''ulusal rapor'' ile geldi.Avrupa'nın
talep ettiği ''siyasi kriterlere'' Ankara ayak sürüyor.Örneğin kendi
halkının bir bölümünün ana dilinden korkarak bu çağda varolmaya çalışıyor.Devletin
halka karşı güvensizliği sürmekte.
Bu olumsuz noktaya karşın bile Ulusal Rapor, Ankara'nın geri kalan
dört bin konuda Avrupa Birliği Standartlarından uzak olduğunu resmen
kabul eden bir tarihsel metin,Ankara'da kendisine eleştirel bakanları
hiç bir demokratik ülkede görülmiyecek bir biçimde neredeyse ''rejim
muhalifi'' ilan ederken, öte yandan da onların eleştirilerinin doğruluğunu
''Ulusal Belge''de kabul ediyor.
Üzücü olan, Ankara'nın tüm bunları bunca zaman kendi halkı için gerçekleştirmemiş
olması.Halkına evrensel ülke halklarının özgürlüklerini çok görmesi.Demek
ki, yeryüzü olmasa çok uzun zaman daha nal toplanmaya devam edilecek.
Özgürleşmenin ve zenginleşmenin yeni rehberi Katılım Ortaklık Belgesi
ve bununla hala dans etmeye ürkekçe bakan ulusal rapor…Gündemden hiç
çıkarılmaması gereken iki belge. |