| |
2007'de AB Tam Üyesi olabilmek için hızlı bir depara kalkması gereken
Bulgaristan'da yapılan seçim ertesi gelişmeleri izliyor musunuz?
Komşumuzda seçim 25 Haziran'da yapıldı ama bizim gündemimize kıyısından
köşesinden girebilmesi için bir ay beklemesi gerekti. Geçen pazartesi
günkü gazetelerde " Bulgar hükümetinde dört bakan " başlıklı
minik haberlere rastladık.
Bulgaristan Sosyalist Partisi, üyelerinin çoğunluğu Türk olan ve
" Türk Partisi " olarak bilinen " Hak ve Özgürlükler
Partisi " ile koalisyon antlaşması imzaladı. Hak ve Özgürlükler
Partisi, 18 kişilik kabinede bir başbakan yardımcılığı ile üç bakanlık
aldı. Başbakan Yardımcısı Emel Etem'in yanı sıra Cevdet Çakırov'un
Çevre ve Su Bakanı, Nihat Kabil'in Tarım Bakanı, Hasan Ademov'un
da Çalışma ve Sosyal Yardım Bakanı olması kararlaştırıldı.
Bu gelişmeyi Türkiye'de DEHAP'lı dört bakanın hükümette yer bulması
fikriyle kıyaslayarak okuyun.
Bulgaristan Sosyalist Partisi ile Hak ve Özgürlükler Partisi'nin
kurduğu koalisyon, 240 sandalyeli Bulgaristan Meclisi'nde 116 sandalyeye
sahip. Ne var ki, iki partinin koalisyon protokolünün onaylanmasından
sonra Bulgaristan'da ırkçı bir hareketlenme başladı. Eski bir gazeteci
olan Volen Siderov'un kurduğu ve son seçimlerde büyük bir sürpriz
yaparak yirmi milletvekili çıkartan ATAKA Partisi Meclis'te yapılacak
güvenoyu oylaması öncesinde bir miting düzenledi. Bulgar televizyonundaki
Türkçe yayınları kaldıracağını ve Türk isimlerine son vereceğini
söyleyen bu partinin girişimi siyasal gündemi etkiledi. Bulgaristan'daki
Türkler siyasetin fay hattı haline dönüştü.
ATAKA, Bulgarca " hücum " anlamına geliyor. Parti, güvenoyu
sırasında da parlamentoyu " insan zinciri " ile kuşatacağını
bildirdi. Kısacası hücuma geçti.
Güvenoyu oylamasının olduğu salı günü, ATAKA Meclis'in hemen yanında
üç bin kişi topladı. Mitingde " Vatan hainlerini mahkemeye
verelim ", " Bulgarlar Bulgaristan'ı kurtarın ",
" Türk sancağı olmak istemiyoruz ", " Yeni Türk esaretine
hayır " türünden pankartlar taşındı. ATAKA Genel Başkanı Volen
Siderov da yaptığı konuşmada " Bazı bakanlıklarda Türkçe konuşuluyor,
Bulgarlar'a gavur diyorlar " dedi. Mitingin yapıldığı gün muhalefet
parlamentoyu terk etti ve güvenoyu oylaması çarşamba gününe ertelendi.
Çarşamba günü ise önce başbakan için güven oylaması yapıldı. Bulgaristan'da
bizden farklı olarak başbakan ve hükümet ayrı ayrı oylanıyor.
Bulgaristan Sosyalist Parti Genel Başkanı ve Başbakan Stanişev bir
oy farkla güvenoyu aldı. Oylama ertesinde yemin etti. Bunun ardından
da ikinci oylamaya geçildi.
Oylama sonunda hükümet güvenoyu alamadı ve başbakan için yapılan
oylama da geçersiz sayıldı. Türkler'in kabinede yer alması da en
azından şimdilik gerçekleşmedi. ATAKA güvenoyu oylaması sırasında
güvenoyu veren üç milletvekilini ise partiden ihraç etti. Güvenoyu
için gereken 120 oy yerine hükümet 119 oy alınca, ülke yeniden bir
siyasal belirsizlik ortamına girdi.
Şimdi birçok senaryo konuşuluyor. Bunlar arasında hükümet kurma
yetkisinin Ulusal Hareket'e verilmesinden, erken seçime gidilmesine
kadar birçok ihtimal var. Ancak erken seçime gidilmesi halinde ülkeyi
" ırk " üzerinden gerginleştiren ATAKA Partisi'nin sandık
başına gitmeyen yaşlı Bulgarlar'ı etkileyerek oyunu artırmasından
da endişe ediliyor. Türkler de başta iktidar ortaklığı ihtimaliyle
sevinirken, şimdi huzursuz beklemekte...
Bulgaristan, AB tam üyeliğine çok yakın bir ülke. AB ise "
insan odaklı " bir proje. Bulgaristan'ın henüz " ırk ayrımını
" aşamaması AB'nin canını sıkmakta. Algılamanın bir önceki
çağın anlayış zemininde kalması yanında, siyasal istikrarın bozulması
nedeniyle gerekli reformların gerçekleşememe ihtimali de ciddi bir
sorun.
Bu nedenle de AB Komisyonu bir an önce ülkenin sağduyuya kavuşmasını
temenni ediyor.
Biz özeleştiri yapabilen bir ülke değiliz. Kendi durumumuzu daha
iyi değerlendirmemiz için kıyaslama yapabileceğimiz olayların olması
gerekiyor. Seçim barajı en yüksek, hayata ırk üzerinden bakan, dünya
vatandaşlığı anlayışını kabullenememiş, insan odaklı bir proje oluşturmak
yerine siyasal milliyetçiliğe kapılmış bir ülke uzaktan bakınca
nasıl gözükmekte? Bulgaristan'ı bir de bu açıdan seyredin ne olur.
Mehmet Altan, Sabah
30.07.2005
|